8 Şubat 2011 Salı

İstanbul Üniversitesi Merkez Kütüphanesi, İstanbul











Bilim tarihçileri İstanbul Üniversitesi' nin başlangıcını Fatih Sultan Mehmet'in 15. yüzyılın ikinci yarısında kurdurttuğu medreseye dayandırır. İ.Ü. Merkez Kütüphanesinin dermesi de 15. yüzyıldan kalma Türkçe ve yabancı dilli yazmaları da içerir. Yirminci yüzyılın ilk çeyreğinde, ağırlıklı olarak yazma ve eski harfli Türkçe basma eserlerden oluşan dermesi, 1928 harf devriminden sonra, yeni Türk alfabesiyle basılmış eserlerle zenginleşmeyi sürdürmüş, Basma Yazy ve Resimleri Derleme Kanunu (1934) kapsamına alınınca da, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sınırları içinde basılan eserleri toplamaya başlamıştır. Dermesiyle yüzyılları, dilleri ve yazıları birbirine eklemeyi beceren en eski ve en büyük üniversite kütüphanemizdir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti'nin kuruluşu (23 Nisan 1920) ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilanını (29 Ekim 1923) izleyen yıllarda Darülfünun Kütüphanesi adını taşıyan bu kütüphane, 1933 yılında gerçekleşen üniversite reformuyla İstanbul Üniversitesi Merkez Kütüphanesi adını almıştır. İlk yöneticisi Hasan Fehmi Ethem Karatay, yurt dışında kütüphanecilik yüksek lisans öğrenimi görmüş bir mimardır.

1982 yılında yürürlüğe giren 2547 sayili Yüksek Ögretim Kanunuyla, Ystanbul Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı adıyla, Istanbul Üniversitesi'nin fakülte, bölüm, enstitü ve araştırma merkezleri kütüphaneleriyle birlikte çalışmaya başlamıştır. Türkiye'nin öteki üniversite kütüphanelerine göre, otomasyona geçiçi daha geç ve yavaş olmaktadır ama, eski ve yeni binalarında ulusal ve uluslararası düzeydeki kullanıcılarına verdiği hizmetler, nicelik olarak yüksek sayıda; nitelik olarak da çağdaştır. Bu çağdaşlaşmada son yedi yılın getirdiği yenilikler ağırlıktadır. Onun kurduğu katalog sistemi, geliştirilerek bugün de yaşamaktadır.



İSTANBUL ANASAYFA'SINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder