وَدَاوُ۫دَ وَسُلَيْمٰنَ اِذْ يَحْكُمَانِ فِي الْحَرْثِ اِذْ نَفَشَتْ فٖيهِ غَنَمُ الْقَوْمِۚ وَكُنَّا لِحُكْمِهِمْ شَاهِدٖينَۙ
(٧٨)
فَفَهَّمْنَاهَا سُلَيْمٰنَۚ وَكُلاًّ اٰتَيْنَا حُكْماً وَعِلْماًؗ وَسَخَّرْنَا مَعَ دَاوُ۫دَ الْجِبَالَ يُسَبِّحْنَ وَالطَّيْرَؕ وَكُنَّا فَاعِلٖينَ
(٧٩)
Enbiya Sûresi 78 ve 79.Ayetler:
(78) Dâvûd’u ve Süleyman’ı da an. Bir zamanlar, (zarar görmüş) bir ekin konusunda hüküm veriyorlardı. Bir topluluğun koyun sürüsü, geceleyin başı boş bir vaziyette bu ekinin içine dağılıp ziyan vermişti. Biz de onların hükmüne şahid idik.
(79) Süleyman’ın dava konusunu iyi anlamasını sağladık. Her birine de hükmetme istidatı ve ilim verdik. Kuşları ve tesbih eden dağları da Dâvûd’un emri altına verdik. Bunları yapan bizdik.
Bir koyun sürüsü geceleyin komşunun tarlasına girerek oradaki ekini tahrip eder.
Ekin sahibi zararın telâfisi için mahkemeye başvurur.
Bu davaya bakan Hz.Dâvûd ile oğlu Hz.Süleyman, farklı hükümler verirler.
Hz.Dâvûd, tahrip edilen ekinin kıymetinin, koyunların kıymetine denk olduğu kanaatine vararak koyunların tazminat olarak ekin sahibine verilmesine hükmeder.
Hz.Süleyman ise bu cezayı ağır bularak, hükmün değiştirilmesini teklif eder.
Ona göre tarladaki zarar koyunlardan elde edilecek gelirle ödenebilir.
Bu sebeple hükmün şöyle olması gerekir:
Tarla koyun sahiplerine verilmeli, onlar, ziyandan evvelki haline gelinceye kadar tarlanın bakımını üstlenmelidir.
Koyunlar da tarla sahibine verilmeli.
O da tarlası ziyandan önceki haline gelinceye kadar bu koyunların sütünden, yününden ve kuzularından yararlanmalıdır.
Nihayet tarla sahibinin zararı karşılanınca tarla ve koyunlar sahiplerine iade edilmelidir.
Hz. Dâvûd, oğlunun bu çözümünü beğenir, kendi görüşünden vazgeçer.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder