Letafetin sudan olmadığını bil; bağışlayıcı yaratıcının bağışından başka bir şey değildir.
Havayı ve ateşi aşağılık yaparsa ve dikeni gülden ileri geçirirse,
Hüküm verendir ve Allah dilediğini yapar, o derdin kendisinden deva oluşturur.
Yeryüzünü ve suyu yüceltirse, gökyüzünün yolunu ayakla yürünmüş yapar.
Öyleyse, "Dilediğini aziz eder" kesin oldu; topraktan olana, "Kanatlarını aç" dedi.
Ateşten olana dedi: "Git, iblis ol; aldatmanla toprağın yedinci kat altına gir.
Toprak Âdemoğlu! Sen Süha yıldızının üzerine git. Ey ateşten iblis! Toprağa kadar git.
Dört tabiat değilim ve ilk sebep değilim; hüküm vermede daima bakiyim ben.
Benim işim, sebepsiz ve doğrudandır. Ey hasta kişi! Takdirim, vardır; sebep yoktur.
Adetimi, zamanına göre değiştiririm; zamanına göre bu şüphe- tozunu önden yok ederim.
Denize, "Dikkat! Ateşle doll" derim. Ateşe, "Git, gül bahçesi ol" derim.
Dağa, "Yün gibi hafif ol" derim; gökyüzüne, "Göz önünde yarılıp açıl" derim.
"Ey güneş! Aya yaklaş" derim. Her ikisini iki kara bulut gibi yaparım.
Güneş pınarını kuruturum; kan pınarını hünerle misk yaparım."
Allah, güneş ve ayın boyunlarına iki siyah inek gibi boyunduruk bağlar.
* Mesnevî; 2. Cild, 216.Sh. 1609/1623.Beyitler
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder