ARTVİN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ARTVİN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ekim 2011 Cuma

26 Eylül 2010 Pazar

Artvin'de Tarih

Artvin’in eski bir yerleşim yeri olduğu bilinmekle beraber, yörede yeterli araştırma yapılmadığından tarih öncesine ait bilgiler yetersizdir. 
 Ancak, çevrede yapılan kazılar ve yol yapımı sırasında ortaya çıkan buluntulardan MÖ.3000’lere kadar inen Tunç Çağına ait bazı yerleşme izleri ile karşılaşılmıştır.
İlk yerleşenlerin kimliği konusunda da yeterli bir bilgimiz bulunmamaktadır. 
Bununla birlikte, Artvin yöresine ilk yerleşenlerin MÖ.2000’lerde Orta Asya’dan gelen Hurriler olduğu bilinmektedir.

Artvin Sivil Mimari

Artvin'den Bir Yayla Evi













Artvin sivil mimari örnekleri kırsal kesimde dağınık bir yerleşim düzeni göstermektedir. Bu bakımdan bir çok sivil mimari örneği ilin vadi ve tepelerinde ayrı yapılar halindedir. Buradaki konutların çevresinde bahçeler ve tarım alanları ağır basmaktadır. Evlerin çoğunda birinci katların yapımında taş kullanılmış, üzerine kerpiç veya ahşaptan ikinci katlar yerleştirilmiştir. Taşın kolay bulunmadığı bölgelerde ise evler, ağaç kazıklar üzerine oturtulmuştur. Bu bölümler hayvan barınakları için kullanılmışsa da gerçekte iklimin yağışlı ve nemli oluşundan ötürü sel ve su baskınlarından evlerin korunması amacıyla böyle bir plan düzeni uygulanmıştır. Yaylalardaki bu evlerin yanlarında üzerleri örtülü, çevresi ot ve saman deposu olan ek yapılar da bulunmaktadır.
Artvin il merkezinde bulunan ve günümüze ulaşabilen evler genellikle iki katlıdır. Bunların da temelleri moloz taştan ve kaba taştan yapılmıştır. Birinci katlar taş duvarlı olup, bunların üzerine ağaç direklerin yardımıyla kerpiç ve çoğu kez de tuğla kullanılmıştır. Üst örtüler geniş saçaklı olup, çatı altı kirişlerinde yağmurun fazla yağmasından ötürü koruyucu olarak ince kütüklere yer verilmiştir.
Artvin Evlerinden Bir Örnek
























Evlerin ilk katı bir taşlık çevresinde, mutfak, depo, kiler gibi bölümler; üst katlarda ise bir sofa etrafında sıralanmış odalardan oluşmaktadır. Bu odalar dikdörtgen pencereler ve üzerlerindeki tepe pencereleri ile aydınlatılmıştır. Çoğunlukla ahşap malzemeye önem verilmiş, kapı, dolap ve pencerelerde son derece güzel ağaç işçiliği gözlenmektedir.
Artvin evlerinin bir özelliği de Serender ismi verilen ek yapılardır. Serenderler genelde tüketime yönelik besin maddelerinin bozulmadan uzun süre saklanması için yapılmış olan yapılardır. Ahşap veya taştan yapılan serenderler çoğu kez dikdörtgen olup, temel duvarları üzerine, köşelere yarım geçmelerle birleştirilmiş taban ağaçları yerleştirilmiş ve sonra bunların etrafı üst yüzeyi konik, teker adı verilen tahta tekerlekler takılmıştır. Bu tekerlerin özelliği de direklere kolaylıkla tırmanabilen kemirgenlerin ambarlara girmesini önlemektir. Serenderlerde hava sirkülasyonunu sağlamak için ızgara döşemelere önem verilmiştir.

Zeytinlik Kaplıcası

İl merkezinin 5 km güneyinde Zeytinlik köyündedir. Mide ve bağırsak hastalıklarına iyi gelmektedir.

Ciskara Maden Suyu

İl merkezine 20 km uzaklıktadır. Romatizma hastalıklarına iyi gelmektedir.

Artvin Şehir Hamamı

Artvin Çarşı Mahallesi’nde bulunmaktadır. Dört eyvanlı ve dört köşede soyunma hücreleri olan tipik bir Osmanlı hamamı olup, büyük olasılıkla XVIII. yüzyılda yaptırıldığı sanılmaktadır. Günümüzde işlevini sürdürmektedir.

Bu hamamın dışında Ardanuç ilçesi, Adakale Mahallesi’nde ve Yusufeli ilçesi Kılıçkaya Beldesi’nde geç Osmanlı dönemine ait terkedilmiş durumda iki küçük hamam daha bulunmaktadır.

Kaçkal Manastırı

Kaçkal Manastırı















Kaçkal Manastırı, Artvin’in Alabalık Köyü’nde, Bagratlıların hüküm sürdüğü dönemde Rahip Grigor Kanzda tarafından VIII.yüzyıl sonunda kurulduğu o döneme ait yazılı kaynaklardan anlaşılmaktadır.
Manastır yer yer tahrip olmasına rağmen günümüze ayakta gelebilmiş olup, kullanılmamaktadır.

Pırnallı Manastırı

Pırnallı Manastırı














Pırnallı Manastırı, Bagratlı (Gürcü) Kralları’ndan I. Aşot’un torunu Prens Khaohi Kral Gurgen zamanında yaptırılmıştır.
Artvin’in Bağlık mezrasında, iki vadi arasında, kuzeyden güneye doğru alçalan bir sırt üzerinde kurulmuştur.
Kilise, şapel, çeşme ve çan kulesinden oluşan manastırın çevresinde halkın yaşadığı evler bulunmaktadır.

Hamamlı Manastırı (Kilise-Camii)

Hamamlı Manastırı (Kilise-Camii)















Hamamlı Manastırı Artvin’in merkezindeki Hamamlı Köyü’nde bulunmaktadır. Manastırın kitabesinden İberya Krallarından Sumbath (945-958) tarafından mimar Gabriel’e yaptırılmıştır.
X.-XIV.yüzyıllarda manastır olarak işlevini sürdüren yapı, XVI.yüzyılda camiye dönüştürülmüştür.
Günümüzde cami olarak kullanılan yapı, 1958 yılında kısmen tamir geçirerek, son şeklini almıştır. Manastır işlemeli güneş saatiyle tanınmıştır.

Bağcılar Manastırı

Bağcılar Manastırı














Bağcılar Köyü girişindeki meyilli arazi üzerinde kurulan Manastır, köyün ismi ile tanınmıştır.
Kuruluşu ile ilgili yeterli bilgi bulunmamaktadır. Günümüze oldukça harap bir durumda gelmiştir.

Çoruh Vadisi

Çoruh Vadisi
















Çoruh Vadisi, kretase, kristalin şistler, granit, eosen flişleri ve volkanik maddelerden oluşmuştur. Genellikle dar ve derin boğazlar halinde ilerler. Ancak Çoruh Nehri, yumuşak yapısı nedeniyle, enine aşındırmalarla bazı yerlerde vadisini genişletmiştir. İl sınırları içerisindeki uzunluğu yaklaşık 150 km’yi bulan Çoruh Vadisi, iki bölümden oluşur. İlk bölümü, il sınırlarına girdiği Yusufeli ile Zeytinlik bucağı arasında kalan bölüm olup, yaklaşık 100 km uzunluğundadır. Yusufeli’ye doğru yer yer genişleyen vadi tabanının en geniş yeri, Yusufeli ilçe merkezinin bulunduğu alandır. İkinci bölüm ise, Zeytinlik’ten başlayıp, kuzeye doğru 50 km uzanarak Borçka’dan geçer. Vadi, Gürcistan sınırında son bulur. Bu ikinci bölüm, daha dar ve derindir. Ancak, Muratlı (Maradit) bucağı yakınında genişlemeye başlayarak Gürcistan topraklarına uzanır.
Çoruh Nehri'nde Treking














Zeytin, fıstık çamı ve diğer Akdeniz ikliminde yetişen bitki örtüsünü içinde barındıran Çoruh Vadisi, ilginç jeolojik ve jeomorfolojik yapısı ile görülmeye değer yerlerdendir.
Dünyanın en hızlı akan nehirlerinden biri olan Çoruh Nehri, rafting ve nehir kanosu için ideal bir parkur oluşturur. Çoruh Nehri'ne paralel uzanan Kaçkar Dağları da trekkingçiler için eşine az rastlanır yürüyüş olanakları sunar.

Hatila Vadisi Milli Parkı

Hatila Vadisi Milli Parkı















Artvin İl Merkezinden 10 km.lik stabilize bir yol ile ulaşım sağlanmaktadır. Hatila Vadisi’nin gerek ilginç jeolojik ve jeomorfolojik yapısı ve gerekse özgün bitki toplulukları yöreye ülkemizde nadir rastlanan bir alan özelliğini vermektedir.Ayrıca bu doğal öğelerin birleşimi sonucu eşsiz peyzaj güzellikleri ortaya çıkmaktadır.
Hatila Vadisinin genel karakteri; V tipi, dar tabanlı, genç vadi özelliğindedir. Vadi boyunca litolojik farklılıklardan kaynaklanan eğim kırıkları ortaya çıkmıştır. Bu eğim kırıkları, akarsuda şelalelerin oluşumunu sağlamıştır. Vadi yatağının derine aşınmasının, yana doğru açılımından daha kuvvetli olmasından dolayı vadi yamaçlarının eğimi %80 bazı kesimlerde de %100'e ulaşır. Yamaçların fiziksel parçalanma ve kütle hareketleri, yan dere ve heyelanlarla işlenmesi sonucu vadide çok sert bir topografya ortaya çıkmıştır. Bu topografya, vadinin orta kesimlerinde kanyon ve boğaz oluşumunu sağlamıştır. Vadinin orta ve yukarı ağzında çok zengin ve yoğun olan vejetatif örtü; bünyesinde çok çeşitli bitki türlerini barındırmaktadır. Bu bitki türler içerisinde dikkati çeken belirgin özellik, genel olarak Akdeniz iklim karakterini yansıtmasıdır.  Ayrıca bitki türleri içerisinde endemik karakterde olanlar da vardır. Bu türlerin sayısı 500'ü geçmektedir.
Hatila Vadisi, zengin bir fauna da içermektedir. Bu fauna içerisinde en çok rastlanan türler; ayı, domuz, tilki, porsuk, yaban keçisi, sansar, atmaca, kartal, çakal, dağ horozu, Hopa engereği ve alabalıktır.

Gorgit-Efeler Tabiatı Koruma Alanları

Gorgit-Efeler Tabiatı Koruma Alanları










Doğal yaşlı ormanı, her biri anıt olma özelliğine sahip ağaçları bünyesinde barındıran ve dünya doğal koruma kriterlerinden son derece önemli parametre olan Doğal Eski Ormanlardandır. 3200 mm. Yıllık yağış ve sürekli bağıl nemin egemenliği altında derin vadiler boyunca yükselen bakir bitki örtüsü ile bir Yağmur Ormanı Ekosistemidir.

Sahara-Karagöl Milli Parkı (Şavşat)

Sahara-Karagöl Milli Parkı









Şavşat İlçesi sınırları içinde bulunan Karagöl-Sahara Milli Parkı iki ayrı sahadan oluş- maktadır. Sahara, Şavşat ilçesine 17 km. uzaklıkta olup Şavşat-Ardahan Karayolu üzerindedir. Orman örtüsü, ladin ve göknarlardan meydana gelmiştir. Yörede antroprojen step karakterinde sahalar geniş alanlar kaplamaktadır. Kocabey yaylası ve çevresinde alpin zona ait bitki türlerine rastlanmaktadır.

Hatila Vadisi Milli Parkı (Merkez)

Artvin İl Merkezinden 10 km.lik stabilize bir yol ile ulaşım sağlanmaktadır. Hatila Vadisi’nin gerek ilginç jeolojik ve jeomorfolojik yapısı ve gerekse özgün bitki toplulukları yöreye ülkemizde nadir rastlanan bir alan özelliğini vermektedir.Ayrıca bu doğal öğelerin birleşimi sonucu eşsiz peyzaj güzellikleri ortaya çıkmaktadır.

Kafkasör Turizm Merkezi

Kafkasör Yaylası














Kafkasör Yaylası, Artvin şehir merkezinin 10 km güneybatısında bulunmaktadır. Alan 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’na göre Turizm Alanı olarak ilan edilmiştir.Yaylanın yüksekliği 1250 m´dir ve ormanlarla çevrilidir.
Altyapı hizmeti götürülmüş olan yaylada Artvin Belediyesi tarafından yaptırılan 80 yatak kapasiteli bungalovlar bulunmaktadır.
Kafkasör Yaylası, her yıl Haziran ayının son haftası gerçekleştirilen Kafkasör Kültür ve Sanat Festivali´ne ev sahipliği yapmaktadır. Festival çerçevesinde boğa güreşleri, karakucak güreşleri, folklor gösterileri, müzik şölenleri düzenlenmektedir. Özellikle Haziran ayının son haftasında yapılan ve 3 gün süren Boğa Güreşleri etkinlikleri, yerli ve yabancı turistler tarafından yoğun ilgi görmekte, festival havasında geçmektedir.