Türküyü Kızık Kasabamızdan derleyen Hüseyin Hüsrevoğlu türkünün hikayesini şöyle anlatıyor: "1934-1935 yıllarında Afyon-Sandıklı demiryolu yapımında Kızık köyünün yakınında tünelde çalışan bütün işçiler Kızık köyümüzdendir. Bir tünel, inşaat sırasında göçtü. Bu tünelin içinde, genç bir nişanlı delikanlı bulunmakladır. Bu gencin ölümü üzerine bu türkü yakılmıştır. Çevrede bütün büyükler tarafın söylenmektedir.
Kabrimi kazıverin yarmaya düze
Önümü çevirin de sılaya yüze
Benden selam söyleyin kadersiz kıza
Düğünümü de koydular bahardan güze
*****
Noldu yarim noldu sızın mı kaldı?
Beşikle ağlayan kuzun mu kaldı?
*****
Kontrol da gelmiş yazı yazıyor
Jandarmaya gelmiş kabrim kazıyor
*****
Nisanlımdan koşup yarma geziyor
Benim sevdiklerim başımda sızıyor
Noldu yarim noldu sızın mı kaldı?
Beşikte ağlayan kuzun mu kaldı?
*****
Ne kanlıymış su yarmanın çalışı
Sen miydin amelenin delisi
Kurban olayım Konya Valisi
Kırıldı da amelinin yarısı
*****
Noldu yarim noldu sızın mı kaldı?
Beşikle ağlayan kuzun mu kaldı?
*****
Yedinci tünelin direği sarkmış
Kayalar gelirken elini tutmuş
Dalgın dalgın uykuya yatmış
*****
Noldu yarim noldu .sızın mı kaldı?
Beşikle ağlayan kuzun mu kaldı?
15 Mayıs 2011 Pazar
SANDIKLI TÜRKÜLERİ
Sandıklı, köy ve kasabalarımız türkü yönünden zengin bir ilçemizdir. Bu türkülerden çok azı TRT repertuarında yer almıştır. Derlenmeyi bekleyen ve notaya dökülecek belki de yüzün üzerinde türkümüz vardır. TRT repertuarında yer alan türkülerimiz şunlardır:
1)Rep.No:2496 Türkünün Adı: Entarini Peş Olam Kimden Alındığı: Galip Coşkun Derleyen:Mustafa Hoşsu
2)Rep.No:2878 Türkünün Adı:Karanfil Dallanır mı? Kimden Alındığı:Sabri Cevahir Derleyen:Ankara Devlet Konservatuarı
3)Rep.No:523 Türkünün Adı:Kumalar Dağında Göç Katar Katar Kimden Alındığı:Galip Coşkun Derleyen:Muzaffer Sarısözen
4)Rep.No:479 Türkünün Adı:Yeşil Olur Sandıklı'nın Biberi Kimden Alındığı:Galip Coşkun Derleyen:Muzaffer Sarısözen
SANDIKLI'YA AİT BAZI TÜRKÜLER
SANDIKLI'YA AİT BAZI TÜRKÜLER
Gelin Cuması
Sandıklı'da genç çiftlerin evlenmesinden 1 veya 2 ay içinde gelin cuması dediğimiz kız evinin davetleri vardır. Cuma günü olunca gelin annesinin evine gider. Aksama kadar gelin orada kalır. Akşam işinden çıkan damadında gelmesiyle kız evinde cuma daveti yapılır. Bazen :bu davetlere damadın anne ve babası da katılırlar. Bu davetler yıllarca sürdüğü gibi 10-15 sene içinde azalarak devam etmektedir.
Sünnet Düğünü
Sandıklı'da sünnet düğünleri, evlilik düğünleri gibi renkli ve güzel olur. Bir hafta önceden hazırlıklara başlanır. Sünnet çocuğunun karyolası hazırlanır ve sünnet elbisesi alınır.Yakın akraba ve komşulara davetiye dağıtılır veya haber verilir. Sünnet düğününden bir gün önce akşam olunca kına gecesi yapılır. Kına gecesinde genç kızlar ve kadınlar geç vakitlere kadar eğlenirler. Sabahleyin sünnet çocuğu giydirilir. Öğleye doğru davetliler gelmeye başlar. Gelen davetlilere şeker, lokum, kolonya ve sigara ikramı yapılır. 10 - 11 sıralarında süslenmiş bir arabaya bindirilen sünnet çocuğu, çalgılı veya çalgısız büyük bir araba konvoyu ile şehir içinde gezdirilir. Bazı aileler çocuğuyla veya faytonla da gezdirmektedirler. Gezdirme işi bitince öğleye doğru önceden hazırlanmış sünnet odasında çocuğun sünneti yapılır. Bu esnada gelen davetlilere takım adı verilen çorba, et, pilav ve tatlıdan meydana yemek verilir. Davetliler yemeği yedikten sonra sırayla sünnet odasına girerek hediyelerini verirler. Bu sırada çağrılan hocalar tarafından mevlidi şerif okunur. Erkek davetlilerin gitmesinden sonra takım adı verilen yemek kadınlara da verilir. Kadınlarında hediyelerini vermelerinden sonra sünnet düğünü sona ermiş olur.
Diş Duzlama (Duzlama)
Bebeğin ilk dişi çıktığı zaman düzenlenen törendir. Bebeğin ilk dişini gören kim olursa bebeğe giyecek elbise alır. Diş duzlaması oğlan evi tarafından buğday, nohut, fasulye (kuru), fındık, fıstık gibi çerezlerin ilave edilmesiyle yapılarak, komşulara ve yakın akrabalara dağıtılır. Diş duzlaması Sandıklı'nın en eski geleneklerindendir.
Doğum
Genç çiftlerin evlenmesinden belli bir süre geçtikten sonra her iki ailede bir doğum heyecanı başlar. Doğacak çocuğun kız mı yoksa erkek mi olacağı ve ne isim verileceği konusu iki aileyi de uzunca bir süre meşgul eder. Doğumdan önce gelin ve ailesi doğacak bebek için yoğun hazırlıklara girerler. Çocuk doğduktan sonra kız evi, doğum yapan kızlarına hediye olarak bir bilezik veya hediye alırlar. Kız evi damatlarına iç çamaşırı, gömlek, kazak, mendil, kravat ve çorap; ayrıca damadın anne ve babası ve kardeşlerine de uygun hediye alırlar. Çocuk doğunca kızın annesi eve pelte çorba götürür. Daha sonra oğlan evi çocuğun kırkı çıkmadan belirlenen uygun bir günde kız evini ve yakın akrabalarını ayrıca kendi yakınlarını doğduya çağırırlar. Kız evi hazırlamış olduğu eşyaları, bebeğin karyolasını ve yatak takımını sabah götürürler. Öğleden sonra da davetliler gelince çeşitli yemekler ve kuru yemişler yenir. Kız evininden gelenler bebeğe 2 kilo şeker üzerine de çember, talet, havlu, kazak, zıbın veya küçük altın koyarlar. Bazı aileler eğlence düzenlerken bazıları da mevlit okuturlar.
Bayram Davetiyeleri
Ramazan ve Kurban bayramının ilk günü sabahleyin gelinle damat kız evinde bayramlaşmak için giderler. Bir müddet kız evinde kaldıktan sonra oradan ayrılırken akşam yemeğe davet edilirler. Kız evinde akşamki bayram davetine gelin, damat, annesi babası ve tüm kardeşleri katılırlar. Bayram daveti iki ailenin birbiriyle kaynaşması ve yakınlaşmasını açısından çok önemlidir. Bu davetler iki ailenin durumuna göre bayramın diğer günlerine de alınabilmektedir. Bayram daveti Sandıklı köylerinde yıllardır devam eden çok yaygın bir gelenektir.
Bayram Ziyaretleri
Dini bayramlarımızdan, Ramazan ve Kurban bayramında, bayram yemekleri yapılır. Yemeklerden başka çeşitli tatlılar (kadayıf, ekmek kadayıfı, baklava, sütlaç vb.) yapılır. Köylerde ise bayram ekmeği denilen hazırlık yapılır. Bayram namazı kılındıktan sonra evlerde kahvaltılar edilir. Daha sonra aile arasındaki bayramlaşmanın ardından, akrabalar ve komşular arasında bayram ziyareti ve bayramlaşma bayramın bütün günlerinde davet eder. Ayrıca bayramın 1. veya 2. günü damat, gelini kız evine bayramlaşmak için bayram ziyareti yaparlar. Sandıklı'nın köylerinde ise bayram namazından sonra köy odalarında bayram ekmeği yenir ve bayramlaşma yapılır. Bayramın bütün günlerinde gündüz yapılan bayram ziyaretleri akşamlarında da devam eder. Çocuklar, gençler ve orta yaşlılar bayram ziyaretlerini yaparken, evin yaşlı kadın ve erkekleri bir yere gitmezler. Kendilerim ziyarete gelenleri beklerler, onlara çeşitli hediyeler (para, şeker vb.) verirler. Bayram ziyaretleri Sandıklımızın en köklü geleneklerindendir.
Arefe Günü Kabir Ziyareti
Ramazan ve kurban bayramlarından önce arife günü Sandıklı'da kabir ziyaretleri yapılır. İkindi namazında bütün camiler dolar taşar. İkindi namazı kılındıktan sonra cami çıkışı taksi, otobüs ve kamyonlarla genç yaşlı tüm Sandıklılılar akın akın kabir ziyareti yaparlar. Şehir mezarlığına gidenler yakın akraba ve arkadaşlarının mezarlarını tek tek ziyaret ederek çeşitli dualar okurlar. Bu gelenek yıllardır azalmadan, çoğalarak devam etmektedir.
Ramazan Ayı Davetiyeleri
Ramazan ayında Sandıklı çok hareketli günler geçirir. Çoluk ÇOCUK genç , yaşlı ve esnafıyla iftara kadar çeşitli hazırlıklar ve alışverişler yapılır. Bu hazırlıkların başında çarşıdaki zevkle yapılan alışverişler gelir. Fırınlarda pide kuyrukları, manavlar ve seyyar arabalarda yeşillik ve sebze, kasaplardan kebaplık kıyma ve et, ayrıca bakkallardan iftar ve sahur için yapılan alışverişler çok hareketli ve renkli geçer. Bu alışverişlerle ilgili bir anıyı hatırlatırsak esnafımızın birisi iftarla ilgili alışverişini öğleden önce erkenden yapmış, bitirmiş. Akşam üstü bakmış iftar için herkes alışveriş edip evine yiyecek bir şeyler alıyor.esnafımızda iftarlık ve sahurluk lazım olan öğleden önce aldığı için tutmuş 3 tane at kırbacı almış evinin yolunu, karşısından gelen komşusu at kırbaçlarını görünce "komşum senin ne atın var nede araban bu at kırbaçlarını ne yapacaksın" diye sorunca, şöyle cevap almış; "ne yapayım baktım herkes bir şeyler alıyor bende duramadım, at kırbacı aldım" der.
Sandıklı'da Geleneksel Hayat
SANDIKLI GELENEKLERİ:
Görgü ve eğitim yoluyla kuşaktan kuşağa geçen ve zaman içinde genel olarak kabul edilip topluluk üyeleri arasında ortak ve sağlam bağların meydana gelmesine neden olan düşünceler , öğretiler , alışkanlıklar ve inançlar bütünü olan gelenek , Sandıklı halkında da çok değişik yönleriyle hâlâ devam etmektedir. Süregelen geleneklerden belli başlı olanları şunlardır:
Görgü ve eğitim yoluyla kuşaktan kuşağa geçen ve zaman içinde genel olarak kabul edilip topluluk üyeleri arasında ortak ve sağlam bağların meydana gelmesine neden olan düşünceler , öğretiler , alışkanlıklar ve inançlar bütünü olan gelenek , Sandıklı halkında da çok değişik yönleriyle hâlâ devam etmektedir. Süregelen geleneklerden belli başlı olanları şunlardır:
Sandıklı'nın Ekonomik ve Ticari Yapısı
Sandıklı'da geçmişten günümüze kadar tarım ve hayvancılığın geçim kaynağı olduğu bir gerçektir. Ancak, günümüzde sanayileşme ve ticaretin artması, Hüdai Kaplıcalarının sahip olduğu potansiyel de Sandıklı ekonomisinde yerini almıştır. İklim ve doğal koşullar Sandıklı'nın ekonomik yapısını da belirlemektedir. Küçükbaş hayvancılık bu koşulların ayırıcı özelliğidir. İklim, ekonomik yaşamın sınırlarını belirlerken, özellikle son yıllarda ulaşımın sağladığı kolaylıklarla tarımda üretimin yapılmasına, hayvancılıkta besiciliğin yaygınlaşmasına yardım etmektedir.
Osmanlı Devleti döneminde Sandıklı ekonomik yönden çevre şehirlerden daha gelişmiş bir durumdaydı. Padişah II.Mahmut'un emriyle 1808 yılında "Sandıklı Altını" adında paranın bastırılması ve o dönemin haşhaş üretiminin büyük kısmının Sandıklı'da yapılması ve Osmanlı Bankasının 1912 de Sandıklı'ya bir şube açması bu ekonomik gelişmişliğin bir göstergesidir.
Sandıklı ekonomisinde "haşhaş" üretiminin tarihte önemli yeri vardır. Haşhaş kültürü Sandıklı insanının yaşamına öyle bir girmiştir ki hamur işlerinden başka kullanılan sıvı yağa kadar haşhaş yaşamın bir parçası olmuştur. Günümüzde azalmış olsa da haşhaş tanelerinden çıkarılan yağ yemeklerde, geriye kalan posası ise hayvan yemi olarak kullanıla gelmiştir.
Sandıklı'nın Jeolojik Yapısı
Genel olarak bölge toprakları tetkike değer bir bünye göstermektedir. Denizli bölgesinde dahil olmak üzere bu yöre Aristokles zamanından beri Katakekavmene-"yanmış memleket" adıyla anılmaktadır. Bunun sebebi bölgenin batı kısımlarındaki suların sinter yapıp toprak üzerinde kireçlerini bırakmalarıdır. Buna güzel bir örnek PAMUKKALE verilir.
Sandıklı bölgesinde 3 tip toprak görülür. Bunlar; alüvyon topraklar, kahverengi topraklar ve iç ve dış püskürük kayalar üzerindeki topraklar.
İklim Şartları
Sandıklı ilçesinin sıcak ve oldukça kurak yazları, soğuk kışları ile dikkat çeken bir iklimi vardır. Bu iklimi oluşturan neden, Sandıklı'nın İç Batı Anadolu eşiğinde olmasıdır. Sandıklı, Ege ve Akdeniz'e olan uzaklığı ile karasal iklime sahiptir. Ortalama sıcaklık Ocak ayında -3, Temmuz ayında +23 derecedir.
İlçede poyraz, lodos ve batı rüzgarı hüküm sürer.
POYRAZ:Doğudan gelene halk poyraz der.Kuzeydoğudan esen yele de kurupoyraz der. Poyraz hasatta bulunan çiftçinin imdadına yetişir. Sebzelere zarar verir.
LODOS : İlçenin güneybatısından gelmektedir . Halk bu yele kabayel demektedir . Genellikle halk bu yeli sevmez. Buna ait halkın uydurmaları vardır: Kabayel, Poyraz'a demiş ki, "senin uğraşıp yaptığın sırça evleri ben hemen yok ettim".
BATI RÜZGARI: Tamamen batı yönünden eser. Sıcaktır insanın nefesini güçlendirir. Toprağın nemini birden bire kaçırır. Halk bu yeli sevmez. Senede bir defa ya eser ya esmez. Halk bu yele Samyeli der.
POYRAZ:Doğudan gelene halk poyraz der.Kuzeydoğudan esen yele de kurupoyraz der. Poyraz hasatta bulunan çiftçinin imdadına yetişir. Sebzelere zarar verir.
LODOS : İlçenin güneybatısından gelmektedir . Halk bu yele kabayel demektedir . Genellikle halk bu yeli sevmez. Buna ait halkın uydurmaları vardır: Kabayel, Poyraz'a demiş ki, "senin uğraşıp yaptığın sırça evleri ben hemen yok ettim".
BATI RÜZGARI: Tamamen batı yönünden eser. Sıcaktır insanın nefesini güçlendirir. Toprağın nemini birden bire kaçırır. Halk bu yeli sevmez. Senede bir defa ya eser ya esmez. Halk bu yele Samyeli der.
Sandıklı'nın Doğal Bitki Örtüsü
İklim koşulları içinde doğal bitki örtüsü de yüksekliğe bağlı olarak dağılmıştır. Az bir alana yayılmış olan orman örtüsü, ilçenin sınırlarını oluşturan dağların üzerini kaplamıştır. İlçede yaklaşık olarak 23500 hektar çam , 5000 hektarda meşelik orman bulunur. İğne Yapraklı Ağaç Türü olarak; karaçam, kızılçam, sarıçam ve akçam ile kokar ardıç, boz ardıç, Finike ardıcı ve bodur ardıcı bulunur. Yayvan yapraklı ağaç türü olarak; palmut, meşe, kızılağaç, karaağaç, akağaç, dişbudak, ve sığla ağacına rastlanmaktadır. Maki florası cinsinden kısa ağaçlara rastlanmaktadır.
Ovalar tamamıyla açıktır. Buralarda dikenli bitkiler görülür. Akarsuların kenarlarında söğüt ve kavak ağaçları görünür. Sandıklı'nın bitki örtüsü ormanlardır. Ormanların en büyük düşmanları dağ keçileridir. Yazın Kumalar yaylasına göç eden Yörüklerin sayısız keçi sürülerine sahip oldukları düşünülürse tehlikenin büyüklüğü anlaşılır. Son yıllarda ağaç dikimine önem verilerek ormanlar genişletilmeye başlanmıştır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)