11 Mayıs 2010 Salı

KİTABÎ

Kitaba bağlı, kitabda yazılı olan, kitaba nisbet edilen, kitabla ilgili olan şey. Semâvî kitablardan birine tabi olan kimse. Kitab (k.t.b) fiilinin masdarı olup yazmak, nikâh kıymak, dikmek, bağlamak, gerekli ve farz kılmak gibi anlamlara gelir. Çoğulu Kütüb gelir. Bu da mektub, sahife, hüküm, farz, kader demektir. Kitab mutlak olarak zikredildiği zaman Allah tarafından indirilen kitab ve Kur'ân'ın ismi kasdedilir. Ehl-i kitab Allah tarafından indirilen kitaba inananlardır. Fatiha sûresi Ümmü'l-Kitab olarak isimlendirilir, bu da kitabın aslı demektir.

Kitab, Kur'ân'ı Kerimde onbir değişik anlamda kullanılmıştır:


"Yaş ve kuru (hiçbir şey) müstesnâ olmamak üzere hepsi apaçık bir Kitap'tadır" (el-En'ârn, 6/59) meâlindeki âyette geçen kitap Levh-i Mahfuz anlamında;

"Allah ona kitabı (yazmayı) hikmeti, Tevrat'ı, İncil'i öğretecek" (Âlu İmran, 3/48) âyetindeki kitap yazmak manasında;

"Her ümmet kitabına çağırılacak" (el-Casiye, 45/28) âyetindeki kitab hesap manasında;

"Kitab sonunu buluncaya kadar" (el-Bakara, 2/285) âyetinde geçen kitap farz olan iddet anlamında;

"Çünkü kötülerin kitabı muhakkak ki siccindedir" (el-Mutaffifin, 83/7) meâlindeki âyette geçen kitap amel manâsında;

"O va'desiyle yazılmış bir kitabdır" (Âlu imran, 3/145) âyetindeki kitap vakit anlamında;

"Sana indirdiğimiz feyiz kaynağı bir kitaptır" (Sad, 3X/29) meâlindeki âyette geçen kitap Kur'ân anlamında;

"Size Allah'tan hakiki bir nur ve apaçık bir kitap gelmiştir " (el-Maide, 5/15) meâlindeki âyette geçen kitab Tevrat anlamında;

"De ki: Ey ehl-i Kitap" (Âlu-İmran, 3/64) âyetindeki kitap İncil anlamında;

"Bu yasaklar (haramlar) üzerinize Allah'ın kitabı olarak yazılmıştır" (en-Nisa, 4/24) âyetinde geçen kitap farz anlamında;

Kendilerine ilim ve iman verilenler şöyle derler. "And olsun ki, Allah'ın o tekrar diriliş gününe kadar kaldınız " (er-Rum, 30/56) âyetinde de ilim anlamında kullanılmıştır.

Kitab kelimesine nisbet edilen ki tabî, kitab yazan, kitabla ilgisi olan şahıs demektir. Kitabiyât ise, bibliyografya anlamını taşır, (Cemâlu'd-Din E'bu'l-Ferec İbnu'l-Cevzî, Nüzhetül A'yuni-NevâzErfi İlmi'l- Vücuhi ve'n Nezâir, Beyrut 1407/1987, s.525-527; ayrıca bk. Ehl-i kitab).

Abdulbaki TURAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder