28 Şubat'ta olan bir olayı anlatacağım.
İsmail Hakkı Karadayı, Çevik Bir, Tansu Çiller, Süleyman Demirel ve Erbakan Hoca bir toplantıya girdi.
Ebapuş-i Veli Hazretleri, Anadolu evliyasındandır.
İsmi Bali Mehmed Çelebi olup, Bali Sultan olarak da bilinir.
Germiyan şehzadelerinden Hızır Paşa'nın oğludur.
Dedesi Süleyman Şah, Hz.Mevlânâ Celaleddin-i Rûmi'nin oğlu Sultan Veled'in kızı Mutahhara Sultan ile evli olduğundan, soyu Hz.Mevlânâ Hazretlerine ulaşır.
Babası ona, saltanat elbisesi yerine tarikat abası giydiği için "Abapuş-i Veli" lakabını vermiştir.
Bir zaman ticaret için bir miktar pirinç satın alıp, Bursa'da Yeni Han'daki bir ambara koydum.
Bir müddet sonra gidip kontrol ettim.
Fakat ne göreyim, pirincin tamamı böceklenmiş.
Pirinci bu halde görür görmez çok üzüldüm.
Handan üzgün bir halde çıkarken Eskici Mehmed Dede'yi kapı önünde oturur gördüm.
Eskici Mehmed Dede bana yönelerek:
-Emir Molla bizden tarafa bak. Bize pilav gönder, dedi.
İbrahim Efendi (Mevlânâ Seyyid İbrahim)'in babası Muhammed Efendi, keramet sahibi, çok yüksek bir veli idi.
Rivayet edilir ki, ömrünün sonlarına doğru Seyyid Muhammed Efendi'nin gözleri zayıflayıp, görme duyusu kaybolmuştu.
Birgün, o zaman daha genç yaşta bulunan oğlu Seyyid İbrahim ile beraber otururlarken, birden oğluna hitaben;
-Ey gözümün nuru evladım, başını açma.
Çünkü hava soğuktur, üşürsün, dedi.
Zamanında bulunan haddini bilmez bir kimse, İbrahim Efendi (Mevlânâ Seyyid İbrahim) Hazretleri'ne dil uzatıp gıybetini yapar, hakkında uygun olmayan şeyler söylerdi.
Bu kimsenin yaptıkları, söyledikleri, defalarca Seyyid İbrahim'e haber verildiği halde, o bir cevap vermeyip hep sükut eder ve sabrederdi.
Risale-i Nur - Mesnevi-i Nuriye / s.176
İlkokulu bitirip kursa gelmişti.
Ailesi kendi isteğiyle geldiğini söylemişti.
Kayıt için adını sorduğumda: "Fatma", dedi.
Hiç de çekinmeyen bir tavırla...
Hacı Veyiszâde Mustafa Kurucu Efendi, bir gün pazardan patlıcan getirir eve.
Hanımı itiraz eder; "patlıcana ihtiyaç yoktu, niçin aldın" der.
Emîr Sultan Hazretleri Bursa'ya gelirken, Karaman diyârına uğradı.
Fakîh Abdullah Efendi isminde âlim bir zâtın evinde misâfir oldu.
Fakîh Abdullah Efendi, büyük velî Emir Sultan hazretlerine pek çok ikrâmlarda bulundu.
İkrâmlardan sonra sohbete geçildi.