11 Temmuz 2011 Pazartesi

Hacı İvaz Paşa (1360-1428)

Hacı İvaz Paşa - Hacı İvaz Paşa hayatı - Hacı İvaz Paşa'nın türbesi bilgisi Seyhanlar Market yayının 2. sayısının 23. sayfasında geçmektedir.
Dijimecmua.com, Seyhanlar Market adlı yayını E-Dergi olarak yayınlamaktadır.
Tokat'ın Kazova Kazası'nda neşet eden Hacı İvaz Paşa, Osmanlı Devleti'nin ku­ruluşu aşamasında Anadolu'da cereyan eden siyasal ve sosyal olaylarda hayli etkin bir rol oynayan Ahilerden biri olan Ahi Bayezid b. İvaz ailesine mensuptur. Büyük bir ihtimal ile Çelebi Mehmed'in Amasya Sancak Beyliği esnasında timarlı sipahi olarak kendisine intisap eden Hacı İvaz Paşa, daha sonra bir ara Kazâbâd subaşılığı yapmış ve ardından 1402'de cereyan eden Ankara Savaşı'na katıldıktan sonra, Yıldı­rım Bayezid'in oğulları arasındaki mücadele sırasında Çelebi Mehmet taraftarı ola­rak Bursa subaşılığı veya muhafızlığıyla, Karamanoğlu Mehmed Bey'e karşı büyük bir dirayetle Bursa Kalesi'ni savunmuştur(1414). Bu başarısından dolayı önce Bursa valiliğine ardından vezirlik rütbesiyle merkeze alınmıştır. Düzmece Mustafa tara­fından Veziriâzam Bayezid Paşa'nın öldürülmesinden sonra, Çandarlı İbrahim ve­ziriâzamlığa ve İvaz Paşa da ikinci vezirliğe getirildi (1421). Ne var ki nüfuz rekabeti yüzünden Çandarlı İbrahim Paşa'yla arası açılan Hacı İvaz Paşa'nın Molla Fenari ile de arası açıktı. Padişaha suikast yapacağı ve tahtı gasbedeceği dedikoduları sebe­biyle II. Murad tarafından önce vezirlikten azledildi; ardından da gözlerine mil çektirilerek (1424) Edirne'den uzaklaştırılıp, Bursa'da mecburi ikamete tabi tu­tuldu. Bursa'da vuku bulan bir veba salgını esnasında kardeşleri Şeyh Şerafeddin Çerağ ve Hacı Hayreddin Hızır ile birlikte 20 Ağustos 1428 ( 9 Zi'l-ka'de 831)'de ve­fat etti. Bursa'nın Pınarbaşı Kabristanı'nın Kuzgunluk tarafına defnedildi.

Hacı İvaz Paşa, Yeşil Cami'nin herşeyiyle zarif olabilmesi için Türk ustalarla beraber yabancı sanatkárlar da kullanmış, İran'dan o devrin en önemli çinicilerini getirtmiş, caminin asırlardır hayranlıkla seyredilen çinileri İranlı, özellikle de Tebrizli ustaların elinden çıkmıştı.

Yeşil Cami'deki esrar, işte Hacı İvaz Paşa ile İranlı bu çini ustaları arasında düğümleniyor:

Caminin 10 metrelik nefis mihrabının sağ üst tarafındaki rengárenk çiniler arasına gizlenmiş olan ufak, mavi bir çinide normal yazı ile mihrabın Tebrizliler'in elinden çıktığını gösteren Farsça bir ibáre var: ‘Amel-i üstádán-ı Tebriz', yani ‘Bu, Tebrizli ustaların eseridir'.
 OKUNMASI ÇOK ZOR

Aynı mihrabın sol tarafında ve aynı hizada yeralan bir başka ufak çinide ise noktasız ve okunması son derece güç ‘girift', yani karışık bir yazıyla yine Farsça ama bu defa gayet tehlikeli bir beyit yazılı: ‘Pendáşt sitemger in sitem bá men kerd / Der gerden-i o bemand u ber men begozeşt'. Türkçesiyle ‘Sitem eden, zulmeden kişi bu zulmü bana yaptığını sandı; bana yapılan zulüm geçip gitti ama vebáli onun boynunda kaldı'...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder