22 Ekim 2026 Perşembe

Şeytanın Hz.Muaviye'yi, "Kalk, Namaz Vaktidir" Diye Uyandırması

Anlatılır ki: O Muaviye köşkte bir köşede uyumuştu.
Köşkün kapısı içeriden kapalıydı. Çünkü halkın ziyaretlerinden yorgundu.
Ansızın bir adam onu uyandırdı; gözünü açınca adam gizlendi.

İblisin, Hz.Muaviye'ye Hilesini Anlatmasının Geriye Kalanı

Sonra şeytan ona dedi: "Ey cömert Muaviye! Hilemi açıklamam gerekir.
O zaman namazın geçseydi, gönül derdiyle âh ve feryat ederdin.
O üzüntü, o feryat ve o niyaz iki yüz zikir ve namazı geçerdi.

Şeytanın, Hz.Muaviye'yi Eşekten Düşürmesi ve Yüzünü Örtmesi ve Hz.Muaviye'nin Ona Cevap Vermesi

-Şeytan- dedi: "Namaz vakti sona erdi; çabucak camiye koşmak gerekir.
Mustafa mana incisi deldiğinde, "Vakit geçmeden önce itaatlerde acele ediniz" dedi."

Şeytanın, Gönlündekini Hz.Muaviye'ye Doğru Olarak Söylemesi

Şeytan dişlerinin dibinden/gönülden ona dedi: "Ey filan! Bil ki, seni şunun için uyandırdım:
Namazda yüce bahtlı Peygamber'in arkasından cemaate yetişmen için.
Namaz vaktini kaçırsaydın, bu dünya ışıksız şekilde kararırdı;

O İhlaslı Kişinin, Cemaat Namazını Kaçırdığına Üzülmesinin Fazileti

Biri camiye giriyordu, halksa camiden çıkıyordu.
"Cemaate ne oldu ki, camiden erken çıkılıyor?" diye sordu.
Biri ona dedi: "Peygamber namazı cemaatle kıldı, sırrı tamamladı.

Zerreler Nasıl Sayılabilir?

Zerreler nasıl sayılabilir; özellikle de aşkın, aklını aldığı kişi nasıl sayabilir?
Bahçenin yapraklarını sayıyorum; kekliğin, karganın seslerini sayıyorum. 
Sayıya gelmez, ama ben imtihanda olanı doğru yola iletmek için sayıyorum.

Uyku Hali

Uyku bilgiyle olunca uyanıklıktır. cahille oturan uyanık kişiye yazık!

Sen Çabuk Allah Dostunu Ara!

Bir akıl, bir akılla birleşince kötü fiile ve kötü davranışa mâni olur. 
Nefis başka bir nefisle arkadaş olunca, cüz'î/parça akıl âtıl ve işsiz olur. 
Sen yalnızlıktan ümitsiz kalırsan, dostun himayesi altında bir güneş olursun. 

Cuha ve Babasının Cenazesinin Önünde Ağlayan Çocuğun Hikâyesi

Bir çocuk babasının tabutunun önünde inleyerek ağlıyor ve başını dövüyordu:
"Ey baba! Sonunda, seni toprağın altına koymak için nereye götürüyorlar?
Seni dar ve sıkıntı verici bir eve götürüyorlar; onda ne halı, ne de hasır var.
Ne geceleyin bir kandil, ne de gündüz ekmek; onda ne yemek kokusu, ne de izi var.

19 Ekim 2026 Pazartesi

"Öfkeli Çocuk" Kısa Hikayesi (İngilizce)

  1. Once, there was a young boy. 
  2. This boy had problems controlling his anger. 
  3. When he got angry, he would say the first thing that came to mind, even if it affected people. 

"Asansördeki Adamlar" Kısa Hikayesi (İngilizce)

  1. Three men came to New York for a holiday. 
  2. They came to a very large hotel and took a room there. 
  3. Their room was on the forty-fifth floor. 

"Kırmızı Başlıklı Kız" Kısa Hikayesi (İngilizce)

  1. Little Red Riding Hood lived in a wood with her mother. 
  2. One day Little Red Riding Hood went to visit her granny. 
  3. She had a nice cake in her basket. 
  4. On her way, Little Red Riding Hood met a wolf. 

Ey akılsız! Kadın gibi işve satın alıyorsun.

Ey akılsız! Kadın gibi işve satın alıyorsun. Yalan ve işveden nasıl yardım bulursun 
Dalkavukluğu, tatlı ve aldatıcı sözü alıyorsun, kadın gibi cebine koyuyorsun. 
Padişahların çırkin sözü ve tokadı, yolunu kaybetmişlerin övgüsünden daha iyidir. 
Padişahların tokadını ye, alçakların balını yeme. Böylece erlerin ikbaliyle er olursun. 

Dört Hintli bir camiye girdiler....

Kendi arkadaşıyla bir iş üzerinde kavga eden, ama kendisinin de bu işe müptela olduğundan haberi bulunmayan Hintlinin hikâyesi

Dört Hintli bir camiye girdiler; namaz için rükû ve secde ettiler.
Her biri bir niyetle tekbir alarak acizlik ve dert hâliyle namaza başladı.
Müezzin geldi. Birinin ağzından, "Ey müezzin! Ezan okudun mu? Vakit var mı?" diye bir söz çıktı.
Diğer bir Hintli niyazla, "Hey! Konuştun ve namazın bozuldu" dedi.

Vaktinden Evvel İhtiyarlatan Kadının Şerri

اَللَّهُمَّ اِنّى اَعُوذُ بِكَ مِنِ امْرَأَةٍ تُشَيِّبُنِي قَبْلَ الْمَشِيبِ 

وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ وَلَدٍ يَكُونُ عَلَيَّ وَبَالاً 

وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ مَالٍ يَكُونُ عَلَىَّ عَذَابًا 

وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ صَاحِبِ خَدِيعَةٍ إِنْ رَأَى حَسَنَةً دَفَنَهَا وَإِنْ رَأَى سَيِّئَةً أَفْشَاهَا