Sandıklı'nın en büyük camisidir. Cuma mahallesinde, Yukarı Pazar mevkiinde çarşı içinde yer alan Ulu Camii, sıradan bir mescid olarak yapılmıştır. Bir rivayete göre ilk binası kilise olup sonradan mescide çevrilmiştir. Bu mescid, daha sonra genişletilip minare ve minber konarak cami olmuştur. Onarımda iç kapının yan tarafına konmuş olan eski hitabesi önemlidir.
Dokuz satırlık Arapça kitabe şöyledir:
15 Mayıs 2011 Pazar
Spor Kuruluşları
Sandıklı ve çevresinde sportif faaliyetler çok önemlidir.
Bilinen ilk spor kulübü, Cumhuriyetin ilanından sonra açılan Kumalar Gençlik Kulübü’ dür. Bu takım, o yıllarda bölgesel yapılan amatör futbol turnuvasında şampiyon olarak ilk kupayı kazanmıştır. Daha sonra :
- Sandıklı Kültürspor Kulübü,
- Sandıklı Esnafspor Kulübü,
- Yeni Sandıklıspor Kulubü,
- Örenkaya Belediyespor
kurulmuş ve bu takımlar Afyon Mahalli Liginde şampiyonluklar kazanmıştır.
1985 yılında, Sandıklı Kültür Spor Kulübü ile Sandıklı Esnaf Spor Kulübü birleşerek Yeni Sandıklı Spor Kulübü kurulmuş ve bu takım, Türkiye 3. Ligi 5. Grubunda mücadele etmiştir.
Bilinen ilk spor kulübü, Cumhuriyetin ilanından sonra açılan Kumalar Gençlik Kulübü’ dür. Bu takım, o yıllarda bölgesel yapılan amatör futbol turnuvasında şampiyon olarak ilk kupayı kazanmıştır. Daha sonra :
- Sandıklı Kültürspor Kulübü,
- Sandıklı Esnafspor Kulübü,
- Yeni Sandıklıspor Kulubü,
- Örenkaya Belediyespor
kurulmuş ve bu takımlar Afyon Mahalli Liginde şampiyonluklar kazanmıştır.
1985 yılında, Sandıklı Kültür Spor Kulübü ile Sandıklı Esnaf Spor Kulübü birleşerek Yeni Sandıklı Spor Kulübü kurulmuş ve bu takım, Türkiye 3. Ligi 5. Grubunda mücadele etmiştir.
Sağlık Kurum ve Kuruluşları
Sandıklı’da Cumhuriyetin ilanından sonra Özel İdare tarafından şimdiki Sandıklı Ticaret ve Sanayi Odasının bulunduğu yerde dört yataklı bir dispanser kurulmuş ve bu dispanser zamanın tıbbi aletleriyle donatılmıştır. Dispanser 1941 yılında yanmış, daha sonra hizmetini temin edilen binalarda sürdürmüştür.
Sağlık hizmetleri, 1950 yılında halk tarafından yaptırılan sağlık merkezinde yürütülmüş, 1960 yılında bu merkezde ameliyathane faaliyete geçirilmiştir. Bu merkez, 1963 yılında 20 yataklı Devlet Hastanesi haline getirilmiştir. 1980 yılında halkımızın da katkıları ile yaptırılan ek bina ile yatak sayısı 100 'e çıkarılmıştır. Yatak sayısı, 100 yataklı ikinci ilave binanın hizmete sokulması ile 200 olmuştur.
Basın-Yayın Kuruluşları
Sandıklı’da ilk matbaa 1915-1920 yıllarında Hakkı Hoca (AKDAĞ) kurmuştur. Bu matbaayı daha sonra kurulan matbaalar takip etmiştir. Söz konusu matbaalardan haftalık ve aylık gazeteler basılmıştır. Bu güne kadar basılıp neşrolunan gazeteler :
- Yeşil Sandıklı,
- Hüdai,
- Sazak,
- Ulupınar,
- Sandıklı Postası,
- Sandıklı Sesi,
- Bizim Sandıklı,
- Yurt Sesi,
- Çiğiltepe,
- Sandıklı Ekspres,
- Esnaf
- Sandıklı Termal
- Hareket
olup halen bunlardan;
- Belediye İşhanı Kat: 2 Sandıklı adresindeki SANDIKLI POSTASI GAZETESİ, (Tel-Faks : 0-272 512 73 00)
- Çay Mah. Zincirli Han Sokak No:8 adresindeki SANDIKLI SESİ GAZETESİ, (Tel : 0-272 512 51 44)
yayın hayatlarını sürdürmektedir.
- Yeşil Sandıklı,
- Hüdai,
- Sazak,
- Ulupınar,
- Sandıklı Postası,
- Sandıklı Sesi,
- Bizim Sandıklı,
- Yurt Sesi,
- Çiğiltepe,
- Sandıklı Ekspres,
- Esnaf
- Sandıklı Termal
- Hareket
olup halen bunlardan;
- Belediye İşhanı Kat: 2 Sandıklı adresindeki SANDIKLI POSTASI GAZETESİ, (Tel-Faks : 0-272 512 73 00)
- Çay Mah. Zincirli Han Sokak No:8 adresindeki SANDIKLI SESİ GAZETESİ, (Tel : 0-272 512 51 44)
yayın hayatlarını sürdürmektedir.
Hilal FM (95.5) ve Gün FM (99.9) ilçemizde yayın yapan yerel radyolardır.
Eğitim Kurumları
Okula ve okumaya olan ilgiden dolayı, daha Sandıklı’da orta okul ve lise yokken Afyonkarahisar’da "Sandıklı Pansiyonu" yaptırılıp açılmış ve böylece okuyacak gençlere imkan sağlanmıştır.
Sandıklı’da ortaokul kurma çalışmalarına 1942 yılında başlanmıştır. Tüm finansmanı halk tarafından karşılanarak yaptırılan bu günkü ortaokul 1945-1946 eğitim ve öğretim yılında hizmete açılmıştır.
Halbuki, Sandıklı’da ortaokulun eğitim ve öğretime başladığı 1946 yılında, Sandıklı’lı olup üniversite ve yüksek okullarda eğitim ve öğretim gören öğrenci sayısı 30, harp okulu, hukuk, tıp, yüksek ticaret, siyasal bilgiler, yüksek ziraat, yüksek baytar, yüksek mühendislik, yüksek öğretmen ile dil-tarih-coğrafya fakültesini bitirenlerin sayısı ise 54 ‘ dür.
Sandıklı ilçe merkezinde halen :
SANDIKLI'DAKİ KURUM VE KURULUŞLAR
İlçede merkez belediye dahil 11 belediye ve 47 köy mevcuttur. Sandıklı Belediyesi 1869 yılında kurulmuştur. Dünyaca ünlü Hüdai Kaplıcaları Sandıklı Beleldiyesi tarafından işletilmektedir. İlçe merkezinden kaplıcaya sürekli olarak belediye tarafından otobüs seferleri düzenlenmektedir.
Sandıklı'ya Ait Bazı Lakaplar
Abbaklar
Abtallar
Acamlar
Acıvalar
Adamamatlar
Akçalar
Akoğlanlar
Aktakkalar
Aladınlar
Alaklar
Alallar
Abtallar
Acamlar
Acıvalar
Adamamatlar
Akçalar
Akoğlanlar
Aktakkalar
Aladınlar
Alaklar
Alallar
Çömdüm Türküsü
Yöresi : AFYON-SANDIKLI
Derleyen : Hasip TERLEMEZ
Kayıt Kişi : Hasan ÖZLÜ
Yıllar öncesi ,ilçemiz Sandıklı çevresinde yaşamış "Fatma" adında bir köy kızı varmış. Genç yaşta anne ve babasını kaybeden Fatma, köyün ileri gelenlerinin yardımıyla büyümüş, genç kız olmuştur. Küçük yaştan beri her işe koşan Fatma; büyüyünce etrafına yük olmamak için çiftini kendi sürer, orağını kendi biçer harmanı kaldırır, dağdan yakacak odunu dahi kendisi getirirmiş.Tez zamanda ünü çevre köylere kadar yayılmıştır Fatma'nın... Herkes bu kızı kıskanır olmuş. Fatma cesur mu cesur, çalışkan mı çalışkan ve beldesinde çok da sevilen birisi haline gelivermiş. Fatma düğün ve bayramlarda çok güzel oyunlar sergiler, döne döne, çöke çöke oynadığı için bu genç kıza çevre halkı "ÇÖMDÜM FATMA" derlermiş.
Derleyen : Hasip TERLEMEZ
Kayıt Kişi : Hasan ÖZLÜ
Yıllar öncesi ,ilçemiz Sandıklı çevresinde yaşamış "Fatma" adında bir köy kızı varmış. Genç yaşta anne ve babasını kaybeden Fatma, köyün ileri gelenlerinin yardımıyla büyümüş, genç kız olmuştur. Küçük yaştan beri her işe koşan Fatma; büyüyünce etrafına yük olmamak için çiftini kendi sürer, orağını kendi biçer harmanı kaldırır, dağdan yakacak odunu dahi kendisi getirirmiş.Tez zamanda ünü çevre köylere kadar yayılmıştır Fatma'nın... Herkes bu kızı kıskanır olmuş. Fatma cesur mu cesur, çalışkan mı çalışkan ve beldesinde çok da sevilen birisi haline gelivermiş. Fatma düğün ve bayramlarda çok güzel oyunlar sergiler, döne döne, çöke çöke oynadığı için bu genç kıza çevre halkı "ÇÖMDÜM FATMA" derlermiş.
Kumalar Dağında Göç Katar Katar
Türkümüzü Niyazi Yılmaz (TRT Ankara Radyoevi Sanatçısı) şöyle anlatıyor: Afyon ve Sandıklımız Türk Halk Müziği ve Halk Kültürü bakımından yurdumuzun en zengin ve en renkli köşelerinden birisidir. Zeybekleri, Türküleri, Kadın oyun havaları, kıvrak ve ağır zeybekler hatta Dinar'a Doğu'da Teke havaları gurbet havaları özelliğini taşır.
Kumalar dağı bizim çocukluğumuzun geçtiği Sandıklı, Yolkonak, Ürküt, Kızık, Karacaören, Nuh, Mahmarı, Akharım, Kınık, Daylık, Ekinhisar ve diğer köylerimizi ve Karadirek için Türkülerin ve hatıraların, efsanelerimizin konusu ve kaynağı olagelmiştir.
Kumalar dağı bizim çocukluğumuzun geçtiği Sandıklı, Yolkonak, Ürküt, Kızık, Karacaören, Nuh, Mahmarı, Akharım, Kınık, Daylık, Ekinhisar ve diğer köylerimizi ve Karadirek için Türkülerin ve hatıraların, efsanelerimizin konusu ve kaynağı olagelmiştir.
Ardıştandır Kuyuların Kovası
Çekmecenin anahtarı altından
Bir yar sevdim asker oldu bahtımdan
Sultan Aziz inmem diyor tahtından
Bağ oldum bostan oldum
Dillere destan oldum
Yar oldum neyin(i) gördüm
Bir şişe misten oldum.
Ardıçtandır kuyuların kovası
Suya koyvermiyor gavur anası
Nettim sana ey dilinden bulası
Bağ oldum bostan oldum
Dillere destan oldum
Yar oldum neyin(i) gördüm
Bir şişe misten oldum.
Bir yar sevdim asker oldu bahtımdan
Sultan Aziz inmem diyor tahtından
Bağ oldum bostan oldum
Dillere destan oldum
Yar oldum neyin(i) gördüm
Bir şişe misten oldum.
Ardıçtandır kuyuların kovası
Suya koyvermiyor gavur anası
Nettim sana ey dilinden bulası
Bağ oldum bostan oldum
Dillere destan oldum
Yar oldum neyin(i) gördüm
Bir şişe misten oldum.
Kahveci
Sür kahveci kahvelerin demlensin
Ben gidiyo(ru)m gavur köyü dinlensin
Ben ölürsem yarenlerim eğlensin
Dumanım dağlara ağıyor benim
Sevdiğim ellere kalıyor benim
Sür kahveci kahvelerin köşk olsun
Ben gidiyo(ru)m ak bağrıma taş konsun
Saramadım saranlara aşk olsun
Dumanım dağlara ağıyor benim
Sevdiğim ellere kalıyor benim
Ben gidiyo(ru)m gavur köyü dinlensin
Ben ölürsem yarenlerim eğlensin
Dumanım dağlara ağıyor benim
Sevdiğim ellere kalıyor benim
Sür kahveci kahvelerin köşk olsun
Ben gidiyo(ru)m ak bağrıma taş konsun
Saramadım saranlara aşk olsun
Dumanım dağlara ağıyor benim
Sevdiğim ellere kalıyor benim
Sandıklı Zeybeği
Düğünlerde, bayramlarda ve sayılı günlerde oynanan Sandıklı Zeybeği bir erkek zeybeğidir ve en az iki kişi tarafından kaşıkla oynanır. Zeybek oyunu, başlangıçta ağır olarak oynanır, zamanla süratlenir, ritmi hareketlenir.
Mahalli giysilerle Sandıklı ve civarında oynanan zeybek havası, genellikle Aydın, Denizli, Burdur ve Isparta, Manisa dolaylarında oynanan zeybeklerle motif, üslup, tavır, tarz ve vibrasyonlar bakımından büyük benzerlik ve aynililler, çatal değerler ve varyasyonlar gösteriz.
1955'te Osman Atilla (şair, milletvekili, folklor derleyicisi) tarafından metin olarak Süleyman Ulusoy ve İbrahim Dazkırı'dan yazılan zeybeğimiz, İzmir Radyoevi sanatçısı Nihat Kaya tarafından metne alınıp ve notaya dökülmüştür ( Hasip Terlemez'den tespit edilmiştir). Sandıklı Zeybek Havasının, Nihat Kaya tarafından metne alınmış şekli şu şekildedir:
Mahalli giysilerle Sandıklı ve civarında oynanan zeybek havası, genellikle Aydın, Denizli, Burdur ve Isparta, Manisa dolaylarında oynanan zeybeklerle motif, üslup, tavır, tarz ve vibrasyonlar bakımından büyük benzerlik ve aynililler, çatal değerler ve varyasyonlar gösteriz.
1955'te Osman Atilla (şair, milletvekili, folklor derleyicisi) tarafından metin olarak Süleyman Ulusoy ve İbrahim Dazkırı'dan yazılan zeybeğimiz, İzmir Radyoevi sanatçısı Nihat Kaya tarafından metne alınıp ve notaya dökülmüştür ( Hasip Terlemez'den tespit edilmiştir). Sandıklı Zeybek Havasının, Nihat Kaya tarafından metne alınmış şekli şu şekildedir:
Yeşil Olur Sandıklı'nın Biberi
Sandıklı'nın en tanınmış türküsüdür. Galip Çoşkun'dan alınan türkümüz Muzaffer Sarısözen tarafından derlenmiştir. TRT Halk müziği repertuarında 479 numara ile kayıtlı olan türkümüz defalarca TRT radyolarında Sandıklılı sanatçı Niyazi YILMAZ tarafından seslendirilmiştir.
Yaprak Dolması Türküsü
Türküyü derleyen H.Hüsrevoğlu anlatıyor: "Olay Sandıklı'da geçmiştir. Yeni gelin olan Zeliha isimli bir gelin kıza, kayınvalidesi tarafından yaprak dolmasının nasıl sarılacağım tarif edilip, gelin evde bu iş için kalıyor. Kayınvalidesi kıra işine gidiyor. Gelin yavaş yavaş dolmayı sarıyor. İkindiden sonra bir tadına bakayım diyor. Bir bir yemeğe başlamış, derken birde baksa ki dolma bitmiş. Kaynanası dolma sevinci ile eve gelmiş, akşam sofraya dolma gelecek derken boş tencere geliyor. Artık gelinin durumunu anlatmaya gerek yok. Sonunda yeni gelin Zeliha (Zehle dinliyor) türküyü yakıyor. Bu türküyü rahmetli ninem evde yaprak dolmasını sararken ağıt şeklinde söylerdi. Bicik bicik aldım."
Hikayesini okuduğunuz Yaprak Dolması Türküsünün sözleri şöyle:
Hikayesini okuduğunuz Yaprak Dolması Türküsünün sözleri şöyle:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)