7 Haziran 2011 Salı

Tahtoba Köyü Kilisesi

Tokat il merkezine 25 km. mesafede, Tahtoba Köyü'nde bulunan yapı, tek nefli bir kuruluşa sahiptir. Günümüzde cami olarak kullanılmasına rağmen özgün plân ve mimarisini koruyan kilisenin mekânı, duvar payelerine oturan bir kemerle ikiye bölünmüş, giriş yönündeki hacim tonozla, naos ise kubbe ile örtülmüştür. Yapının inşa tarihini veren bir kitabesi veya kaydı bulunmamaktadır. Apsis bölümü dıştan üç kenarlı olan yapı camiye çevrildikten soma zemini yükseltilmiş ve batı cephesinde bulunan girişi iptal edilerek kuzey cephesinde yeni bir kapı açılmıştır.

Atatürk Evi

Mustafa Kemal'in milli mücadele yılları, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetin kuruluşu sırasında Tokat'a geldiğinde kalmış olduğu, 971.91 m² arsa ve 2 katlı ev Kültür ve Turizm Bakanlığınca 2001 yılında kamulaştırılmıştır. Kültür ve Turizm Bakanlığınca Atatürk evi Rölöve Restorasyon inşaatı tamamlanmış olup, teşhir ve tanzim işleri devam etmektedir.

Saat Kulesi, Tokat

Behzad Semtinde, kentin her yerinden görülecek şekilde 1902 yılında yapılmıştır. Kapısı güney yönünde olup yüksekliği 33 metredir. Kesme taştandır. ll. Abdülhamit’in padişah oluşunun 25. yılı için halkın yardımlarıyla Mutasarrıf Bekir Paşa ve Belediye Reisi Mütevellioğlu Enver Bey tarafından yaptırılmıştır. 1917 yılında alafrangaya çevrilen saat kısmı, dört yöne büyük kadranlarla ve her yarım saat başlarında 2 dakika ara ile tam çalar durumdadır. Sesi kentin her semtinden rahatlıkla duyulabilmektedir. Kitabesi bilinmeyen nedenlerle kazıttırılmış ve yalnız 1902 tarihi bırakılmıştır.

6 Haziran 2011 Pazartesi

Muslu Ağa Köşkü

Tarihi Tokat Evleri
Tokat Merkezde yer alan Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan Musluağa Köşkü Musluağa tarafından 19. yy da yaptırılmıştır. Köşk avluya bakan “L” şeklinde bir plana sahip olup dört odası giriş sofhası wc ve banyosu vardır. Konak tavanında çok güzel kalem işleri vardır

Latifoğlu Konağı

Latifoğlu Konağı
Tokat’ın Gazi Osman Paşa Bulvarı üzerinde bulunan Latifoğlu Konağı, planı ve süslemeleri ile 19.yy ev mimarisinin özelliklerini taşımaktadır. Konak ‘L’ şeklinde bir plan üzerine iki katlı olarak ahşap karkas arısı kerpiç dolgu malzemesi kullanılarak inşa edilmiştir. Alaturka kiremit kaplı kırma çatı ile örtülüdür. Taş döşeli avluda bir havuz bulunmaktadır. Türk evinin ana esaslarına ve kalabalık aile düzenine uygun olarak, ancak daha serbest bir plan anlayışı ile yapılan konağın odaları ‘L’ şeklinde bir sofanın etrafında yer almaktadır. Zemin kattaki tek kubbeli hamam, yapının dışına çıkma yapmaktadır. Kare planı, dikdörtgen formlu taşlarla döşeli bu Türk hamamı altından ısıtılmaktadır. Burası küçük bir soğukluksoyunmalık kısmına açılmaktadır. Yine bu bölümde ocaklı bir oturma odası, hamam odası bulunmaktadır. Günlük işlerin yapıldığı, aynı zamanda mutfak olarak da kullanılan aşevi-işevi ile idare olarak kullanılan bölümde bu katta yer almaktadır. Sofa, günümüzde danışma ve hatıra eşya satış yeri olarak düzenlenmiştir. Üst katta; selamlık-paşa odası, harem- havuz başı odası, yatak odası ve bir depo odası mevcuttur. Sofada dört bölümlü bir vitrinde takılar, silahlar, porselen eşya ve elişleri teşhir edilmektedir. Latifoğlu Konağı ahşap, kalem işi ve alçı süslemeleriyle zengin bir görünüme sahiptir. Paşa odası ahşap işçiliğin en güzle örneklerini sunmaktadır. Dıştan kare, içten dairesel bir form içindeki barok tavan göbeğinde ahşap, dantel gibi işlenmiştir. Dolap ve yüklük kapaklarında, kapılarda ahşap oymalar mevcuttur. Havuz başı odasının duvarları kalem işi panolar halinde çiçek motifleri ve İstanbul manzarası tasvirleri ile bezelidir. Tavan yaldız boyalı bitkisel motifler ve ahşap oymalarla süslenmiştir. Hamam odasının kapısı, tavanı, yüklük ve dolap kapaklarında yine bitkisel motifli ahşap işçilik dikkati çekmektedir. Alçı işçiliğinin güzel örneklerini ocak davlumbazları ile tepe pencerelerinde görmek de mümkündür. Paşa odasının ocak davlumbazlarındaki plastik akantus yaprakları batı etkisini, havuz başı odasındaki ocağın kabartma alçı üzerine boya ile yapılmış karanfil, lale gibi çiçek motifleri klasik üslubun özelliklerini yansıtmaktadır. Tepe pencerelerinde de alçılı vitray görülmektedir ve bunlarda kullanılan ‘’ Mührü Süleyman’’ Türk süsleme sanatında sevilen motiflerinden biridir. Latifoğlu Konağı geçmişteki fonksiyonlarına göre yörenin eşyası ile donatılmış mankenlerle canlı ve gerçekçi bir teşhir yapılarak 1989 yılın müze ev olarak hizmete açılmıştır.

Sebastapolis, Tokat

Tokat'ın Kuşbakışı Görünümü
Sulusaray ilçe merkezinde yer alan Antik kent tarihi ilk Tunç Çağında başlayan büyük bir höyük üzerine kurulmuştur. Antik Sebastapolis Kenti nin kuruluş tarihi henüz kesin olarak bilinmemektedir. Bazı kaynaklarda MÖ I. yüzyılda kurulmuş olduğu kaydedilmektedir. Roma İmparatoru Traianus zamanında ( MS 98 – 117 ) Pontus Galaticus’la, Polemoniacus Eyaletlerinden ayrılarak Kapadokia eyaletine dahil edilmiştir. Bu konuya ilişkin kitabe Kapadokia Valisi Arrian adına şehrin ileri gelenleri ve halkı tarafından dikilmiştir. Sebastapolis kelime olarak Latincedir. ( Sebasto; büyük, ulu, azametli, polis; şehir ) “ Büyük azametli şehir” denmektedir. Bazı kaynaklarda Herakleopolis olarak geçmektedir. Heraklaopolis, Herakles Şehri anlamına gelmektedir. Herakles Yunan ve Roma Mitolojisinde gücü kuvveti simgeleyen yarı tanrı bir varlıktır. Bu adı ile de Sebastapolis ile aynı manayı taşımaktadır. 1987 yılında Tokat Müze Müdürlüğünce yapılan kurtarma ve sondaj kazıları sonucunda elde edilen verilerle, daha önce ortaya çıkmış bulunan mimari parçalar değerlendirildiğinde kentin, Helenistik, Roma ve Bizans Dönemlerinde önemli bir yerleşim alanı olduğu anlaşılmaktadır. Comana Pontica’da (Antik Tokat ) yapılan yüzey araştırmaları sonucu ele geçen buluntular Sebastapolis buluntuları ile büyük benzerlikler göstermektedir. Bu da söz konusu 2 şehrin aralarında yakın ilişkiler bulunan çağdaş 2 yerleşim alanı olduklarını ortaya koymaktadır.

Tokat Müzesi

Tokat'ın Gece Görünümü
Tokat Müzesi, 1926 yılında emekli öğretmen Halis Cinlioğlu'nun çabalarıyla toplanan tarihi eserlerin Muiniddin Süleyman Pervane Bey tarafından yaptırılmış olan 1277 tarihli Gök Medrese'de biraraya getirilmesiyle kurulmuştur.

Anadolu Selçuklu devrinde medrese ve darüşşifa olarak kullanılan Gök Medrese, iki katlı, iki eyvanlı, revaklı, ortası açık avlulu plan tipindedir. Gök Medrese, 1982 yılında restorasyon, çevre düzenlemesi, sergileme çalışmalarıyla müze olarak arkeolojik ve etnografik eser koleksiyonuyla tekrar ziyarete açılmıştır.

TOKAT

ANITLAR
ÇEŞMELER
MEŞHUR KİŞİLER
MEZARLAR
ŞEHİTLİKLER
ÜNİVERSİTELER

5 Haziran 2011 Pazar

Semizotu

Halk arasında Temizlik de denir. Bedeni mikroplara ve soğuk algınlığına karşı korur. Gut hastalığı ve baş ağrılarına iyi gelir.

Hastalıklara İyi Gelen Besinler!


Yeşil Çay ve Soya

Yeşil çay ve soya, kanser oluşumunu engellemede son derece önem taşıyan gıdalar arasındadır.

Hastalıklara İyi Gelen Besinler!


Sarımsak ve Soğan

Sarımsak ve soğan, bazı kanser türlerine karşı koruyucudur. Ayrıca vücudun direncini arttırır. Sarımsak kaynatılıp suyu ile saçlar yıkanırsa saç dökülmesi önlenir, saçın direnci artar. Soğanın ayrıca antibiyotik özelliği vardır.

Hastalıklara İyi Gelen Besinler!


Ceviz

Ceviz ve keten tohumu, cilt ve göz sağlığı açısından faydalıdır. Ayrıca, ceviz içi beynin şekline çok benzediği için beyin gelişimine çok faydası vardır.

Hastalıklara İyi Gelen Besinler!


Süt

Süt, yoğurt gibi süt ürünleri, kemik ve eklem sağlığı açısından son derece önemlidir. Ayrıca sindirim sistemi üzerinde olumlu etkisi vardır.

Hastalıklara İyi Gelen Besinler!


Hastalıklara İyi Gelen Besinler!

Besinler içerdikleri vitamin ve diğer yararlı öğelerden dolayı, hastalıklara iyi gelirler. Allah hepsinde, değişik dertlere değişik şifalar yaratmıştır.
İşte onlardan bazıları:

Balık

 İçeriğinde bulunan Omega3 nedeniyle, kalp hastalıklarında ve kalp hastalıklarının önlenmesinde yararlıdır.