6 Kasım 2018 Salı

Yemen Kralı Tubba'dan Peygamber Efendimize Mektup

*Bu mektup, Yemen Kralı Tubba tarafından Peygamber Efendimize 700 sene evvelinden yazılmış, altın mühürle mühürlenmiş ve Hz. Peygamber Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem Efendimiz'e gönderilmiştir.*

Yahudilerin beklediği son peygamber gerek Yahudi gerekse de Hıristiyan din alimleri, Tevrat ve İncil'deki bazı ayetlerden hareketle Arap bölgesinde "Ahmed" adıyla bir peygamberin geleceğini hep konuşagelmişlerdir.

Bu bilgi nesilden nesile aktarılmıştır.
Hatta Yahudilerin önemli bir kısmının gelecek son elçiyi beklemek için Medine'ye yerleştikleri bilinir.
400 Yahudi âlimi bu münasebetle Medine'ye geldi ve Medine'yi vatan edindi.
Bunların torunlarından bir kısmı daha sonra Müslüman olarak "Ensar" adını aldı.

Medine'yi işgale gelen Yemen kralı Tubba, Medine'ye geldiğinde oradaki Yahudi âlimleri kendisiyle konuşup Medine'yi işgal etmemesi için onu uyardılar.

"Medine korunmuş bir şehirdir.
Orayı işgal edemezsin" dediler.
Gerekçe olarak da "Son Peygamber'in Medine'ye yerleşeceği" bilgisini gösterdiler."

Bu bilgi Tubba'nın dikkatini çekti.
Yahudi âlimlerle uzun uzun konuşup Peygamberimizin geleceği hakkında bilgi aldı.
O denli etkilendi ki Medine'de Peygamberimizin yerleşmesi için bir ev bile yaptırdı.
Kendisine bilgi veren bu din adamlarına da birer ev verdi.

Sonra da uzun bir mektup yazdı.
Mektubu altın mühürle mühürleyip bu bilginlerden en güvendiğine teslim etti.

Ve şöyle vasiyet etti:
Ben  peygamberin hangi asırda geleceğini bilmiyorum.
Her biriniz kendi çocuğuna bu mektubu ulaştırsın.
Nesilden nesile aktarılacak bu mektup mutlaka o peygambere ulaşacaktır.

Tubba mektubu teslim ettikten sonra Yemen'e geri döndü.
Ama kalbi ve aklı Medine'de kaldı.

... bu âlimlerin birisinin torunu olan -veya Medine'nin en asil ailelerinden birine mensup olan- Eyyüp Sultan (esas ismi Halid bin Zeyd Ebâ Eyyüp el-Ensari) bu mektuba sahip oldu.

Mektup nesilden nesile, elden ele dolaşırken bir vesile ile Eyyüp Sultan'a ulaştı.
Eyyüp Sultan bu mektubu sakladı.
Hz. Peygamber'in Mekke'den çıkıp Medine'ye geleceğini duyunca da heyecanlandı ve mektupta adı geçenin Hz. Peygamber olduğunu anladı.

Güvendiği adamlardan birisi olan Ebu Leyla'ya bu mektubu verip şöyle dedi:

"Yola çık.
Hz.Peygamber Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem Efendimiz'i yolda yakala.
Bu mühürlü mektubu O'na teslim et.
Böylece görevimizi yerine getirelim."
Eyyüp Sultan Radıyallâhü Anh bu mektubu gönderdiğinde, Hz. Peygamber'in kendisine misafir olacağını elbette bilmiyordu.

Ebu Leyla isimli Medineli, mektubu Peygamberimize ulaştırmak için yola çıktı.
Hicret yolculuğundaki Peygamberimizi, Medine'ye gelmeden buldu.
Yolda Hz. Ebu Bekir'le karşılaştı.
Ve Hz. Ebu Bekir'le konuşmaya başladı.
Henüz adını, nereden geldiğini ne için geldiğini söylememişti.

İkisinin konuştuğunu gören Hz. Peygamber Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem Efendimiz , Ebu Leyla'ya adıyla hitap etti:

-"Sen Ebu Leyla mısın?" buyurdu.
Ebu Leyla şaşkınlık içinde "evet" dedi.

Hz. Peygamber Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem Efendimiz devam etti:
-"Tubba'nın bana yazdığı mektubunu verir misin?"

Ebu Leyla'nın hayreti daha da arttı.

Peygamberimize; "Beni nasıl bildiniz, adımı nereden bildiniz.
Bu gizli mektubu nasıl bildiniz" deyince Hz. Peygamber Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem Efendimiz cevap buyurdu:

-"Ben Allah'ın Peygamberiyim.
Ben İncilde Ahmed, Tevratda Ahyed, Kur'an da Muhammedim."

Ebu Leyla mektubu Peygamberimize teslim etti.
Efendimiz mektubu okuması için Hz. Ebu Bekir'e uzattı.
Hz. Ebu Bekir mektubun mührünü söktü ve içindekini okudu.

Tubba'nın milattan 200 sene önce yazdığı yedi asırlık mektup şöyleydi:

"Şehadet ederim ki Hz. Ahmed Allah'ın Peygamberidir.
Şayet ömrüm olur da O'na ulaşırsam O'nun yardımcısı veya amcasının oğlu gibi olurum.
O'nun yanında yer alırım.
O'nun düşmanlarıyla savaşır, yükünü hafifletirdim."

Mektup 7 asır önce yaşayan bir kralın imanını konu alıyordu.
Gözünün önündekini göremeyen Ebu Leheb ve benzerlerinin hali ile, yedi asır öncesinden Hz. Peygamber'i gören bu kişi arasındaki fark ne kadar büyüktür.
Tubba 7 asır önceden imanını ilan ediyordu.

Bu mektubu dinleyen Hz. Peygamber Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem Efendimiz şöyle buyurdu.
"Sakın Tubba'ya küfretmeyin.
Sövmeyin.
O bir mümindir.
Selam Tubba.
Aramıza hoş geldin."

(Semhudi, Vefaul Vefa, I, 188- 189; İbn Kuteybe, el-Mearif; İbn Asakir, III, 334-335).

*Kaderin çok garip bir cilvesidir ki, Hz. Peygamber'in Medine'de 7 ay boyunca misafir olarak kaldığı Eyyüp Sultan'ın evi, tam 7 asır önce Tubba'nın Peygamberimiz için inşa ettiği o evdi.
Hz. Peygamber'den 7 asır önce inşa edilen o eve gelecek ve haberi olmadan o evde misafir kalacaktır.
Yüce Rabbımızın o kadar garip ve hikmetli işleri var ki, hangi beşeri hesap bunları yapabilir ....   


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder