..........Şamil Türkiye Ansiklopedisi..........
16 Mayıs 2026 Cumartesi
Behlül Dânâ mı Yoksa Behlül Divâne mi?
Sultan Abdülmecîd’in Emsalsiz Hürmeti
“Cennetmekân Abdülmecid Han Hazretleri Ravza-i Mutahhara-i Risâletpenâhinin tamir ve tezyin-i zahiresine fevkalade sureti itina gösterdi.”
Sultan II. Mahmud’un Şiiri
Yüce Allah'ın Hz.Musa'ya "Niçin benim ziyaretime gelmedin?" Diye Vahyetmesi
Yüce Allah'ın Musa'ya -Allah'ın selamı üzerine olsun-"Niçin benim ziyaretime gelmedin?" diye vahyetmesi
Hak'tan Musa'ya şu ikaz geldi: "Ey, yakasından ayın doğuşunu gören sen!
Seni, ilahî nurla aydınlatan yaptım. Ben Hakk'ım. Hastalandım, gelmedin?"
-Musa- dedi: "Ey her şeyden üstün Allah'ım! Sen ziyandan paksın; bu ne gizli söz? Bunu açıkla, ey Rabbim!"
11 Mayıs 2026 Pazartesi
Allah'ın kendisine yüz adamlık akıl verdiği Belkıs'a, yüz defa rahmet olsun!
Allah'ın kendisine yüz adamlık akıl verdiği Belkıs'a, yüz defa rahmet olsun.
Bir hüdhüd, Süleyman'dan birkaç söz açıklamalı mektup ve nişan getirdi.
O, o muhtevalı sözleri okudu; -Belkıs- elçiye küçük görme gözüyle bakmadı.
Cismini hüdhüd, canını Anka gördü; duygusunu köpük, gönlünü deniz gördü.
Akıl, bu iki renkli tılsımlardan dolayı Muhammed'in Ebû Cehillerle savaşta olması gibi
hisle savaştadır.
10 Mayıs 2026 Pazar
Lütfullah Efendi (El-Evvel)
Lütfullah Efendi (El-Evvel), 15.asırda Anadolu'da yetişen velilerindendir.
Emir Sultan Hazretlerinin üçüncü halifesidir.
Fakih Abdullah Efendi isminde bir zatın oğludur.
Doğum tarihi bilinmemektedir.
Karaman'da doğdu.
1488 senesinde Bursa'da vefat etti.
5 Mayıs 2026 Salı
Osmanlı, Amerika'yı Vergiye Bağlamıştı!
Amerika’yı haraca bağlamıştık.
Dolu Bir Küvet Nasıl Boşaltılır?
Juan Ne Kaçırıyor?
Arkasındaki iki büyük çantayı gören sınır polisi şüphelenir ve içinde ne olduğunu sorar.
Juan:
Eyfel Kulesi
Paris'e yaptığı son gezisinde Morris, vaktinin büyük bir kısmını Eyfel Kulesindeki lokantada geçirmiş. Yemeklerini orada yemiş, yazılarını orada yazmış.
Fakat, bir dostu kendisine:
-Kule galiba sizi herkesten çok cezbediyor, demiş.
Ecdâdın Ticâret Ahlâkı
-Onu sana veremem, kusurludur, cevabını vermiş.
............Fincan Takımı..................
kapımı çaldılar: "Eski gazeteniz var mı bayan?"
Çok işim vardı. Önce hayır demek istedim ama ayaklarına
gözüm ilişince sustum. İkisinin de ayaklarında eski sandaletler
vardı ve ayakları su içindeydi. "İçeri girin de, size kakao yapayım"
dedim. Hiç konuşmuyorlardı. Islak ayakkabıları halıda iz bırakmıştı.
Kakaonun yanında reçel, ekmek de hazırladım onlara, belki dışarıdaki
soğuğu unutturabilir, azıcık da olsa ısıtabilirdim minikleri. Onlar şöminenin
önünde karınlarını doyururken ben de mutfağa döndüm ve yarıda bıraktığım
işlerimi yapmaya koyuldum. fakat oturma odasındaki sessizlik dikkatimi çekti
bir an ve başımı uzattım içeriye. Küçük kız elindeki boş fincana bakıyordu...
Erkek çocuğu bana döndü "Bayan, siz zengin misiniz?" diye sordu. Zengin mi?
"Yo hayır!" diye cevaplarken çocuğu,gözlerim bir an ayağımdaki eski terliklere
kaydı. Kız elindeki fincanı tabağına dikkatle yerleştirdi ve "Sizin fincanlarınız,
fincan tabaklarınız takım" dedi. Sesindeki açlık, karın açlığına benzemiyordu.
Sonra gazetelerini alıp çıktılar dışarıdaki soğuğa. Teşekkür bile etmemişlerdi
ama buna gerek yoktu. Teşekkür etmekten daha öte bir şey yapmışlardı.
Düz mavi fincanlarım ve fincan tabaklarım takımdı.Pişirdiğim patateslerin
tadına baktım. Sıcacıktı patatesler, başımızı sokacak bir evimiz vardı,
bir eşim vardı ve eşimin de bir işi... Bunlar da fincanlarım ve fincan
tabaklarım gibi bir uyum içindeydi. Sandalyeleri şöminenin
önünden kaldırıp, yerlerine yerleştirdim. Çocukların
sandaletlerinin çamur izleri,halının üzerindeydi
halâ. Silmedim ayak izlerini. Silmeyeceğim de.
Olur ya unutuveririm ne denli zengin olduğumu...
Haramey'in Hizmeti Kendisine Verildi!
Hoca Gibi Hoca!
"Nemçe'nin (Avusturya) tecavüzü haddi aştı...