Mevsim yaz idi ama, o mevsimde, Konya'da olan şeyler değildi önlerine gelen nimet.
25 Aralık 2025 Perşembe
Onu da Hocanıza sorun oğlum!
Mevsim yaz idi ama, o mevsimde, Konya'da olan şeyler değildi önlerine gelen nimet.
11 Aralık 2025 Perşembe
29 Ekim 2025 Çarşamba
Ahmed Ağa'dan Hızır Aleyhisselam'a Mersiye
Lâdikli Ahmed Ağa; "Benim bir hocam var, hocama danışayım, ona dua ettireyim" derdi.
Hiçbir zaman "Hızır" demezdi.
Hızır Aleyhisselam ile kırk elli sene arkadaşlık yapmıştır.
Onunla beraber manevi vazifeler ifa etmiş ve ondan dersler almıştır.
Hocası Hızır Aleyhisselam''ın bir ara gelmesi çok gecikir,
O da hasretten yanar tutuşur, hasretle geleceği günü bekler.
Çıkıp yollara, yolunu gözetler.
Bakın hocasına neler söyler:
19 Ekim 2025 Pazar
Mahşer'de gözünüz o mendilde olsun!
Tahir Büyükkörükçü Hoca'nın oğlu Abdurrahman Büyükkörükçü'nün yazısı:
Velayet-i ammede bütün müminler müşterek ve musâvî iseler de, velayet-i hâssa mertebesi özel bir mertebe, hususi bir hal, ayrı bir makamdır.
Bu halin sahibi kulların özel halleri, kendileri ile Allah arasındadır.
İşte Lâdikli Hacı Ahmed Efendi üstadımız, bu özel mertebeye erişmiş, seçkin insanlardan biridir.
14 Ekim 2025 Salı
Hz.Hızır'la ile Lâdikli Ahmed Ağa'nın İlk Tanışması
Hacı Veyiszâde'nin yeğeni Ali Ulvi Kurucu anlatıyor:
Ben Lâdikli'nin Hızır'la konuştuğunu, öyle bir tecelliye mazhar olduğunu işitmiştim.
Kendisi, o işin nasıl başladığını şöyle anlatırdı:
İtikatta Ehl-i Sünnettir bizim itikadımız / Şiir
Sabah mahşer gününde eserse rüzgar
Dağları taşları yıkar cihanda zelzele var
"Kün fe yekün" emri gelince eylemez karar
Kurmuşlar hak divanını okurlar hakkı karar
9 Ekim 2025 Perşembe
Nur cemalin açılınca, cihanı hayran eder / Şiir
Gece gündüz akşam olur, durmayıp devran eder
Nur cemalin açılınca, cihanı hayran eder
Hak hitabı erişince, kulları seyran eder
Şevk-i Rasul kalbi yaktı, kalbimi püryan eder
4 Ekim 2025 Cumartesi
Kimin duası kabul olmuş?
Lâdikli Ahmed Ağa'nın torunu Ahmet Elma anlatıyor:
Dedem bir gün şu güzel kıssayı anlatmıştı:
Hasan Basri Hazretleri'nin yanına ihtiyar bir kadın gelip:
-Ey Hasan Basri!
Ben vefat eden bir çocuğumu rüyamda, kabrinde ateşler içinde yanıyor ve azap çekiyor olarak gördüm.
Siz alim insansınız, ne olur bir dua edin de Cenab-ı Allah yavrumdan azabı kaldırsın, der.
24 Eylül 2025 Çarşamba
Hak Hitabı / Şiir
Hakk hitabı erişince gizliler olur âyân
Bunca ruhları halk ettin sana muhtaçtır cihan
Ol Rasül'ün merkadına yolladık biz armağan
Rabbimiz bizim iledir, her vakitte her zaman
Şefaat senden isterim Yâ Muhammed, Yâ İmam
19 Eylül 2025 Cuma
O benden erken davrandı!
Ladikli Ahmed Ağa'nın torunu Ahmet Elma anlatıyor:
Türkiye'de çok sayıda müridi olan tarikat şeyhlerinden birisi dedemi ziyarete gelir.
Dedem önceden bu zât-ı muhterem için hazırlıklar yapar.
Misafirini karşılamak için dışarıya, avluya çıkar.
İlk karşılaştıkları zaman, gelen şeyh efendi bir anda dedemin ayaklarına kapanır ve ayaklarını öper.
14 Eylül 2025 Pazar
Astronotlar, Aya gerçekten çıktılar mı?
Kadınhanı Belediyesi'nde çalışan bir memur, aya uzay aracı ile çıkacakları esnada, "Gerçekten çıkacaklar mı, yoksa yalan mı söylüyorlar?
Bunu Ahmet Ağa'dan öğrenelim" diyerek Ladik'e dedemin yanına gelir.
Sohbet esnasında memur, dedeme hitaben:
Bu sıralar haberlerde, birkaç astronotun uzay aracı ile aya çıkacağı, ayın yüzeyine ayak basıp orada yürüyecekleri ve daha sonra dünyaya geri dönecekleri ile ilgili şeyler günlerdir tekrar tekrar söyleniyor.
Gerçekten aya çıkacaklar mı, yoksa bunların tamamı yalan dolan mı, bir de sizden öğrenmek istiyoruz, demişler.
9 Eylül 2025 Salı
4 Eylül 2025 Perşembe
Sakın ona eziyet etme, elini öp, duasını al!
Lâdikli Ahmed Ağa'nın torunu Ahmet Elma anlatıyor:
Bir ara dedemi yalan yanlış isnatlarla, ilgili yerlere şikayet ederler.
İfadesinin alınacağını bildirmek için yanına gelen görevlilere:
-Tamam siz gidin, ben biraz sonra gelirim, der.
29 Ağustos 2025 Cuma
Sana bir abdest almasını öğretemedik!
Lâdikli Ahmed Ağa, bir gün evinde abdest alırken Hızır Aleyhhiselâm çıkagelir, o da heyecanlanır ve abdest alırken şaşırır.
Hocası onun bu haline takılmak için:
-Mevlânâ, (Hz.Hızır Ladikli Ahmet Ağa'ya aslen Konyalı olduğundan böyle hitap edermiş) sana bir abdest almasını öğretemedik, der.
24 Ağustos 2025 Pazar
Kimseler razı olmaz doğru söylenen söze / Şiir
Ömrün mevti gelince bir ateş düştü öze
Ol âteşin hem ceryânı yaşlar akıtır göze
Kimler mâni olabilir ol gelen mevtimize
Kalbe bir melek oturmuş, kumanda eder bize
Gece gündüz tevhid okutuyor ol dilimize
Kimseler razı olmaz doğru söylenen söze
19 Ağustos 2025 Salı
Kara yerlere girince çırasız nasıl yatam / Şiir
Dergâhına ben varacam, beni yaratan Hüda'm
Semavatlardan duyulur vakt-i seherde sedam
Yetmiş beş yaşıma girdim, gahlesiz nasal yatam
Ol bana ibret değil mi, nerdedir anam atam
Fazlaca mal vermedin ki, kula tasadduk yapam
Kara yerlere girince çırasız nasıl yatam
14 Ağustos 2025 Perşembe
Hocam bu dilencilikten ne zaman kurtulacaksınız?
Hacı Veyiszâde'nin yeğeni Ali Ulvi Kurucu anlatıyor:
Ahmed Ağa'nın bir hâlini ben gözümle gördüm:
1969 yılı idi.
Medine-i Münevvere'ye gelmişti.
Fakiri çağırmış.
Kaldıkları eve gittim.
9 Ağustos 2025 Cumartesi
Ben Rabb'imi bilmez miyim yâ melek?
Lâdikli Âşık Ahmed Ağa'nın torunu Ahmed Elma anlatıyor:
Lâdikli Ahmed Ağa'nın Nesimî isminde veli olan bir arkadaşı varmış.
Bu arkadaşının veliliği, insanlar tarafından pek bilinmiyormuş.
Nesimi akşama kadar sokaklarda dolaşır, insanların bıçaklarını keskinleştirir, onlara bir şeyler satar, yani çerçilik yaparmış.
Kazandığı paralan fakire dağıtır, kendisi de çile ve zorluklar içerisinde yaşarmış.
4 Ağustos 2025 Pazartesi
Ben senin için beyit söylemek istiyorum!
Lâdikli Âşık Ahmed Ağa'nın torunu Ahmed Elma anlatıyor:
Dedemin Haşim Veli ismindeki bir arkadaşı bir yaz mevsimi Çalıbağ'a onun yanına ziyarete gelir.
Orada birkaç gün kalarak sohbet ederler, hasret giderirler.
Nihayet gideceği sırada Haşim Velî:
-Hüdâî, ben senin için beyit söylemek istiyorum.
Sen de benim için söyleyeceksin, der.
29 Temmuz 2025 Salı
Huysuz Eşek!
Lâdikli Ahmed Ağa'nın torunu Ahmet Elma anlatıyor:
Fırıncı Mehmet Ağa, dedemi ziyaret etmek için Dörtyol'dan trene biner, Sarayönü'nde iner.
Oradan Ladik'e gelmek için -o zaman çok yoktu zaten- bir vasıta bulamaz.
Bu sırada merkebi olan bir delikanlı Lâdikliye rast gelir.
Tanıştıktan sonra beraber gelmek için Ladik'e yönelirler.
Sırayla eşeğe binerek nihayet Ladik kabristanına kadar gelirler.
Mehmet Ağa, delikanlıya:
-Ben şimdi kabirdekilere dua edeceğim, Sen de amin diyesin" der ve ellerini kaldırır.
