5 Ağustos 2010 Perşembe

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü

 














Tarihçe
Ülkemizin en eski ve köklü kuruluşlarından biri olan KANDİLLİ RASATHANESİ , 28.03.1983 tarih ve 2809 sayılı yasayla kanunlaşan 41 sayılı kararnameyle Boğaziçi Üniversitesi ‘ ne bağlanıp KANDİLLİ RASATHANESİ VE DEPREM ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ (KRDAE) adıyla bir Enstitü statüsüne dönüştürülmesi dahil yaşantısında üç önemli devre vardır. Bu devreler 1868-1909 ,1911-1982 ,1982 ‘den bu yana olup , Rasathanenin gelişimi ve çalışmaları bu üç devreye göre aşağıda görüldüğü gibi özetlenebilir.
1-1868-1909 RASATHANE-İ AMİRE :
Rasathane-i Amire adı ile ilim tarihimizde yer alan İstanbul Rasathanesi 1868 yılında Pera caddesi (bugünkü İstiklal caddesi) üzerinde Della Suda eczanesinin karşısında açılmıştır.
Kurulan Rasathane önceleri bir astronomi rasathanesi olmayıp, bir meteoroloji merkez bürosu idi. Bu gözlemler 74 metre yükseklikte Pera tepesi üzerinde yapılmaktaydı. Ancak daha sonraları Astronomi Rasathanesi olma çabaları içine girdiği anlaşılmaktadır. Bunun kanıtı ise, 1872 yılında yayınlanan Salname, bir astronomi takvimi olup, bu salnamede gezegenler, kuyruklu yıldızlar, yıldız zamanının güneş zamanına dönüştürülmesi, enlem tayini gibi konulardan bahsedilmektedir.
Rasathanenin arşivi incelendiğinde, zamanın tam olarak tespiti, mühendisler ve denizciler için zorunlu olan o zamanın ifadesiyle “mıknatıs iğnesinin denklinasyonu” gibi elemanların ölçüldüğü anlaşılmaktadır.
Bu rasathanedeki aletler daha sonra Maçka Topçu okulunun karşısındaki binaya nakledilmiş ancak 12 Nisan 1909 (31 Mart) ihtilalinde şeriatçı askerler tarafından Rasathane tüm aletleri ile beraber tahrip edilmiştir.

2- 1911-1982 RASATHANE-İ AMİRE ‘ DEN KANDİLLİ RASATHANESİ ‘ NE :
12 Nisan 1909 ihtilalinden sonra kurulan Hükümetin Milli Eğitim Bakanı Emrullah Efendi, 21 Haziran 1910 tarih ve 1076 sayılı yazısı ile Fatin Hoca(Gökmen) ‘ i yeni kurulacak olan Rasathane Müdürlüğüne tayine etmiştir.
Fatin Gökmen yaptığı incelemeler sonucunda, İcadiye tepesini(bugünün Rasathane yeri) Rasathane yeri olarak seçmiştir. O zamanlar İcadiye tepesinde Boğazlar Komutanlığı’ na ait bir topçu birliği ile yangın haber verme memurlarının oturduğu bir kagir kule ile iki ufak odadan ibaret bir bina bulunuyordu.
4 Eylül 1910 ‘da topçu birliği, daha sonra da yangın haber verme memurları bölgeden ve binadan ayrılmışlardır. Milli Eğitim Bakanlığı’ nca verilen bütçe ile mevcut binanın düzenleme işine başlanmış ve birinci sınıf Meteoroloji İstasyonu için gerekli aletlerin siparişine gidilmiştir. Kısa bir sürede sağlanan aletlerle 1 Temmuz 1911’ den itibaren sürekli ve sistematik meteoroloji faktörlerinin ölçüm ve kaydına başlanmıştır.
Kuruluş yıllarında yapılan meteoroloji gözlemlerinden yararlanılarak her gün İstanbul için hava tahmini raporu hazırlanmış, seksant ile yapılan gözlemlerle kronometreler ayarlanarak doğru saat ayarı telefonla PTT ve DDY idarelerine verilmiştir.
1912 yılında askeri uçakların hareketini düzenleyecek meteorolojik bilgilerin elde edilmesi amacı ile bir “Umumi Havaiye Müfettişliği” kurulmuştur. Birinci Dünya Harbinin sona ermesi üzerine Milli Eğitim Bakanlığı bu örgütü sivil ihtiyaçları karşılamak amacıyla “Tetkikatı İklimiye Müfettişliği” adı ile bir daire kurmuş ve Rasathane-i Amire’ ye bağlamıştır.
Cumhuriyeti takip eden yıllarda, resmi yazışmalarda bir süre Rasathane-i Amire adı kullanılmıştır. Harf devrimini takip eden yıllarda Rasathane’ nin adı “Maarif Vekaleti Hey’et ve Fiziki Arzi İstanbul Rasathanesi” adını almıştır. Rasathane arşivinde yapılan araştırmada, ilk defa 1936 yılında resmi olarak Kandilli Rasathanesi adının kullanıldığı görülmüş, 1940 yılından sonra da “KANDİLLİ RASATHANESİ, Astronomi ve Jeofizik” adını almıştır.
Cumhuriyet Hükümeti kuruluncaay dek Rasathane-i Amire’de önemli hiçbir gelişim olmamıştır. Ancak Cumhuriyet Hükümetlerinin kültür sorunlarını ele almaya başladıktan sonra, Rasathane bir plan çerçevesinde şekillenmeye başlamıştır.
1926 yılında sağlanan ödenekle dürbün binasının temeli atılmış, 1933 yılında dürbün binasının üst katı bitirilmiş ve kubbe içindeki pilyesi üzerine ekvatoryal dürbün yerleştirilmiş ve bina 1935 yılında hizmete açılmıştır.
1926 yılında ilk deprem kayıt sistemi kurulmuş, bu sistem 1948 yılında geliştirilerek yenilenmiştir.
1937 yılında mıknatıs aya binası ile variometrelere ait kavın inşaatına başlanmış ve 1938 yılında tamamlanmış ve daha sonraki yıllarda kayıt alınmaya başlanmıştır.

3- 1982’ DEN BU YANA
Ülkemizin bu en köklü bilimsel kuruluşu, Boğaziçi Üniversitesinin bünyesinde bir enstitü haline dönüşünce, görevlerinde genişleme, organizasyonunda yenilenme olmuştur.
Depreme dönük çalışmalar ilk hedef olmuş ve araştırma uygulama çalışmaları üç anabilim dalında (Deprem Mühendisliği, Jeodezi ve Jeofizik) yüksek lisans ve doktora eğitimiyle bütünleştirilmiştir. Bu şekilde deprem konusunda gözlem, eğitim, araştırma ve uygulama faaliyetlerini tek bir bünye altında toplayan ilk kuruluş özelliğini kazanmıştır.
Bu çerçevede; Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü (KRDAE) Türkiye’ nin her bölgesinde yeni deprem istasyonları kurmakta ve Türkiye Deprem Şebekesini sürekli geliştirmektedir. Bu deprem şebekesinden KRDAE’ ye gelen sürekli bilgi vasıtasıyla yurdun herhangi bir bölgesinde meydana gelen bir depremin yerini ve büyüklüğünü çok kısa bir sürede belirleyip gerekli mercilere bildirmektedir. Halihazırda, on-line, leased- line,radio-link, dial-up ve sabit deprem istasyonu sayısını 50’ ye ulaştırmıştır.Bunlardan ikisi Kıbrıs’ ta çalıştırılmaktadır.
KRDAE aynı zamanda uluslararası işbirliği çerçevesinde nükleer patlamaları denetleyen bir kuruluş olup bu konu ile ilgili Ulusal Veri Merkezi görevini de yürütmektedir.Bu amaçla Türkiye’ de kısa ve uzun periyotlu dizinler (array) çalıştırmakta, elde edilen verileri Uluslararası Veri Merkezlerine göndermekte, nükleer patlamaları belirleyerek yeni yöntemler denemekte ve gerekli altyapıyı kurmaktadır.
KRDAE, İstanbul ve civarında 60’ a yakın kuvvetli yer hareketi kayıtçısı çalıştırmaktadır. Kuzey Kıbrıs’ ta Yakın Doğu Üniversitesi ile işbirliği yaparak 5 istasyonlu bir dizin kurmuştur. İstanbul’ da Ayasofya Müzesi ve Süleymaniye Camiisine ve de yüksek bir binaya deprem aletleri yerleştirerek binaların deprem esnasındaki davranışları gözlenmektedir. Artçı sarsıntı ve bazı özel amaçlı projeler için 12 adet kuvvetli yer hareketi kayıtçısından yararlanmaktadır. Birçok önemli köprü ve barajlara da kayıtçıların konması için gerekli hazırlıklar yapılmaktadır.
Ayrıca, KRDAE’ deki Astronomi, Meteoroloji ve Manyetizma Gözlem Birimlerine güncel teknoloji getirilmiştir.
Aşağıda KRDAE’ nin yürüttüğü bazı önemli projeler verilmektedir:
1. Kuzey Anadolu Fay Kuşağının Batı Uzantısında Depremleri Önceden Belirleme Projesi :
Yer manyetik ve elektrik alanlarını, radon yayınımı, yer çekim alanını, mikrosismik etkinliği, güncel yer hareketlerini ve tarihsel yer hareketlerini gözlemek için gerekli bütün donanımları kullanmaktadır.
2. Tarihi Binaların Deprem Davranışları Projesi :
Princeton Üniversitesi, ABD ile işbirliği yaparak Ayasofya Müzesi ve Süleymaniye Camiisinin depreme karşı gösterdikleri davranışlarını araştırmaktadır. Yapılan dinamik testlerin yanında yapılar tamamen aletlerle donatıldı ve binaların deprem davranışları sürekli gözlenmektedir.Ölçülen tepkiler doğrusal ve doğrusal olmayan bilgisayar modelleri ile geliştirilerek simule edilmektedir. Binaların temellerini araştırmak için sismik ve gravimetri çalışmaları yapılmıştır.
3. Büyük Şehirlerin Deprem Master Planlarının Geliştirilmesi :
Valiliğin isteği üzerine İstanbul için Deprem Master Planı geliştirilmektedir. Bu amaçla deprem risk analizi, risk altında olan fiziki ve sosyo-ekonomik birimlrin belirlenmesi, olası hasara mağruz kalan yerlerin belirlenmesi, deprem hasar senaryolarının geliştirilmesi ve hasarı en aza indirgemek için en uygun önleölerin alınması çalışmaları yürütülmektedir.
İlgili Kişi :
Adres1 :Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü
Adres2 :Çengelköy/İstanbul
Posta Kodu :34684
Telefon :0216 516 36 00
Faks :

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder