ARDAHAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ARDAHAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Ekim 2011 Perşembe
25 Eylül 2010 Cumartesi
Urta (Gölbelen) Kilisesi
![]() |
| Urta (Gölbelen) Kilisesi |
Çıldır’ın 7 km. güneybatısındaki Gölbelen (Urta) Köyü’nde bulunan ve bugün cami olarak kullanılan kilisenin XI.yüzyıldan kaldığı sanılmaktadır.
Kilisenin orijinal girişi olan batı yönü kapatılmış ve kuzeyde yeni bir giriş açılmıştır.
Düzgün kesme taşlardan inşa edilen bu yapının güney duvarına mihrap, batı yönüne de bezemeli ahşap bir minber konulmuştur. Yapının içerisi orijinal özelliğinden uzaklaşmıştır.
Yerli Çayıs Kilisesi
Çıldır’ın 10 km. kuzeydoğusundaki Kayabeyi (Yerli Çayıs) Köyü’nde bulunan bu yapı X.-XI. Yüzyıllarda yapılmıştır. XIX.yüzyılın sonlarında camiye çevrilmiş ve bunu belirten bir ibare de batı duvarına “h.1336 (1917)” yazılmıştır. Kilisenin güneydeki girişi cami olduktan sonra mihrap nişine dönüştürülmüştür.
Bazilika planındaki yapının üzeri kırma bir çatı ile örtülmüştür. Düzgün kesme taşlardan yapılmış olan kilisenin üst örtüsü ve beden duvarları orijinaldir.
Bazilika planındaki yapının üzeri kırma bir çatı ile örtülmüştür. Düzgün kesme taşlardan yapılmış olan kilisenin üst örtüsü ve beden duvarları orijinaldir.
Vaşlop Manastır Kilisesi
Vaşlop Manastır Kilisesi, Çıldır’ın Kurtkale beldesinin Övündü (Vaşlop) Köyü’nün 450-500 m. güneyindeki vadide yer almaktadır. Kura Nehri’nin solunda 150-200 m. yüksekliğindeki kayalıkların üzerinde mağara yerleşim alanlarına rastlanmıştır. Buradaki kilisenin ne zaman yapıldığı kesin olmamakla beraber XI.-XIII.yüzyıllara ait olduğu ileri sürülmüştür.
XI.-XIII.yüzyılda yapılmış olan Bizans kiliseleri ile yöredeki Hıristiyan yapılarından farklı biçimde bir yapım özelliği göstermektedir. Oldukça küçük ölçüdeki kilisenin iç mekanının ibadete ayrılan güneyi tek katlı, manastır hücrelerinin bulunduğu kuzeyi de iki katlı yapılmıştır. Kilisenin çevresindeki manastır kalıntılarına ait hiçbir iz günümüze gelememiştir. Bu yörede yaşayanlar buradaki manastırın çevre duvarları ile çevrili olduğunu, alt katlarda da mutfak, depo ve ahırların yer aldığını söylemektedirler.
XI.-XIII.yüzyılda yapılmış olan Bizans kiliseleri ile yöredeki Hıristiyan yapılarından farklı biçimde bir yapım özelliği göstermektedir. Oldukça küçük ölçüdeki kilisenin iç mekanının ibadete ayrılan güneyi tek katlı, manastır hücrelerinin bulunduğu kuzeyi de iki katlı yapılmıştır. Kilisenin çevresindeki manastır kalıntılarına ait hiçbir iz günümüze gelememiştir. Bu yörede yaşayanlar buradaki manastırın çevre duvarları ile çevrili olduğunu, alt katlarda da mutfak, depo ve ahırların yer aldığını söylemektedirler.
Ölçek Köyü Kilisesi
Kömür Baba Türbesi
![]() |
| Kömür Baba Türbesi |
Göle’nin 2 km. batısında bulunan bu türbenin ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. 1969 yılında yapılan onarım türbenin bütün özelliğini ortadan kaldırmıştır. Moloz taşlardan yapılmış olan türbede yatan kişinin kimliği de bilinmemektedir.
Yöre halkı bu türbenin Kömür baba’ya ait olduğunu söylerlerse de Kömür Baba’nın da kim olduğu bilinmemektedir.
Şeyh Ahmet ve Şeyh Muhammet Türbesi
Göle ilçesi Dedeşen Köyü’nün girişinde, eski mezarlığın içerisinde Şeyh Ahmet ile şeyh Muhammed’in türbesi bulunmaktadır. Bu türbenin ne zaman yapıldığı bilinmemekle beraber, plan ve mimari üslubundan ötürü XV.yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.
Türbe çokgen planlı olarak yapılmıştır. Kuzey yöndeki giriş kapısı sade iki profille çerçevelenmiş olup, kemerlidir. Türbenin üzeri ahşap kaplama iken, 1996 yılında Turgut Göle tarafından onarılmış ve beton kubbe ile örtülmüştür. Türbenin kıble yönünde mihrabı basit bir niş şeklinde olup, sol üst kısmında bir penceresi bulunmaktadır.
Türbe içerisinde Şeyh Ahmet ile Şeyh Muhammet’in sandukaları bulunmaktadır. Ayrıca türbe dışındaki mezarlıkta XVI.- XVII. Yüzyıl mezar taşları ile Orta Asya üslubunda yapılmış bir koç heykeli bulunmaktadır.
Türbe çokgen planlı olarak yapılmıştır. Kuzey yöndeki giriş kapısı sade iki profille çerçevelenmiş olup, kemerlidir. Türbenin üzeri ahşap kaplama iken, 1996 yılında Turgut Göle tarafından onarılmış ve beton kubbe ile örtülmüştür. Türbenin kıble yönünde mihrabı basit bir niş şeklinde olup, sol üst kısmında bir penceresi bulunmaktadır.
Türbe içerisinde Şeyh Ahmet ile Şeyh Muhammet’in sandukaları bulunmaktadır. Ayrıca türbe dışındaki mezarlıkta XVI.- XVII. Yüzyıl mezar taşları ile Orta Asya üslubunda yapılmış bir koç heykeli bulunmaktadır.
Artan (Ardahan)

Eski adı Artan olan ve Ardahan Kalesinde yapılan kazılar sonucunda Ardahan yöresinde İlk Tunç Çağında (MÖ.3500-2000) bir yerleşim olduğu ortaya çıkmıştır.
M.Ö.2000 yıllarında Huriler ve Mitanni`ler Çoruh havzasına egemen olmuşlar ve bu durum Ardahan yöresine kadar uzanmıştır. Ardahan ve çevresinin ilk defa Urartular döneminde ismi geçtiği tabletlerden anlaşılmaktadır.
Tuşpa (Van) Kalesi’ndeki büyük taşlara yazılan Urartu çivi yazılı tabletlerinden; Urartu Kralı II. Şarduri M.Ö. 753`te Çoruh boyundaki Kulkhi krallığını yenerek egemenliği altına aldığı öğrenilmektedir. II. Sardur’un oğlu Kral I. Rusa (753-713) zamanında, Kafkaslar ve Karadeniz’in kuzeyinden İskitler bu bölgeye gelmişlerdir. MÖ.560’ta Kimmer ve İskit saldırılarına uğrayan Urartuların egemenliğine Medler son vermiştir.

MÖ.VI.yüzyıldan sonra Yunan tarihçileri bölgede “Armenioi” “Ermeni” toplumunun ve prenslerin varlığından söz etmektedirler. Medlere bağlı olan bu prensler Pers yönetimi altında Satraplık (Eyalet Valisi) görevini yerine getirmişlerdir.
MÖ.VI.yüzyılda Persler bu bölgeye hakim olmuşlardır. Pers Kralı Darius Kafkasya’ya yaptığı sefere giderken bu yöreden geçmiştir. MÖ VI.yüzyılda Makedonyalılar kısa bir süre buraya egemen olmuş, ardından Ermeni kralları Perslere bağlı olarak bu yöreyi yönetmişlerdir. MÖ.I.yüzyılda Pontus Krallığını ortadan kaldıran Romalılar, Kars ve Ardahan çevresinde 200 yıla yakın bir süre egemen olmuşlardır.
Roma’nın Araxes eyaleti olan bu yöre, zaman zaman Partlarla el değiştirmiştir. Daha sonra onları Sasaniler izlemiş, Romanın ikiye ayrılmasından sonra da yöre Bizans’ın egemenliği altına girmiştir.
Akçakale Adası
![]() |
| Akçakale Adası |
İl merkezinin 45 km. doğusunda, deniz seviyesinden 1.959 m. yükseklikte, 123 km2’lik bir tatlı su gölü olan Çıldır Gölü’ndeki Akçakale Adası yöre tarihi boyunca bir çok toplumun yerleşim yeri olmuştur. Bu nedenle de 1.derece sit alanı ilan edilen adada çeşitli dönemlere ait tarihi kalıntılar bulunmaktadır.
İlkbahar aylarında çeşitli kuş türleri buraya gelmekte ve doğal bir güzellik oluşturmaktadırlar. Ayrıca Çıldır Gölü içerisinde 16 balık türü yaşamaktadır. Gölün kış aylarında buzla kaplanması kış turizmi yönünden önemli bir potansiyel oluşturmaktadır.
Bülbülan ve Botanik Yaylası
Ardahan’a 15 km. uzaklıkta, Yalnızçam Dağlarının üzerinde bulunan Bülbülan Yaylası zengin bitki çeşitleri ile önemli bir mesire ve turizm yeridir. Bu yayla aynı zamanda Doğu Karadeniz’e açılan bir pencere konumundadır.
Okçuoğlu Yaylası
Göle ilçesinin Köroğlu Dağları eteklerinde yer alan Okçuoğlu yaylası doğal güzelliği ve av turizmi yönünden önemli bir turizm potansiyeli taşımaktadır. Aynı zamanda bu yaylanın Mayıs-Ekim aylarında bol yağış alması, ağaçtan yoksun olması da kayak pisti yapılabilmesi bakımından da önemli bir potansiyele sahiptir.
Yalnızçam Yaylası
![]() |
| Yalnızcam Yayla Turizmi |
Ardahan’a 15 km. uzaklıkta Yalnızçam Köyü’nün kuzeybatısında yer alan Yalnızçam Yaylası zengin tabiatı ile ilin önemli bir turizm ve mesire yeridir. Ayrıca Yöredeki Yalnızçam Uğurludağ Kayak ve Turizm merkezi ile de kış turizmi açısından önemlidir.
![]() |
| Yalnızçam Uğurludağ Kayak ve Turizm merkezi |
Damal Dağlarındaki Atatürk Silueti
![]() |
| Atatürk Silueti |
Ardahan’ın Damal Dağlarına her yıl 15 Haziran-15 Temmuz tarihleri arasında Atatürk silueti yansımaktadır.
Bir doğa harikası olan bu olay güneş batarken dağın yamacında bulunan dere yatağının gölgesi diğer tarafa yansımakta ve ortaya Atatürk silueti çıkmaktadır.
24 Eylül 2010 Cuma
Gülyüzü Köyü Köprüsü
Çıldır’ın yaklaşık 20-25 km. güneyindeki Gülyüzü (Pekreşen) Köyü’nün güneyindeki bir dere üzerinde bulunan bu köprünün XIX.yüzyıl sonlarında yapıldığı sanılmaktadır.
Kalıntılarından Posof Çayı üzerindeki köprü ile benzerliği olduğu anlaşılan bu köprü çift gözlü olup, yakın tarihlerde yıkılan zemini yenilenmiştir. Köprü günümüzde kullanılmaktadır.
Kalıntılarından Posof Çayı üzerindeki köprü ile benzerliği olduğu anlaşılan bu köprü çift gözlü olup, yakın tarihlerde yıkılan zemini yenilenmiştir. Köprü günümüzde kullanılmaktadır.
Rus Köprüsü
![]() |
| Posof Çayı üzerindeki taş köprü |
Posof’un 2 km. güneydoğusunda, Posof çayı üzerinde bulunan bu köprü 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Ruslar tarafından yaptırılmıştır.
Yaklaşık 10 m. uzunluğunda ve 6 m. genişliğindeki köprü günümüzde de kullanılmaktadır. İki yuvarlak kemerli olan köprünün her iki yanında düzgün blok taşlardan 40-50 cm. yüksekliğinde korkuluklar bulunmaktadır.
Taş Köprü
Çıldır’ın 30 km. güneyinde Taşköprü Köyü’ndeki bu köprü Anadolu’nun en eski köprülerinden biridir. Urartu Kralı II.Sarduri’nin yaptırdığı sanılan köprünün günümüze yalnızca yuvarlak kemerli kısmı gelebilmiştir.
Ardahan Hakkında Genel Bilgiler
Doğu Anadolu Bölgesi’nin kuzeydoğusunda yer alan Ardahan, doğusunda Gürcistan ve Ermenistan, güneyinde Kars ve Erzurum, batısında ise Artvin ili çevrilidir.
Ardahan genel olarak dağlık bir yayla görünümündedir.
Kent merkezi kendi adını taşıyan ve ortasında Kür (Kura) nehrinin geçtiği bir ovada (Ardahan Ovası) kurulmuştur.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






