1 Mayıs 2026 Cuma

İbrahim Efendi (Mevlânâ Seyyid İbrahim)

İbrahim Efendi (Mevlânâ Seyyid İbrahim), 15 ve  16. asırlarda Anadolu'da yetişen İslam alimlerinden ve evliyanın büyüklerindendir.
İsmi, Mevlânâ Seyyid İbrahim bin Muhammed bin Hüseyin bin Ali el-Horasanî olup, Mevlânâ Seyyid İbrahim adı ile tanınır. 
Ayrıca Emir Efendi diye de bilinir. 
Babası Horasan diyarının ileri gelenlerinden Sadrüddin Muhammed isminde bir zat olup, Anadolu'ya gelerek, Amasya yakınında bulunan Yenice ismindeki köyde yerleşmişti. 
O köyde bulunan büyük bir zaviyede talebe okuturdu. 
İbrahim Efendi bu köyde dünyaya geldi. 
Doğum tarihi bilinmemektedir.

İlk tahsilini babasının huzurunda yapan Seyyid İbrahim, bundan sonra ilim öğrenmek maksadıyla Bursa'ya gitti. 
Orada; Şeyh Sinanüddin, Hasan Samsuni ve Hocazade gibi meşhur âlimlerin derslerinde ilim öğrenip yetişti. 
Zamanın âlimlerinden oldu.

Bir ara, Karamanlı vezir Mehmed Paşa tarafından, oğlunun talim ve terbiyesi için tayin olundu. 
Bundan sonra Fatih Sultan Mehmed Han zamanında Sultan Bâyezîd'in oğlu Şehzade Korkut'un hocalığına memur oldu.
Merzifon, Karahisar ve diğer bazı şehirlerde müderrislik yaptıktan sonra, Amasya'da Sultan Bâyezîd Medresesi'ne müderris oldu. 
Bundan sonra da Amasya kadılığına tayin edildi. 
Sultan Bâyezîd Han'ın saltanatının son zamanlarında emekli oldu. 
Kardeşleri Hüseyin ve Abdullah efendiler de âlim ve veli olup, Amasya'da Bâyezîd Medresesi'nde müderris idiler.

Yavuz Sultan Selim Han, İstanbul'da Ebu Eyyûb el-Ensârî Hazretlerinin türbesinin yakınında bir ev satın alıp, Seyyid İbrahim'e hediye etmişti. 
O da emekliliğinden sonra İstanbul'a gelerek eve yerleşti ve vefatına kadar ikamet etti.
Vefatından evvel, kendisinden sonra bu evi Ebu Eyyûb Medresesi müderrislerine mahsus olmak üzere vakfetti.

Osmanlı âlimlerinden Taşköprüzade diye tanınan Ahmed bin Mustafa, Şakayik-i Numaniyye isimli meşhur eserinde, Seyyid İbrahim'i anlatırken buyuruyor ki:

Ölüm hastalığında Seyyid İbrahim'i ziyarete gittim. 
Vefatı yaklaşmıştı. 
Geldiğimi anlayınca gözünü açıp;
-Hak Teâlâ Hazretleri çok kerim ve latiftir. 
O'nun, tarif ve tavsifin çok üstünde, hadsiz ve hesapsız olan lütuf ve keremi bana müşahede olundu, buyurdu.

Bundan sonra yine kendinden geçip gözlerini kapadı.
Yanından ayrıldığım gece vefat ettiğini öğrendim.

Ömrünün sonlarına doğru rahatsızlandı. 
Hastalığı sırasında hep, Allah Teâlâ'nın yüce ismini tekrarlıyordu. 
1528 senesinde vefat etti. 
Vefatında yaşının doksanı geçmiş olduğu rivayet edilmektedir. 
Cenazesi, Ebu Eyyûb el-Ensârî Hazretlerinin camisine yakın bir yerde defnolundu.

  1. Ey gözümün nuru evladım, başını açma
  2. Şehzâde Bâyezîd'in "Baba" Dediği Zât
  3. Şehzâde Bâyezîd'i Ceylanı Vurmaktan Men Eden Sebep
  4. Allah'ın Veli Kullarına Dil Uzatmanın Tehlikesi


*Allah'ın Veli Kulları EVLİYALAR, Hikmet Koray, 2013, s.247/253.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder