Özel Arama

6 Ağustos 2011 Cumartesi

Âşık Paşazade Türbesi, Fatih, İstanbul

İstanbul ili Fatih ilçesi, Haydar Mahallesi, Cibali Caddesi, Esrar Dede Sokağı’nda bulunan Âşık Paşa Külliyesi’nin bir bölümünü oluşturan türbe, XV. yüzyılda yapılmıştır. Âşık Paşa Külliyesi eski saray Ağalarından Abdullah Oğlu Hüseyin Ağa tarafından Derviş Ahmet veya Âşık Paşazade olarak tanınan Şeyh Ahmet Efendi adına yapılmıştır.

Âşık Paşazade ismi ile tanınan Şeyh Ahmed Efendi Osmanlı tarihçisi olup, ünlü Âşık Paşazade Tarihi’ni yazmıştır. Âşık Paşa’nın soyundan geldiği için de bu isimle tanınmıştır. Konya’da Sadreddini Konevi Tekkesi’nde bulunan Şeyh Abdullah Makdisi’den, Mısır’da Seyyid Ebu’l Vefa Hazretlerinden ders almış ve Rumeli Sancak Beyleri’nden İshak Paşa’nın himayesine girmiştir. Sultan II. Murad’ın (1446–1451) Macaristan seferine katılmış, Kosova Savaşı’na katılmıştır. İstanbul’un fethinden sonra İstanbul’a yerleşerek öğrenci yetiştirmiştir.

Türbe Âşık Paşazade Camisi’nin Kıble yönünde birbirleri ile sonradan birleştirilmiş kare planlı iki bölümden meydana gelmiştir. Bunlardan Âşık Paşazade’nin mezarının üzerindeki türbe 16.00x16.00 m. ölçüsünde kare planlı, üzeri kubbe ile örtülü bir yapıdır. Bu kubbe mukarnaslı konsollar, sivri tromplar ile desteklenmiş ve on iki köşeli bir kasnak üzerine oturtulmuştur. Türbenin basık kemerli girişi avluya açılan doğu yönündedir. İçerisi demir parmaklıklı, dikdörtgen söveli, iki sıralı pencerelerle aydınlatılmıştır. Türbenin diğer türbe ile arasında kalan üçgen planlı, cadde üzerindeki cephesine de üçlü bir pencere grubu yerleştirilmiştir. Bir bakıma ziyaret penceresi niteliğini taşıyan bu pencerelerden ortadaki sütunçelerle bir niş içerisine alınmıştır. Üzerinde de hafifletme kemerinin aynası ve geometrik bir mermer şebeke bulunmaktadır. Cadde boyunca basık kemerli bir dış kapısı daha bulunmaktadır.

Âşık Paşazade’nin ahşap sandukası türbenin güney kesiminde, her iki türbe arasındaki üçgen alanın bulunduğu yerdedir. Burada Âşık Paşazade’den başka soyundan gelen dokuz kişi daha gömülüdür. Bu mezarların kime ait oldukları bilinmemektedir.

Kesme köfeki taşından yapılmış olan bu bölümün güneybatısında da Seyyid Velayet’in torunlarından Mehmet Çelebi’nin gömülü olduğu 7.00x7.00 m. ölçüsünde daha küçük bir türbe vardır. Bunlardan Âşık Paşazade’nin türbesi mihrap ekseni üzerine yerleştirilmiş, diğer türbe de Cibali Caddesi üzerine yerleştirilmiştir. Her iki türbenin bu konumundan ötürü iki bölümün arasında üçgen planlı bir ara mekân meydana gelmiştir. Seyyid Velayetin türbesi yapı üslubu olarak Âşık Paşazade Türbesi ile aynı özellikleri taşımaktadır. Türbenin doğu yönündeki basık kemerli bir kapıdan içerisine girilmektedir.

Türbe içerisinde on iki mezar bulunmaktadır. Bu mezarlardan birisi eşi Rabia Sultan’a, diğeri soyundan gelen şeyhlerden Sait Efendi’ye aittir. Diğer on mezarın kime ait olduğu bilinmemektedir.
 






 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder