14 Ocak 2026 Çarşamba

Milletvekillerini Namaza Dâvet

Meclise gidişleri esnasında bir husus Bediuzzaman'ın dikkatini çekmişti. 
Milletvekillerinin bir kısmı namaza karşı lakayt davranmaya başlamıştı. 
Halbuki 30 Ağustos 1922'den evvel öyle değildi. 
Meclisin mescidi tıklım tıklım dolu olurdu. 

Bediüzzaman, 19 Ocak 1923 tarihli bir beyannâme kaleme aldı ve bunu bastırtarak milletvekillerine dağıttırdı. 
Bediuzzaman, bu dokuz maddelik beyannamede; milletvekillerinin namaza çok dikkat etmeleri gerektiğini, bu halkın dine en lakayt olanlarının bile başlarındakileri dindar görmek istediklerini belirtiyordu.
Bu millet-i İslâm'ın cemaatları her ne kadar bir cemaat namazsız kalsa, hatta fasık da olsa, yine başlarındakini mütedeyyin görmek ister. 
Hatta umum Şark'ta umum me'murlara dair en evvel sordukları sual bu imiş:
'Acaba namaz kılıyorlar mı?" derler. 
Namaz kılarsa mutlak emniyet ederler; kılmazsa, ne kadar muktedir olsa nazarlarında müttehemdir.

Bir zaman, Beytü'şşebab aşâirinde isyan vardı. 
Ben gittim sordum:
-Sebep nedir?' 

Dediler ki:
-Kaymakamımız namaz kılmıyordu; öyle dinsizlere nasıl itaat edeceğiz?

Halbuki bu sözü söyleyenler de namazsız, hem de eşkıya idiler.

Bu beyannâmenin neşrinden sonra namaz kılan milletvekillerine altmış milletvekili daha ilave oldu. 
Namaz kılınan oda ihtiyaca kafi gelmediği için daha büyük bir oda mescit olarak kullanılmaya başlandı.


* Çağa İz bırakan Müslüman Önderler Said Nursi, Burhan Bozgeyik, 3.Baskı, 2009, İstanbul, İlke Yayınları, s.94, 95, 96, 97.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder