MAĞARALAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MAĞARALAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Temmuz 2022 Perşembe

Tınaztepe Mağarası, Seydişehir, Konya

Tınaztepe Mağarası, Seydişehir, Konya
Tınaztepe Mağarası, Konya'nın Seydişehir İlçesi sınırları içerisindedir.
Seydişehir-Manavgat (Antalya) yolunun 25. km'sinde, ana yol üzerinde bulunmaktadır.
Seydişehir İlçesi Gidengelmez dağlarının eteğinde yer alan mağara 22 km. uzunluğunda olup 1580 m.lik bölümü ziyaretçilerin gezebilmesi için düzenlenmiş bulunmaktadır. 

3 Temmuz 2022 Pazar

Dedeler Köyü Ashâb-ı Kehf Mağarası, Tarsus, Mersin

Ashâb-ı Kehf Mağarası, Mersin'in Tarsus İlçesi'ne bağlı Tarsus'un 12 km kuzeyindeki Dedeler Köyü'nde, Encülüs Dağı'nın eteklerinde yer almaktadır. 
Dünyanın birçok yerinde mekan bulan “Yedi Uyurlar İnanışının”  Anadolu’daki en mühim merkezi Tarsus’taki “Eshab-ı Kehf Mağarası’dır.” 

7 Haziran 2011 Salı

Ballıca Mağarası Resimleri



Ballıca Mağarası Hakkında Geniş Bilgi

 Ballıca Mağarası, Tokat'ın 26 km. güneybatısında bulunan Pazar ilçesinin 7 km. güneydoğusundadır. Tokat-Mağara arası 33 km.'dir. 680 metre uzunluğunda, +19 -75 metre ve olmak üzere toplam 94 metre yüksekliğindedir. Mağara yarı yatay, yarı dikey olarak birbirine bağlı beş kat ve sekiz büyük salondan oluşmakla birlikte bazı bölümlerinde oluşumlar hala devam etmektedir.Yaz kış ortalama 18 derece sıcaklığın hüküm sürdüğü Ballıca Mağarasının en önemli karakteristik özelliği, Türkiye'de hiçbir mağarada bulunmayan soğan sarkıtlarından meydana gelmesidir. Mağaranın değişik yerlerinde koloniler halinde yaşayan "cüce yarasalar" en belirgin canlı grubunu oluşturur. Mağara içindeki sarkıt ve dikitlerin güzelliği ise ayrı bir turistik değer oluşturmaktadır.
Ballıca Mağarası kristalleşmiş kireçtaşlarından meydana gelmiştir.Sınırlı kireçtaşı oluşumu göz önüne alındığında, mağaranın hacmi inanılmaz derecede büyüktür.Buradaki kireçtaşlarının yatağı yoktur;özürlü ve kırılmıştır ayrıca çatlaklar kalsiyum karbonatla doldurulmuştur.
 Kireçtaşı %96 kalsiyum karbonattan oluşmuştur.Bu taşın karstik yapısı karsit çukurları, yutak delikleri, ara-lıklı satıhlarda oluşmuş havalandırma bacaları ve klintleri içerir.Kireçtaşının kırık yapısı ve kimyasal oluşumu karstikleşme kontrolünün ve mağaradaki sütun,sarkıt ve dikitlerin şekillenmesinin ana faktörleridir.Mağara (KD-GB(l) ve KB-GD(2)) Kuzeydoğu-Güneybatı(l) ve Kuzeybatı- Güneydoğu(2) istikametine yönelen iki ana galeriyi ve bu galerilere açılan oda ve salonları kapsar.2.Kattaki galerinin normal fay serilerine bağlı olarak kademe kademe seviyesi azalırken 1.Galeri taşdamlalı bir zeminden oluşur.Mağaradaki düşmüş bloklar bölgesel depremler sonucu kırılmış olabilir, l .Galeride sarkıtlar, dikitler, kolonlar, sarkan taşlar, perdeler, makarna biçimli sarkıtlar, damlataşları, havuz-lar ve mağara incileri bulunur.Bütün bu mağara oluşumu tipleri ve (benzersiz dikitlerle) 6.5 metrelik bir sarkıtı da kapsayan birçok farklı çeşitteki sarkıt şekilleri 2.Galeride de bulunur.

Arka arkaya oluşan karstik ve tektonik depremlerin mağarayı bütünüyle etkilediğine dair kanıtlar bulunmuştur.
En belirgin bulgular ise: 
a)Mağara içerisinde sızıntı sulardan kaynaklandığına inanılan yüzeysel travertenlerin varlığı;
b)Fay boyunca devam eden mağara girişi;
c)Mağaradaki düşmüş bloklar;
d)Kalm sütunlardaki yatay kırık izleri;
e)Uzun zamandır Çöküntü Salonu seviyesinde kalan yeraltı suyu ve duvar içlerindeki görülebilen yatay çizgilerin işaret ettiği ikincil maden oluşumları;
f)Yeni Salonun aşağı bölümlerindeki serbest sarkıtlar ve uzun dikitlerdir.
Ballıca mağarası büyük bir olasılıkla 3.4 milyon yıl önce oluşmaya başlamış ve bölgesel iklim şartlarına bağlı olarak son zamanlara kadar gelişimini devam ettirmiştir.Yüzey jeolojisi ve mağara haritalandırma çalışmaları Ocak 1992'de başlamış ve Ocak 1995'te tamamlamıştır.Mağara galerileri Mağara Araştırma Derneği tarafından 1992'de haritalandırılmıştır. Sonraki hari-talandırmalar, Türkiye Maden Tetkik ve Araştırma'nın (MTA)genel yönetimi altında, 1994'te Mağara Araştırma Projesi'ne bağlı bir takım tarafından yürütülmüştür.Tamamlanmamış orijinal harita yapılırken derlenen MTA haritasından destek alınmıştır.Ballıca Mağarası Tokat Dağı'nın başkalaşmış şistleri üzerinde uzanan karstik kristal kireçtaşıyla oluşmuştur.Mağaranın içerisinde yer alan kristalleşmiş kireçtaşı kütlesinin yüzey alanı yaklaşık 30 hektardır.Tektonizm ve karstikleşmenin sonucu olarak, bu oluşumun derin yerlerindeki çözelti boşlukları mağaraya bir yükselti sağlamıştır.Kireçtaşlarının sınırlı yüzey boyutuna rağmen bilinen mağara 680m. uzunluğunda ve geniş kapsamlı karstikleşme gösteren 6.500 metrekarelik bir alanı kaplamaktadır.
Bu çalışma Ballıca Mağarasının hidrojeolojik ve mağara özelliklerini test etmek üzere başlatılmıştır. Çalışmaların sadece bu safhasının tamamlanmasına rağmen, mağara birçok ziyaretçiyi çekmeye devam edecektir, çünkü mağaranın her bölümü mağara şekilleri açısından oldukça zengindir.

Paleozoik Tokat Dağı'nın kahverengi,yeşil-sarı ve siyah şistleri Ballıca mağarası'nın etrafındaki alanın büyük bir bölümünü kaplar. Birimdeki şistli yüzey yatağından farklıdır.Şistler lepidogranoblastik bir dokuya sahiptir ve genelde fîlit, klorit,kuvarz,şist ve kalk şist tipleri vardır (Abbas Novınpour,1993).Bunlar temel olarak basınçtan dolayı bükülen kalsiyum karbonatla kuvarz kalsiyum karbonat, klorit ve serisit madenleri içerir.Kuvarz kristalleri katalistik bir doku gösteren kısmen ince çatlaklar halindedir.Kırık ve çatlaklar ikincil kalsiyum karbonatla doldurulmuştur.
Ballıca Mağarası'ndaki yer altı suyu meteorik kaynaklıdır ve kireçtaşı çıkıntılarından süzülen yağmur suyu ve kireçtaşım kesen İnderesi'nden dökülen yüzey sularım içerir. Yer altı suyu mağarada göletleşmiş gibi görünmektedir; Ocak 1992'de mağaranın en derin bölümünde, girişten 75 m aşağıdaydı.

Kristal kireçtaşları beyaz,bej ve soluk gri'dir. Bunların çoğunlukla şistlerin üzerine uzandıkları gözlemlenir,ama bazı durumlarda da takoz şeklinde oluşurlar. Yatak yüzeyleri bulanıktır ve kireçtaşları kırık yapılarla doludur. Çok yoğun bir şekilde karstikleşmişlerdir.Karstikleşmeyi yönlendiren kırıklar yağmur suyunun kendine çok derinlere nüfuz ederek bir rota belirlemesinden dolayı genellikle dikeydir. K30°B(1) ve K47° D(2) şeklinde sıralanmış iki ana kırık sistemi kireçtaşlan figüründe haritalandırılmıştır.
Eski karstik yapılar tarafından şekillendirilen traverten tortulan aynı zamanda mağaranın etrafındada bulunmuştur.Traverten tortu eğimleri, topografık eyimler, eski kaynak su akıntılarıyla birlikte devamlı güney batıya doğru yönelir.Ballıca köyü etrafında oluşurlar.

Çalışma alanına en yakın hava kayıtları noktası Eylül 1995'te operasyonlarını bitiren Turhal Meteoroloji Rasathanasi'ydi. 1990-95 araştırma döneminde en yüksek yıllık yağış miktarı 498.6 mnı'di. 1995'in ilk sekiz ayın-da toplam yağış miktarı 296.5 mm'di. 1995'te yıllık yağış miktarmmsa ortalama 350-400 mm civarında olduğu sanılıyor. 1933-90 arasında düşen ortalama yıllık yağış miktarı ise 413.4 mm'di (Şekil 4) ve çalışmalar sürecinde de ortalama yıllık yağış miktarı hemen hemen aynıydı. Sonuç olarak, 1933-95 yılları arasındaki yağış miktarı şablonunda hiçbir aşın değişiklik olmadığı Sonucuma varılmıştır

Ballıca Mağarası'ndaki yer altı suyu meteorik kaynaklıdır ve kireçtaşı çıkıntılarından süzülen yağmur suyu ve kireçtaşım kesen İnderesi'nden dökülen yüzey sularım içerir. Yer altı suyu mağarada göletleşmiş gibi görünmektedir; Ocak 1992'de mağaranın en derin bölümünde, girişten 75 m aşağıdaydı.

Çalışma alanına en yakın hava kayıtları noktası Eylül 1995'te operasyonlarını bitiren Turhal Meteoroloji Rasathanasi'ydi. 1990-95 araştırma döneminde en yüksek yıllık yağış miktarı 498.6 mnı'di. 1995'in ilk sekiz ayın-da toplam yağış miktarı 296.5 mm'di. 1995'te yıllık yağış miktarmmsa ortalama 350-400 mm civarında olduğu sanılıyor. 1933-90 arasında düşen ortalama yıllık yağış miktarı ise 413.4 mm'di (Şekil 4) ve çalışmalar sürecinde de ortalama yıllık yağış miktarı hemen hemen aynıydı. Sonuç olarak, 1933-95 yılları arasındaki yağış miktarı şablonunda hiçbir aşın değişiklik olmadığı Sonucuma varılmıştır

Ballıca Mağarası'ndaki oluşumları incelerken, galeriler en iyi şekilde iki bölüm halinde çalışıldı.Galeri (Kuzeydoğu-güneybatı hizasında) ve2.Galeri(kuzeybatı-güneydoğu hizasında).Her iki galeri farklı özelliklere sahiptir. 1.Galeri tektonik hareketlere bağlı olarak düzensiz bir şekillenme sergiler. 2.Galeri ise derece derece azalan yapısal bir seviyelerime gösterir.Bölgedeki diğer mağaralardan farklı olarak Ballıca Mağarası'ndaki 2.Galeride olağanüstü yapılar kaydedilirken 1. Galerideki yapıların diğer bir çok mağarada da yaygın olduğu gözlemlenmiştir.

Çeşitli tiplerde geniş kapsamlı ikincil oluşumlar mağaranın girişinden bitimine kadar her yerde bulunmaktadır. Bütün bu sarkıtlar (drapeli, damlataşlı, makarna-şekilli, paraşüt-şekilli, soğan-şekilli, pırasa-şekilli), dikitler, kolon-lar, sarkan yapılar, havuzlar ve mağara incileri gerçekten çok önemlidir. Pasajlar ve sözde salonlar çoğunlukla tektonik hatlarla kesilmiştir ve böylece ya aniden yönlerini değiştirirler yada seviyeleri gittikçe azalır. Çünkü kolonlar genellikle kırık hatlar boyunca şekillenmiştir ve Büyük Damlatatlar Salonu'nda kaydedilen çizgisel yapılar sergilerler. l.Galeri'de arızalı bloklar yaygındır ve bazı bloklarda dikit ve kolonlar oluşmuştur. Faylar gösteriyor ki muhtemelen mağaranın bugünkü şeklini almayı başardıktan sonra kolonların bazı yerlerini sismik hareketler etkilemiştir. Büyük Damlatatlar Salonu'nun kenarlarındaki küçük havuzların tabanları mağara incileriyle kaplıdır. Bu salondan dikey pa-sajlarla geçilen Çamurlu Salonu bloklar, sarkıt ve dikitler ve küçük havuzlar içermektedir. Mağaranın en yüksek noktasındaki (+19 m) Fosil Salonu aynı zamanda Büyük Damlatatlar Salonuna bağlanır ve tabanında bloklar oldukça yaygındır. Muhtemelen mağarada oluşan ilk salon budur. Yarasalar Salonuna ise Fosil Salonundan girilmekte ve buranında tabanı bloklaşmış ve 1.Galerinin tipik özelliklerini yansıtmaktadır

1. Galeri, 2.Galeri'den eğimli bir tabana sahip olan Çöküntü Salonuyla ayrılmaktadır. Bu salonun taban seviyesi mağara girişine oranla 35 m.'dir ve Bloklu Mahzene bir iskele bağlantısı ile geçilir. Çöküntü Salonundaki duvarlar tamamıyla mağara oluşumlarıyla kaplıdır. Duvardan mağaranın merkezine kadar yatay hatlar boyunca oluşan mağara şekilleri, salonda çok uzun zamandan beri şu an ki girişten 32 m. aşağıda bulunan artan yeraltı suyu seviyesi olduğu-nu gösterir. Bu seviyenin altındaki 2.Galerinin karstik özellikleri çok yenidir. Çöküntü Salonunun ilerisindeki oluşumlar Sütunlar Salonuna doğru iri bloklar üzerinde oluşmuştur. Sütunlar Salonunun kuzeyinde havuzlar vardır ve bu salonun sütunları diğer salonlardakilerden daha iridir.

Sütunlar salonunun ilerisinde Mantarlı Salonu ve Yeni Salon vardır. Birincisi küçük ve çoğunlukla bloklarla kaplı ve 1-3 m. arasında yüksekliği olan bir sonraki Uçurumlu Mahzenine bağlıdır. Mahzen tabanının her yerine rastgele dağılmış düzensiz bloklar mağaranın bazı bölümlerinde yapılması gereken incelemelere kolay geçiş vermez. Manganez yoğunluğundan dolayı Uçurumlu Mahzenindeki sarkıt ve dikitler çoğunlukla gri ve siyah renktedir. Uçurumlu Mahzeni Büyük Damlatatlar Salonuna bağlıdır; tabi ki Bloklu Mahzende Çöküntü Salonuna bağlıdır.

Karstik özelliklerinden dolayı Yeni Salon Ballıca Mağarası'mn en ilginç bölümüdür. Diğer salonlardakilere ben-zer karstik özelliklerin yanı sıra, pırasa biçimli sarkıtlar, iri dikitler, serbest sarkıtlar (6.5m uzunluğunda) ve soğan biçimli sarkıtlar kaydedilmiştir(l-2. resimler ve Kapak Resmi).Mağaranın en alçak yerine şaft görünümlü bir rotayla Yeni Salondan geçilir ve farklı iki noktadan görülebilen yer altı suyuna şaft görünümlü bir iskeleden ulaşılır.
Yer altı sularının etkilendiği farklı oluşumlar:

1) Kolonlardaki yatay kırıklar;

2) İri dikit-serbest sarkıt oluşumu;

3) Yüzeyde oluşan travertenler, mağaranın bazı evre gelişmleriyle ilgili önemli bilgiler ,verir. Birinci maddeye, Çöküntü Salonunun tabanından 3nı. yukarıda sınırlı kalsiyum karbonat oluşumuyla belirlenmiş daha önceki yeraltı suyu seviyesi bir kanıttır.

Bu seviyenin net yüksekliği l .053 metredir ki aynı zamanda yeni yer altı suyu seviyesi (Ocak 1992) 1.010 metredir. Alçak akıntı rejimiyle nispeten sığ göletlerin varlığı veya ikinci maddede belirtilen sarkıtların altındaki statik seviye dikit oluşumunu engellemiş ama daha yüksek bir CaCOs birikimini engellememiştir. Traverten yüzeylerinin daha yüksek irtifaları arasındaki fark ve son zamanlarda oluşmuş yeraltı suyu seviyelerinin bu seviyeyi şimdikilerle eski korunmuş traverten çökeltileri arasında en az 11 Om azalttığım göstermektedir.

Ballıca Mağarasının asıl gelişimi yaklaşık 3.4 milyon yıl önce (Villafranchian dönemi) başlamış olabilir (Steininger ve arkadaşlan, 1996). Çünkü sular, soğuk ve yağmurlu dönemler sürecinde daha fazla COı içerir ve bunlar böyle za-manlarda daha kolay eriyebilir ve karbonat parçacıklarını daha kolay geçirebilir. Böylece daha sonraki gelişme hareketleri bölgesel iklim şartlarına paralel olarak değişir. Diğer tarafta mağara şekilleri devamlı gelişirken, girişin 75m altında-ki su dolu karstik şaft içerisinde hareketli gelişme devam etmektedir. Mağara şekilleri oluşumlarının yaşlarını belirlemek amacıyla yapılan izotop çalışmaları hala yürütülmektedir.

Bu yazı http://muammerkara.tripod.com/tokat/ballica.htm sitesinden alınmıştır.

Dünya'nın 8. Harikası Ballıca Mağarası

Tokat'a 24 km uzaklıkta bulunan Ballıca Mağarası, muhteşem bir doğa oluşumudurBallıca Mağarası {Tokat} Yan kolları ile birlikte 680 m uzunluğa sahip olan mağaranın en yüksek ve en alçak bölümü arasındaki yükseklik 94 m'yi bulmaktadırBallıca Mağarası {Tokat}

İçine girildiğinde değişik bölmeleri değişik yapıları çağrıştırmaktadırBallıca Mağarası {Tokat} Halk arasında yapılan yakıştırmalar da baz alındığında, mağaranın değişik bölümlerinin aldığı isimler,yapılan gözlemleri haklı çıkarır niteliktedirBallıca Mağarası {Tokat}

Havuzlu Salon, sütün ve sarkıtların oluşturduğu dar bir geçitten sonra büyük bir ormana açılırBallıca Mağarası {Tokat} Sarkıt dikit ve sütunların dev boyutlara ulaştığı bu Damlataş Ormanı'nda kırmızı ve siyahın her tonundan süt beyaza kadar varan renk cümbüşü insanı büyülemektedirBallıca Mağarası {Tokat} Büyük Damla taşlar Salonu'nunda demirin başka bir türü olan limonit, kayalara sarı rengi verirken, yeşil ve mavi renklerin nedeni bakırın türevleri olan azurit ve malakit maddeleridirBallıca Mağarası {Tokat}
Büyük Salon'dan çıkıldıktan sonra kuzey galeri ve salonlarına ulaşılırBallıca Mağarası {Tokat} Fosil Salon 18 m'lik bir inişle kuzeydeki son galeriye bağlanırBallıca Mağarası {Tokat} İçindeki yarasalardan dolayı Yarasalı Salon ismini de alan bu salonun uzunluğu 25-35m, genişliği 8-20 m arasındadırBallıca Mağarası {Tokat} Büyük blok ve kayaların bulunduğu Çöküntü Salonu, kuzey-güney yönünde gelişmiş büyük bir galeriye bağlanırBallıca Mağarası {Tokat} Dev sütunlarla çok sayıda salon ve odaya ayrılan ve Muhteşem Galeri olarak adlandırılan bu bölümde damla taşlar, soğana benzeyen (Soğan Salon) sarkıtlar yer almaktadırBallıca Mağarası {Tokat} Muhteşem Galeri büyük sütunlar tarafından üç belirgin salona ayrılmaktadırBallıca Mağarası {Tokat} Mantarlı Salon' da iri soğan sarkıtlar ile mantar şeklinde gelişmiş dikitler çok belirgindirBallıca Mağarası {Tokat}

Sütunlar Salonu (Dondurma Salon) tavanı 15 m yükseklikte muhteşem bir görünümdedirBallıca Mağarası {Tokat} Genç Salon mağaranın en yeni ve en son oluşmuş bölümüdürBallıca Mağarası {Tokat}
Mağaraların süzülmüş, polen ve tozlardan arınmış bol oksijenli havası astımlı hastalara iyi gelmekte, daha kolay nefes almalarını sağlamaktadırBallıca Mağarası {Tokat}

Mağara çevresindeki tesislerde yöresel el sanatları sergilenmektedir (İlginç El Baskısı ya da Serigrafi Yazmalar, ve Örtüler)Ballıca Mağarası {Tokat} Yöre kadınların pişirdiği Çökelekliler ve Tokat Kebabı'nın lezzeti, mağaranın muhteşemliğini perçinlemektedir

Mantarlı Salon


İri soğan sarkıtlar ve salona adını veren mantar şeklinde gelişmiş dikitler etkileyici bir görüntü yaratır. Damlalık sarkıtların en güzel örnekleri bu salonda bulunmaktadır.

BALLICA MAĞARASI

Ballıca Mağarasının İçinden Bir Görünüm
 MAĞARADA BULUNAN SALONLAR

5 Nisan 2011 Salı

Aynalı Mağara, Amasya


Aynalı Mağara, Amasya
Amasya çevre yolunun Samsun yönünden sağa ayrılan Ziyaret Beldesi yolu üzerinde şehir merkezine 3,3 km. uzaklıktadır. Kral Kaya Mezarlarının en iyi işlenmiş ve tamamlanmış olanıdır.

Yerden dört basamakla çıkılan 1.65 m. yüksekliğindeki mezar düz bir kayaya oyulmuştur. Genişliği 9.8 m. Yüksekliği 13 m. dir. Dış cepheden bakıldığı zaman usta bir taş işçiliği ile yapıldığı görülebilir. Mağaranın tamamı parlatılmıştır. Buraya "Aynalı Mağara" denmesinin nedeni de, güneş vurduğu zaman mağaranın cephesinin parlamasıdır. Büyük bir ihtimalle burası, mezar olarak değil de yerleşim ve ibadet amacıyla oyulmuşdur. Nitekim, mağaranın içinin çok geniş olması ve duvarlarda yer alan renkli resimler ve mağaranın alınlığında yazan "Büyük Rahip Tes" yazısı bu düşünceyi destekler.

Mağaranın içinde, biri dikdörtgen, diğeri kare biçiminde iki oda vardır. Dikdörtgen olanı asıl mezar odasıdır. Kare şeklindeki odada ise, XI.yüzyılda. Bizanslılar tarafında yapıldığı tahmin edilen renkli duvar resimleri bulunmaktadır. Tonoz kısmında altısı sağda, altısı solda olmak üzere on iki havari tasvirleri vardır. Kuzey ve güney duvarlarında ise bir takım kadınlı erkekli figürler bulunmaktadır. Doğu cephesinde ise Hz. İsa, Hz. Meryem ve Iohannes’ten oluşan Deisis kompozisyonu görülmektedir. Hz. İsa’nın on iki havarisinden birinin, Hıristiyanlığı bu mağarada yaydığı söylenmektedir.

30 Ocak 2011 Pazar

Oyma Yapay Mağaralar, Eğil, Diyarbakır

Eğil'de çok sayıda yapay mağara mevcut. Büyük bölümü Dicle Barajı'nın sularının altında kalan mağaralar, 'Deran' denilen bölgede bulunur. Su seviyesinden kurtulan mağaralar görülebilir. Kayalar oyularak meydana getirilen yüzlerce mağara, bir şaheser güzelliğinde.



17 Eylül 2010 Cuma

Kervansaray

Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde kısaca sözünü ederek, o zamanlar bir kısmının kullanılmadığını, bir kısmının da dükkân ve talebe hücresi olarak kullanıldığını kaydettiği bu yapının kervansaray olması kuvvetle muhtemeldir.
Avluyu çevreleyen hücreler ile arkasındaki üzerleri ayrı ayrı geniş tonozlarla örtülü mekanlar da bu savı destekleyici niteliktedir.

Altınbeşik Mağarası, Akseki, Antalya


Altınbeşik Mağarası












 



Akseki İlçesine bağlı Ürünlü köyünün doğusunda derin ve sarp Manavgat Vadisinin batı yamacında bulunur. Toplam uzunluğu 2500 m. olan mağaranın girişe göre en yüksek noktası 101 m. dir. Yatay ve kısmen aktif mağaradır. Mağaranın alt ve orta seviyesinin zaman zaman aktif olması nedeniyle kurak mevsimlerde de büyük ölçüde göletler oluşmaktadır. Üst seviye devamlı kurudur. Mağara havası çok rutubetli ve ortalama ısısı 16-18ºC civarındadır.

Altınbeşik Mağarası Türkiye’nin en güzel mağaralarından biridir. Çevrenin karstik topoğrafyası ve çam ormanları güzel manzara oluştururlar. Mağara çok uzun ve büyük bir yeraltı sisteminin çıkış ucunda bulunmaktadır. Kızılova, Kambos ve Söbücesuyunu çeken bu büyük sistem, Oruç Düdeni Mağarası altında Altınbeşik - Düdensuyu Mağarasında son bulur. Böylece bu büyük yeraltı su sistemi, kuş uçuşu 100 km.den fazla uzunluğu ile, dünyadaki en uzun ve büyük karst sistemlerinden biridir.

Aktivitesinin tamamen yitirmiş olan üst seviyede büyük kaya blokları dikkati çeker. Bunun yanında sarkıt ve dikitler vardır. Mağaranın girişinden itibaren ilk 200 m. mağaranın alt seviyesini oluşturur ve devamlı sular altındadır. Alt seviyenin bitiminde 40 m. lik dik bir çıkışı vardır. Bu çıkış ve bitişik duvarlar beyaz renkli kalın travertenlerle kaplıdır.


Antalya ve İlçelerindeki Diğer Mağaralar 


Damlataş Mağarası, Alanya, Antalya


Damlataş Mağarası














 

Alanya şehir içinde ve deniz kıyısında bulunmaktadır. Merkeze 3 km. dir. Uzunluğu 30 m. olan mağara kuru, yatay mağara tipindedir. 200 m’.lik bir alanı kaplamaktadır. Çok sayıda sarkıt ve dikitin eşsiz bir görüntü verdiği mağara 15 m. yüksekliktedir.

Karbondioksit gazı, yüksek ölçüde nem, düşük ısı ve radyoaktif havasıyla astım hastaları için son derece yararlıdır. Bu nedenle astım hastaları mağaranın en yoğun ziyaretçi gruplarını oluştururlar.

Mağaradaki sarkıt ve dikitlerin M.Ö. 20.000-15.000 yılları arasında meydana geldiği sanılmaktadır.


Antalya ve İlçelerindeki Diğer Mağaralar 

Gürleyik Mağarası, İbradı, Antalya


Gürleyik Mağarası












 





Aydınkent'e (İbradı) yaklaşık olarak 12-13 km. kadar kuzeybatıda bulunan Eynir Polyesi kenarında bulunmaktadır.
Mağaraya girişte ilk etapta 25m.lik bir ağızdan merdivenle inmek gerekir. Özellikle ilkbaharda bir hayli su bulunması nedeniyle ve mağara yüzeyinde çok keskin, sivri kalker uçlarının varlığı botla ilerlemeyi güç ve tehlikeli kılmaktadır.


Antalya ve İlçelerindeki Diğer Mağaralar