2 Haziran 2026 Salı

Hasta tabibe, çocuk öğretmene düşmanlık yaparsa.....

Hasta tabibe düşman olursa ve çocuk öğretmene düşmanlık yaparsa, 
Gerçekte kendi canlarının yol kesicileridirler; kendi akıl ve canlarının yolunu kesmişlerdir.
Çamaşırcı güneşe öfkelenirse, balık suya öfkelenirse,
Sen birine bak, kimin ziyanı olur? Sonuçta kim, bununla bahtsız olur?
Hak, seni çirkin yüzlü yaratırsa sakın, hem çirkin yüzlü ve hem de çirkin huylu olma.


Ayakkabın yırtılırsa taşlık yere gitme; iki boynuzun varsa dört boynuzlu olma. 
Sen, "Filandan daha aşağıdayım, bahtımda aşağı olma artıyor" diye kıskançsın. 
Bizzat haset, başka bir eksiklik ve ayıptır; hatta bütün eksikliklerden daha kötüdür. 
O şeytan daha eksik oluşunun utanma ve arından dolayı kendini yüz mahvoluşa attı.
Kıskançlıktan yukarıda olmayı istiyordu, ne yukarı? Bilakis kan süzer/ağlar oldu.

O Ebû Cehil, Muhammed'den utandı ve kendini kıskançlıkla yukarıda tutuyordu. 
Adı Ebu'l-Hakem'di, Ebû Cehil oldu. Hayret! Nice ehliyetli kişi, hasetten ehliyetsiz oldu. 
Ben, araştırma dünyasında güzel huydan daha iyi hiç bir ehliyet görmedim. 
Hak, ıstıraplar içinde kıskançlıklar ortaya çıksın diye peygamberleri vasıta yaptı. 
Çünkü kimsenin Allah'tan utanması yoktur; Hakk'ı kıskanan hiç bir fert yoktur.

Peygamberi kendisi gibi sanan, bu sebeple onu kıskanırdı.
Peygamberin büyüklüğü sabit olunca, o zaman, kabul ettiğinden dolayı kimseye haset gelmez.
Sonra her devir için bir veli vardır; böylece kıyamete kadar deneme devamlıdır.
Güzel huyu olan kurtulur, cam gönüllü olan kırılır.
O hâlde diri ve faaliyette olan imam/önder, o velidir; ister Ömer'in neslinden, ister Ali'nin soyundan olsun.

Ey yol arayan! Doğruyu bulan ve doğruyu gösteren, odur. Hem gizlidir, hem yüzünün önünde oturmuştur.
O, nur gibidir, akıl onun Cebrail'idir. Ondan aşağıdaki veli, onun kandilidir.
Bu kandilden aşağıda olan, bizim kandilliğimizdir. Işığın, mertebe olarak düzeni vardır.
Hak nurunun yedi yüz perdesi olduğu için, nur perdelerini de bu kadar kat bil.
Her perdenin ardında bir topluluğun makamı vardır; onların bu perdeleri/makamları imama kadar saf saftır
Sonuncu saftakilerin gözlerinin, kendi zayıflıkları sebebiyle öndeki ışığa pek takati yoktur. 
Ön saftaki, gözün zayıflığından aydınlığa daha çok dayanamaz. 
Birincinin hayatı olan aydınlık, bu şaşının canına eziyettir ve ona afettir.
Şaşılıklar azar azar azalır, yedi yüzü geçince o deniz olur. 

* Mesnevî, 2. Cild 795/823. Beyitler


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder