27 Nisan 2026 Pazartesi

Bir Türk'ün Gönlündeki Nehir ve Dağ !

Yahya Kemal Beyatlı, 5 Teşrinisâni 1337 (1921) tarihinde Dergâh Mecmuası'nda yayınladığı «Balkan'a Seyahat» adlı yazısında «Tarihçe-i Vak'a-i Zağra»dan şöyle bahsediyor:

21 Nisan 2026 Salı

Hz.Dâvûd ile Hz.Süleyman'ın Adaleti

وَدَاوُ۫دَ وَسُلَيْمٰنَ اِذْ يَحْكُمَانِ فِي الْحَرْثِ اِذْ نَفَشَتْ فٖيهِ غَنَمُ الْقَوْمِۚ وَكُنَّا لِحُكْمِهِمْ شَاهِدٖينَۙ

(٧٨)

فَفَهَّمْنَاهَا سُلَيْمٰنَۚ وَكُلاًّ اٰتَيْنَا حُكْماً وَعِلْماًؗ وَسَخَّرْنَا مَعَ دَاوُ۫دَ الْجِبَالَ يُسَبِّحْنَ وَالطَّيْرَؕ وَكُنَّا فَاعِلٖينَ

(٧٩)


Enbiya Sûresi 78 ve 79.Ayetler:

(78) Dâvûd’u ve Süleyman’ı da an. Bir zamanlar, (zarar görmüş) bir ekin konusunda hüküm veriyorlardı. Bir topluluğun koyun sürüsü, geceleyin başı boş bir vaziyette bu ekinin içine dağılıp ziyan vermişti. Biz de onların hükmüne şahid idik.

(79) Süleyman’ın dava konusunu iyi anlamasını sağladık. Her birine de hükmetme istidatı ve ilim verdik. Kuşları ve tesbih eden dağları da Dâvûd’un emri altına verdik. Bunları yapan bizdik.