Haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Aralık 2011 Cuma

Cübbeli Ahmed Hoca İzdihamı - VİDEO

Tekirdağ'ın Çorlu İlçesi'ne gelen 'Cübbeli Ahmet Hoca' olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü'nün konferansını dinlemek için salona binlerce kişi geldi. Zaman zaman izdiham yaşanan konferansta 'Cübbeli Ahmet Hoca'nın elini öpmek isteyenlere korumalar engel oldu. (Haber-Kamera:Mehmet YİRUN/ÇORLU(Tekirdağ),DHA)

2 Kasım 2011 Çarşamba

Namaz Kılan Türk Askerleri

Nerede ve ne zaman çekildiği belli değil… Ancak tam 48 asker cemaat halinde namaza duruyor… İşte bu kare sanal alemde resmen rekor kırıyor…

Cemaat halinde namaz kılan bir grup askerimizin fotoğrafı internet dünyasının yeni gündemi oldu. Sosyal paylaşım sitesi twitter’da yayılan karede, 48 asker düz bir damın üstünde, 5 saf halinde cemaat yaparak namaz kılarken görüntülendi.

Sanal alemi karıştıran fotoğraf “Mehmetçiklerimiz dağ başında namaz kılarken…” diyerek sunuldu.

Görüntü, “Askerimiz ibadetlerini her ortamda yapabilmeli ama bir bölük askerin açık hedef gibi, dışarıda namaz kılması ne kadar doğru” yorumlarını da beraberinde getirdi.

Çok paylaşılan bu fotoğrafın nerede ve ne zaman çekildiği ise belli değil. Kamufulajlarının üst kısmını ve botlarını çıkarmış halde, bir yapının düz çatısına serilen kilimler üzerinde namaza duran askerlerin görüntüsü için sosyal paylaşım sitelerinde;

‘En çok özlenen tablo’, ‘işte Müslüman Türk Askeri’, ‘Allah ordumuzu muzaffer kılsın’ gibi yorumlar göze çarpıyor…

22 Ekim 2011 Cumartesi

Sütveren Anne Çeşmesi, Konak, izmir

İzmir’in Agora semtinde bir süre önce ortaya çıkarılan tüneli inceleyen arkeologlar buranın tarihi kitaplarda da yer alan, içindeki çeşmeden su içen yeni annelerin sütünün daha iyi olacağına inanılan 'Sütveren Anne' çeşmesi olduğunu belirledi.
Bir gecekondunun bahçesinden başlayan ve Kadifekale’ye doğru gittiği belirlenen içinden su akan tünel bir süre önce bulunmuştu. Bir insanın zor yürüdüğü tüneldeki bazı çöküntüler nedeniyle sonu belirlenemezken Konak Belediyesi tünelin başladığı gecekonduyu satın alıp, burasının turizme kazandırılması için ilk adımı attı.
Antik Smyrna Kazı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Akın Ersoy ile kazıda görevli arkeologlar Çağdaş Yılmaz ve Dijvan Talur tünelde inceleme yaptı, yaklaşık 70 metre ilerledi. Tünelin ulaşılabilen yerinde duvarda niş şeklinde bir çeşme bulundu. Yrd. Doç. Dr. Akın Ersoy, "Şirince’de gördüğümüz Sütini Mağarası örneğinde olduğu gibi kadınların süt vermesiyle ilgili olabilir, doğurganlıkla ilgili olabilir. Bunlarla ilgili olarak birtakım inanç çerçevesinde, birtakım hediyeler bırakarak, oradaki suyu içerek hem doğurganlıklarını hem de sütünün bolluğunu ifade etmeye çalışmışlar anlaşılan. Burası da Alman Seyyah Weber’den bildiğimiz kadarıyla İzmir’in bu genel kültür tarihi içerisinde 'süt veren anne' inancının başlangıç noktasını oluşturuyor olmalı. Biz daha önce birtakım küçük objeler bulmuştuk. Paralar bırakılmıştı. Bundan anlaşılıyor ki su içme karşılığında bir hayır bırakıyorsunuz ve de sütünüz bollaşıyor, doğurganlığınız artıyor. Tabii ki bu Meryemana’ya kadar gidebilen bir anlayışı ifade ediyor bize. Şirince’deki örnek de bunu ifade ediyor, buradaki örnek de bunu ifade ediyor. Tabii ki burası ziyarete kazandırılabilir. Biliyorsunuz burası Konak Belediyesi’nin mülkiyeti içersinde şu an. Hazırlanacak bir projeyle ziyaretçilerin gerçekten bu güzelliği görmesine olanak sağlanmalıdır" diye konuştu.
Konak Belediyesi tarafından anı evi olarak projelendirilen evin altındaki tünelin ve içindeki çeşmenin bakımının yapılıp ışıklandırıldıktan sonra turizmin hizmetine açılabileceği belirten Yrd. Doç. Dr. Ersoy, "Burası Hristiyanların gelip dua ettiği Meryemana ile bağlantılı bir dua evi olabilir. Bu haber duyulduğunda yurt dışından çok sayıda turist ziyarete gelecektir. Kente inanç turizminin gelişmesine katkı sağlayacaktır" dedi.
Kaynak:hurriyet.com.tr

26 Eylül 2011 Pazartesi

Shevchenko'dan Müthiş Gol

Dinamo Kiev'in golcüsü Ukraynalı Shevchenko takımının Shakhtar Donetsk ile sahasında oynadığı ve 3-0 kazandığı maçta 2.gole imzasını attı. Shevchenko attığı bu gol ile eski günlerini hatırlattı.

Böyle Gol Hiç Olmamıştı

O GOLÜN NEDENİ FUTBOL ŞUBE SORUMLUSU
Kocaelisporlu Gökhan, takımı 4-1 yenik girdiği son dakikalarda Sakaryaspor taraftarlarının "41 kere maşallah' sözlerine tepki gösterince kendi kalesine 5'inci golü attı. Kocaelisporlu Gökhan'ın bu golü atmasındaki nedenin Kocaelispor Futbol Şube Sorumlusu Apdi Malkoç'un yaptığı 5-1 işareti olduğu öğrenildi.




·  El Sübuu

TARÇIN ÇOCUK ŞARKILARI


























 

18 Mayıs 2011 Çarşamba

Seydişehir'de Doktor Eczacı Kalfası’nın Kulağını Isırarak Kopardı...

17.05.2011
Konya’nın Seydişehir ilçesinde aile hekimliği yapan doktor muayhanesine gelen eczacı kalfası’nın kulağını ısırarak kopardı.
Edinilen bilgiye göre; Konya’nın Seydişehir ilçesi Gökhüyük köyünde mobil hizmet için bulunan aile hekimi Dr. A. Ö. muayhanesine gelen, 29 yaşındaki eczacı kalfası K. A. ile tartıştığı. Tartışmanın ise muayhanesin’de hastalarını tedavi eden Dr. A. Ö.' nün eczacı kalfası K. A. ya hastalarımı tedavi ediyorum, odanın dışında beklermisin demesinden kaynaklandığı öğrenildi. Tartışmanın kısa sürede kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında K. A.’nın Dr. A. Ö.’nün burnunu kırdığı, burnu kırılan Doktor A. Ö.’nün ise K. A’nın sağ kulağını’nın yarısını ısırarak kopardığı öğrenildi.

İlk müdahalesi Seydişehir Devlet hastanesinde yapılan K. A., kopan kulağı ile birlikte 112 acil servis ekiplerince, Konya Meram Tıp Fakültesi Hastanesi acil servisine getirildi. Hemen acil serviste ilk müdahalesi yapılan K. A.’nın Ameliyata alındığı öğrenildi.

Acil serviste K. A.' ya ilk müdahalesini yapan Acil Tıp Anabilimdalı Yrd. Doç. Dr. Sedat koçak, hasta bize geldiğinde sağ kulağının üst kısmı yarısına kadar kopuk halde geldi. Acil servisimizde ilk olarak pansuman yapıldı. Kan kaybı önlenen hastamızı hemen KBB servisine sevk ettik ve kontrolünden hemen sonra ameliyata aldık dedi.

Olayın ardından jandarma ifadesi alınan doktor A. Ö.’nün savcılığa suç duyurusunda bulunduğu öğrenildi.

Olay ile ilgili soruşturma devam ediyor.

4 Nisan 2011 Pazartesi

Önemli... Mutlaka Okuyun


Alman Cumhurbaşkanı'nın önemli bir açıklaması üzerine; 
ALMANYA’DA İSLAM’IN
(YAHUDİLİK VE HIRİSTİYANLIK GİBİ)
RESMİ BİR DİN OLARAK TANINMASI İLE İLGİLİ
BİR ANKET DÜZENLENMEKTEDİR…

MAALESEF HAYIR OYLARI ÖNDE GİDİYOR….
İSLAM’IN DİN OLARAK TANINMASI İÇİN LİNKTEN
http://www.tagesschau.de/inland/wulffrede112.html
ULAŞAĞINIZ SİTEDE

- Ja KISMINI İŞARETLEYİP 
- Zur Auswertung DÜĞMESİNE BASMANIZ YETERLİ…
TANIDIKLARIMIZA DUYURALIM..

13 Mart 2011 Pazar

Mutfak ve Banyoyu Geniş Gösterecek Tüyolar

 

Geniş banyo ve mutfaklar her ev hanımının rüyası olsa da apartman kültürüyle bağdaştığı pek söylenemez. Siz de kutu gibi mutfak ve banyolardan sıkıldıysanız, işte bu mekânları genişletmenin püf noktaları...
Mutfak, özellikle ev hanımları için sadece yemek pişirilen yer değil. Bir yaşam alanı aynı zamanda. Kocaman, ferah bir mutfak hemen her kadının hayali olsa da, çoğu zaman bu pek mümkün olmuyor. Ya banyolar?.. Kapısı çekilmeyen, sürekli kullanılan bu alan, evin süsüdür adeta. Günümüzde geniş banyo-mutfak ikilisini apartmanlarda görmek pek mümkün değil maalesef. Burada 'Ele geçmezse istediğimiz, ne çare eldekini sevmeliyiz.' felsefesi devreye giriyor. Çok büyük mutfağa sahip olamayanlar için, küçük alanları geniş görünümlü ve kullannışlı hale getirmek mümkün. Bunun püf noktalarını Bağdaş Ahşap'ın mimarlarından Özcan Yavuz anlatıyor. 
***
Mutfağınız nasıl daha büyük görünür?

4 Şubat 2011 Cuma

Kâbe'nin Eski Örtüsü Zeynelabidin Türbesi'ne Serildi





Suudi Arabistan'dan getirilen Kâbe'nin eski örtüsünün bir kısmı, Peygamberimiz'in 16. kuşaktan torunu olan Hz. Zeynelabidin'in Mardin'in Nusaybin ilçesindeki türbesine dualarla serildi.

Çevre illerden yüzlerce kişi, Kâbe örtüsünü görmek için ilçeye akın etti. Kaymakam Murat Girgin, bunun Nusaybin için çok önemli olduğunu vurgulayarak, "İnanç merkezi olan ilçemizin tanıtılmasına vesile olacaktır. Çevre illerden türbeyi ve Kâbe örtüsünü görmek için çok sayıda vatandaşımız Nusaybin'e geliyor. Artık Nusaybin'in terör ve taş atan çocuklarla anılmasını istemiyoruz. Nusaybin'in farklı inançları ve tarihi kültürleri ile anılmasını istiyoruz." şeklinde konuştu. Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Zeynel Tunçalan da Kâbe örtüsünün ilçeye gelmesinden büyük onur ve mutluluk duyduklarını belirtti. Ankara'dan Nusaybin'e gelen Murat Kavak ise şunları söyledi: "Bu müthiş duyguyu yaşamak herkese nasip olmaz. Kâbe örtüsünün Hz. Muhammed (sas)'in torununun kabri üzerine serilmesi bizlere ayrı bir mutluluk yaşattı. Nusaybin'in artık terörle anılmasını istemiyoruz."

2 Şubat 2011 Çarşamba

65 İli Geride Bırakan En Kalabalık İlçe

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) adrese dayalı 2010 yılı nüfus istatistiklerine göre İstanbul'un en kalabalık ilçe olma unvanını elinde bulunduran ilçe tam 65 ili geride bıraktı.

TÜİK'in adrese dayalı nüfus kayıt sistemi verilerine göre Bağcılar, 738 bin 809 kişi olan nüfusuyla İstanbul'un en kalabalık nüfusa sahip ilçesi oldu. TÜİK verilerine göre geçtiğimiz yıl 724 bin 268 nüfusu ile yine İstanbul'un en kalabalık ilçesi olan Bağcılar, bu unvanını bu yıl da nüfusunda yaşanan 14 bin 445'lik artış ile korudu.
Türkiye genelinde olduğu gibi Bağcılar'da da erkek nüfus oranı kadın nüfus oranına göre daha fazla oldu. İlçede nüfusun 375 bin 923'ünü erkekler, 362 bin 886'sını ise kadınlar oluşturuyor. Bu rakamlar da Bağcılar nüfusunda kadın-erkek oranının toplam nüfustaki kadın-erkek oranına yakın olduğunu gösteriyor. Rakamlara göre Bağcılar nüfusunun yüzde 50.8'i erkeklerden, 49.2'si de kadınlardan oluşuyor.
TÜİK rakamlarına göre bir diğer ilginç istatistik de Bağcılar'ın kalabalık nüfusu ile 81 ilden 65'ini geride bırakması. İl genel nüfuslarına göre ise Bağcılar, 52 ilden daha kalabalık bir ilçe.

23 Ağustos 2010 Pazartesi

1 bardak kola neler yapıyor?

Kolanın 60 dakikada vücuda verdiği zararlar:İç ve Kalp Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, bir bardak kolanın 60 dakikada vücuda verdiği zararları anlattı. İşte felakete götüren kısır döngü...

Bir bardak asitli içeceğin bir saatte vücudunuza yaptığı zarara inanamayacaksınız. İşte felakete götüren kısır döngü...

Asitli içecekler neden şişmanlatır? İlk 10 ve ilk 40 dakikada bakın kola vücutta kan şekerini nasıl etkiliyor?

İyibilgi'deki habere göre, Prof. Dr. Karatay, ’Asitli içeceklerden içince vücudunuzda neler olduğunun farkında mısınız?’ diyerek aşağıdaki açıklamayı yaptı:

1. İlk 10 dakikada: Kanınıza hemen 10 çay kaşığı kadar şeker girer. Bu normal günlük dozun 100 katı kadardır. Bulantınızın olmamasının nedeni içinde bulunan ’fosforik asiddir’.

2. İlk 20 dakikada: Kan şekeriniz aşırı şekilde yükselir. Bunun sonucu pankreasınızda aşırı derecede insülin salgılanır ve kan şekerinin fazlası karaciğerde yağ olarak depolanmaya başlar.

3. 40 dakika içinde: Kafeinin tamamı dolaşıma girmiş olur. Kan basıncı yükselir, karaciğerden daha fazla şeker yapılarak kana geçer ve kan şekeri tekrar yükselir.

4. 45 dakika içinde: Beyinde dopamin yapımı artar, mutluluk hissi başlar (eroinin etkisine benzer bir etki meydana gelir.)

5. 60 dakika içinde: Ani açlık hissi oluşur.

6. Tekrar kolaya ve tatlılara saldırısınız.

7. Bu kısır döngü devam ettiği süre karaciğer ve göbek yağlanması artar, vücudun tüm hücrelerinde LEPTİN ve İNSÜLİN DİRENCİ gelişir.

8. Şişmanlık hastalığını başlatmıştır ve bütün dejeneratif hastalıkların nedenidir.

Hastalıklara İyi Gelen Besinler!


2 Ağustos 2010 Pazartesi

NİHAT KAHVECİ İLE RÖPORTAJ



Abdestsiz maça çıkmıyor
Beşiktaş Kulübü'nün aylık resmi yayın organı Beşiktaş Dergisi'nin ağustos sayısı tecrübeli futbolcu Nihat Kahveci ile röportaj yaptı...

Beşiktaşlı futbolcu Nihat Kahveci, çok kaliteli bir kadroya sahip olduklarını belirterek, ''İyi başladığımız takdirde bu sezon lige ve Avrupa kupalarına renk katacağımız kesin'' dedi

Tecrübeli futbolcu, Beşiktaş Kulübü'nün aylık resmi yayın organı Beşiktaş Dergisi'nin ağustos sayısında yer alan röportajında, geçen sezon iyi bir performans sergileyemediğini belirterek, ''Geçen sezon iyi şeyler yaptığımı söylersem yanlış olur. Ama kötü bir Nihat bile bazı şeyleri gösterdi. İyi bir Nihat'ın neler yapacağını herkes biliyor. Bu sezon güzel transferler yapıldı. Hem hoca hem de yabancı oyuncu anlamında. Önemli olan iyi başlamak diye düşünüyorum. İyi başladığımız takdirde bu sezon lige ve Avrupa kupalarına renk katacağımız kesin. Çünkü o kalitede futbolcularımız var. Bunun ipuclarını Vikingur ile oynadığımız UEFA Avrupa Ligi maçında da verdik'' ifadelerini kullandı.

-''DAHA İYİ TEKLİFLER OLMASINA RAĞMEN BEŞİKTAŞ'I TERCİM ETTİM''-

Ariel ŞARON'UN SON GÖRÜNTÜLERİ




“Kasap” lakaplı İsrail eski Başbakanı Ariel Şaron'un, 4 Ocak 2006 tarihinde beyin kanaması geçirdikten sonra kaldırıldığı hastanede komaya girmesinin üzerinden tam 4,5 yıl geçti.



Komaya girdikten kısa bir süre sonra ailesinin de terk ettiği Şaron, bugün itibarıyla 40 bin 56 saat, bin 669 gün, 55 aydır şuuru kapalı bir biçimde ölümü bekliyor. Hastaneye yattığında 77 yaşında olan Şaron, yoğun bakımda 82 yaşına ulaştı.


İsrail eski Başbakanlarından Ariel Şaron'un “koma cezası” bitmiyor. Önce Tel Aviv'deki Şeba Rehabilitasyon Merkezi'ne yatırılan, burada hastane yönetiminin istememesi üzerine Ein Kerem Hastanesi'ne kaldırılan Şaron, 4,5 yıldır önce beslenme tüpüyle ardından daha da kötüleşerek sadece iğne ile beslenebiliyor. Ariel Şaron'un bu durumuna ailesi de fazla tahammül göstermeyerek 3,5 yıl önce kendisini terk etti. Hastane yetkililerin, “Artık burada yapılacak bir şey yok, eve götürün” şeklindeki uyarıları aile tarafından dikkate alınmadı.


EN MASRAFLI HASTA


İsrail eski Başbakanı Ariel Şaron'un 4,5 yıldır komada yatması, ortaya ciddi bir sağlık ve güvenlik faturası da çıkardı. Şeba ve Ein Kerem Hastanelerinin yöneticilerinin yaptığı hesaplamaya göre, Şaron İsrail'de “1948 yılından bu yana kendisine en fazla masraf yapılan hasta” unvanını da taşıyor. Ailenin Şaron'u eve kabul etmemesi nedeniyle hastanedeki rutin masraflar katlanarak artıyor. Ariel Şaron'un siyasi kimliği de, hastane yönetimini çok özel güvenlik tedbirleri almaya, bu da harcamaların artmasına yol açıyor.


DEFALARCA KAFASINI KIRDILAR


Ariel Şaron, vücudunda meydana gelen çeşitli komplikasyonlar nedeniyle sık sık ameliyat oluyor. Bu çerçevede özellikle beyninde problemler ortaya çıkan Ariel Şaron'un durumunun daha da kötüleşmemesi için yapılan beyin ameliyatları nedeniyle kafatası kırılarak beynine müdahale ediliyor. Belli aralıklarla kafatasından bir ameliyat geçiren Şaron, daha sonra da kafatasının kırılmasından dolayı ortaya çıkan deliğin kapatılması için yeniden ameliyata alınıyor. Böylece Ariel Şaron için bir “ameliyat kısır döngüsü” ortaya çıkıyor. Şaron ayrıca, soluk borusuna yerleştirilen bir boru yardımıyla nefes alabiliyor. Ariel Şaron, bu borunun değiştirilmesi için de belirli aralıklarla ameliyata alınıyor.


SİYASETÇİ DEĞİL TERÖRİST


Daha 13 yaşındayken babasının hediye ettiği bir “çerkez hançeri” ile Filistinliler'e saldırmaya başlayan Ariel Şaron, hayatının geri kalan bölümünde hep bu saldırgan, sadist tarafıyla tanındı. Çavuş olarak görev yaptığı sırada, verdikleri kayıplardan komutanlarını sorumlu tutan Şaron, sonraki dönemlerde bu olayın etkisiyle hep kendi bildiğini uyguladı, üstlerini dinlemedi. Tarih ve Şarkiyat okudu ama askerlikte önce çıktı. İlk katliamını, içlerinde kadın ve çocukların da bulunduğu bir köye saldırarak, 69 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayla gerçekleştirdi. Söz dinlemezliği sonucunda ordudan ayrılmak zorunda kaldı, siyasete atıldı. Savunma Bakanı olduğunda eski alışkanlıklarını bırakmayarak Başbakanı bilgilendirmeden askerleri komşu ülkelere aniden sokma operasyonları gerçekleştirdi. Sabra ve Şatila kamplarında sergilediği vahşet sonucunda 2 bini aşkın mülteci hayatını kaybetti. Tahrikkar davranışlarıyla 10 yıl önce İkinci İntifada'yı başlattı, binlerce Filistinli Müslüman'ın katledilmesine neden oldu. Halen bir hastane odasında can çekişen Ariel Şaron, özel hayatında da huzuru bulamadı. Eşi kanserden öldü, bir oğlu 14 yaşında babasının silahlarıyla oynarken öldü.


VAKİT - YAVUZ DERİNSOY

26 Temmuz 2010 Pazartesi

DNS Değiştirmeden Youtube Girme

Google’ın birçok hizmetine bağlanamayan kullanıcılar, İnternet’te bazı iddialar dillendirmeye başladı.Bunlardan en dikkat çekici olanı, Bilgi Teknolojileri Kurumu’nun (BTK) Google’ı ban’ladığı iddiası. Yorumlara göre YouTube’a erişimi tamamen durdurmaya çalışan BTK, yanlışlıkla birçok Google servisini banladı. Peki bu hata nasıl oldu?

Bu Hata Nasıl Oluştu?

Henüz BTK’dan konuyla ilgili açıklama gelmedi fakat İnternet’te yapılan yorumlara göre, Google’a ait IP adreslerinden 74 ve 209 ile başlayanlardan bir kısmı, problemin merkezini oluşturuyor. Google, kullanıcılarının bazılarını 209 ile başlayan adrese, bazılarını ise 74 ile başlayan adrese yönlendiriyor.

İddialara göre BTK, YouTube’a IP engellemesi yaparken, diğer bazı servislerin bloke olmasına sebep oldu.

YouTube Giriş Yapmak 3 Haziran 2010 Youtube giriş sorunu ve çözümü

Araçlar > İnternet seçenekleri > Bağlantılar > yerel ağ ayarları > Otomatik yapılandırma komut dosyası kullan kutucuğunu işaretleyin alttaki satıra şunu yazın http://go.navige.com/ yada kopyala yapıştır.

15 Temmuz 2010 Perşembe

Tarihi sorunun cevabını bulmuşlar !















Bilim adamları “Tavuk mu yumurtadan, yoksa yumurta mı tavuktan çıktı?” bilmecesini çözdüklerini açıkladılar.

Bilimadamlarına göre yumurta tavuktan çıkmış. Araştırmacılar yumurta kabuğunun sadece tavukların yumurtalıklarındaki proteinden yapılabileceğini belirlediler.

Böyle olunca, bir yumurta ancak bir tavuğun içinden çıktığı sürece var olabiliyor.

Bu keşif “Yumurta kabuğu proteininin kristal çekirdeği üzerindeki yapısal kontrolü” (Structural Control Of Crystal Nuclei By An Eggshell Protein) başlıklı bir raporda yayımlandı.

16 Haziran 2010 Çarşamba

Erbakan'dan D-8 üyelerine: "TEKNOLOJİK ÜSTÜNLÜK ŞART"




Erbakan'dan D-8 üyelerine: Artık...
Eski Başbakan Necmettin Erbakan, D-8'in 13. Kuruluş Yıldönümü dolayısıyla düzenlenen toplantıda üye ülkelere "Artık laf değil iş yapma zamanı" çağrısında bulundu. 13 yılda 6 zirve, 12 dışişleri bakanları toplantısı, 27 komisyon ve 112 teknik toplantı yapıldığını belirten Erbakan, "Bu toplantıları yapmasaydık da herhalde dünyada yine bu günkü olaylar olurdu." ifadesini kullandı.

D-8 (Devaloping Eight - Kalkınmakta olan 8 Ülke) kuruluşunun 13. yıldönümü dolayısıyla Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi tarafından düzenlenen törenle kutlandı. Programa Eski Başbakanlardan Necmettin Erbakan, Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, ESAM Genel Başkanı ve Eski Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, Eski Adalet Bakanı Şevket Kazan ve D-8 üyesi ülkelerin büyükelçi, konsolos ve temsilcileri katıldı.

Necmettin Erbakan toplantının yapıldığı Çırağan Sarayı'na tekerlekli sandalye ile geldi. Salon kapısına kadar bu şekilde getirilen Erbakan ardından korumalarının yardımı ile oturacağı yere geçti. Açılış konuşmasını yapan Erbakan, D-8 zirvesinin anlamı ve tarihi hakkında bilgi verdi.

D-8 zirvesinin 15 gün önce yeni bir dünya projesi üzerinde toplantı yapıldığını belirten Erbakan, bu toplantıda gösterilen bir filmde insanlığın son yüzyılda yaşadığı sorunların net bir şekilde ortaya konduğunu ifade etti. İnsanlığın açlık, yoksulluk, hastalık gibi konularda karşı karşıya kaldığı sorunları BM raporundan rakamlarla veren Erbakan, 2 milyar insan açlık hastalık ve kötü beslenme yaşadığını, her gün 40 bini çocuk olmak üzere 150 bin insanın temel ihtiyaçları karşılanamadığı için öldüğünü, 800 milyon insanın ise her gün aç yattığını belirtti.

Bunun yanında 1,7 milyar insanın ise en az 15 kilo vermesi gerektiğini söyleyen Erbakan, 30 bin çocuğun tamamen önlenebilir hastalıklardan dolayı hayatını kaybettiğine dikkat çekti. Durumun gün geçtikçe daha kötüye gittiğine dikkat çeken Necmettin Erbakan, dünyanın yeni bir dünya düzenine gitmesinin mecburi olduğunu ifade etti.

Sorunların temelinde dünyaya hükmeden güçlerin hak anlayışı bulunduğunu vurgulayan Erbakan, D-8'in dünyadaki 5 milyar ezilen insanı bünyesinde toplayan en büyük küresel kuruluş olduğuna dikkat çekti.

Birleşmiş Milletler'in (BM) Yahudi dünyasının bir oyuncağı haline geldiğini savunan Erbakan, İsrail'in istemediği hiçbir şeyin BM'den geçemeyeceğini söyledi. Erbakan İslam dünyası ülkelerine BM'yi boykot etmeye ve yeni bir BM oluşturmaya çağırdı.

ERBAKAN'DAN ZEKİ MÜREN ÖRNEĞİ
D-8 kurulalı 13 sene geçtiğini ve bu sürede bol bol toplantıdan başka bir şey yapılmadığını işaret eden Erbakan, "Muhterem Genel Sekreter Yardımcımızın dikkatini rica ediyorum. Biz tüm İslam alemi olarak aksiyon bekliyoruz. Üretim bekliyoruz sonuç bekliyoruz. Bu güne kadar 13 senedir 7 zirve toplantısı yapıldı. Bu Zeki Müren'in 'Kahrol düşman' diye atışına benziyor. Lafla peynir gemisi yürür mü? Bunun tedbirini almak iş görmek mecburiyeti var." ifadelerini kullandı.

D-8'in bir an önce komisyonlar kurarak harekete geçmesi gerektiğinin altını çizen Erbakan, "Laf değil iş yapmamız lazım. Önce bir defa 13 yılda 6 zirve toplantısı yapıldı. Hep toplantı. 12 dışişleri bakanları toplantısı, 27 komisyon ve 112' ye yakın teknik toplantı yapıldı. Ne var ortada hiç yapmasaydık da aynı şeyler olacaktı. Kendimize gelmek mecburiyetindeyiz. Kendimize nasıl geleceğiz? Bu komisyonları kurup çalıştıracağız. Gelecek seneki toplantımıza bu komisyonların raporlarının müzakeresi için toplanacağız.

"TEKNOLOJİK ÜSTÜNLÜK ŞART"
Bölgenin en büyük sorunlarından bir tanesinin İsrail olduğunu ve İsrail'in arkasında da Amerika Birleşik Devletleri olduğunu dile getiren Erbakan, bu güçlere üstünlük sağlamak için teknolojik yeterlilik olması gerektiğini ifade etti. "İsrail'in kolundan tutup oraya atmanızı kalsanız, Amerika bütün donanmalarıyla gelecek üzerinize füzelerinizi gönderecek. 'O 40 gemiyle gelse biz 80 tanesiyle gelelim.' Nasıl yapacaksın. Parayı nerden bulacaksın. Konvensiyonel silahlarla siyonizme üstünlük tesis etmek mümkün değildir. Teknolojiyle üstünlük temin edilecek. Onun uçak gemisinden attığı füzeyi geri çevirip onun gemisine fırlatınız mı ondan üstün olursunuz." Şeklinde konuştu.

Erbakan bölgenin sorunlarının çözülmesi için Müslümanların yeni bir para birimi, yeni bir dünya bankası, medya teşkilatı ve Kadın ve Aileyi Koruma teşkilatı kurması gerektiğini sözlerine ekledi.

(CİHAN)

15 Haziran 2010 Salı

Saadet’in tazyikiyle hareket etmeyiz

Milliyet Gazetesi'nden Devrim Sevimay'ın AKP Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik İle Röportajı:

15 Haziran 2010



Çelik, “Saadet Partisi bizim rakibimiz. Ama İşçi Partisi de bizim rakibimiz. SP bizim politikamıza yön vermeyecek. Bugüne kadar yapmadık, bundan sonra da yapmayacağız. Türkiye’de siyasette sonuç alıp almama, Gazze politikasıyla bire bir ilintili olmaz” diyor

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’e 11 Haziran tarihli Milliyet’in birinci sayfasında çıkan Türkiye, Suriye, Lübnan, Ürdün haritasını gösteriyoruz. “Ortadoğu Birliği’ne ilk adım olarak” da nitelendirilen haritadaki ülkeler arasında serbest ticaret ve vizesiz dolaşım başlatılması hedefleniyor. Çelik’e soruyoruz:

Sizi heyecanlandırıyor mu bu harita?

12 Haziran 2010 Cumartesi

...AMAN DİKKAT...

AMAN DİKKAT YENİ SOYGUN YÖNTEMİ!!!!!!

Evinizin kapısına geliyorlar.
Önemli deterjan firmalarından birinin adını verip yeni ürünleri için anket yapmaya, anketi kabul edersiniz de... Hediyenizin 3 kg lık deterjan olacağını söylüyorlar.
Tüketici olarak size uzun sorulardan sonra yeni ürünün iki örneği olduğu söyleniyor.
Yeni ürünün parfümünün iki değişik versiyonun dan hangisini beğendiğinizi soruyorlar, sizin de bu konuda fikriniz alınacak.
Test başlıyor, Kutular açılıyor, siz de kokluyorsunuz ve tabii fenalaşıp bayılıyorsunuz.

Çünkü size koklatılan ikinci koku uyuşturucudur ve bir güzel bayılıyorsunuz...
Onlar da evinizi rahat rahat soyuyorlar!
Lütfen ev halkını ve de tanıdıklarınızı önemle uyarın. Siz de unutmayın. Bu bilgiyi dostlarınızla paylaşırsanız belki bir kaç kişi kurtulur.
Bu soygunculuk planı piyasaya yeni çıktı, lütfen eş, dost, arkadaş, akrabalarımızı uyaralım, bu yeni soyguncu tuzağına sakın düşmeyelim.