Bir gün tem otoyolunun Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yönünde arabamla seyir halinde iken bir toprak parçası üzerinde açmış çok sayıda pembe çiçekler gördüm.
Osman Karadeniz bana; "Hocam bulduğunuz her şeyi çekin, çekmekten korkmayın.
Fotoğrafı öğrendikten sonra zaten her şeyi çekmeyeceksiniz!" dediği için arabamı uygun bir yere çektim ve arabadan indim.
Çiçeklerin yanına gittim ve eğilerek elde çekimler yapmaya çalıştım.
Bir süre sonra yanımda bir araba durdu.
İçinden kayınbiraderim Abdullah Çelik çıktı.
O da çalıştığı bir firmanın arabasını kullanıyordu.
Yanıma kadar geldi.
Selam verdi ve beni izlemeye başladı.
Ara ara gülümsüyordu.
Sebebini sordum, bir şey söylemedi.
Ayrılıp gitti.
Akşam evde eşim Nermin Hanım'a anlattım.
Dedi ki:
-Abdullah yolda seni ilk gördüğünde benimle telefonda konuşuyordu.
Biraz uzakta olduğu için seni tanıyamamış.
O arada bana; "abla bir manyak yolun kenarındaki çiçeklerin içine yatmış fotoğraf çekiyor" dedi.
Senin olduğunu anlayınca fena hâlde bozulmuş.
Bunu sana söyleyemediği için gülümsüyormuş.
- Omuzlarımda Dünya, Nurullah GENÇ, Timaş Yayınları, 2022, 5.Baskı, S.306, 307.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder