BEYOĞLU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BEYOĞLU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Şubat 2025 Cuma

İstanbul Karaköy'deki Ziraat Bankası'nın 2.Kat Balkonundaki Hıram Usta'nın Heykeli

İstanbul Karaköy'deki Ziraat Bankası'nın 2. kat balkonunda bulunan Masonluğun kurucusu Hıram Usta'nın heykeli
1957 yılında, rahmetli Adnan Menderes, İstanbul'da bir îmâr hareketine girişmiş, meydanları genişletmiş, yeni caddeler açmıştı. 
Genişletilmek istenen meydanlardan biri de Karaköy'dü.
Burada bugünkü Tatlıcılar müessesesinin bulunduğu yerde iki katlı, minyon, çinko kaplı kadim bir câmî vardı. 
O, yıkılıp yok edildi. 

31 Aralık 2021 Cuma

Meyyitzâde (Müeyyedzâde, Lohusa Hatun) Türbesi, Beyoğlu, İstanbul

Meyyitzâde (Müeyyedzâde, Lohusa Hatun) Türbesi, Beyoğlu, İstanbul
Sultan I. Ahmed Han zamanında yaşamış olan Meyyitzâde, fazîlet ve irfânıyla meşhur büyük bir Osmanlı âlimidir. 
Kendisine Meyyit-zâde, yâni “ölünün oğlu” isminin verilmesi, rivâyete nazaran başından geçen şu ilâhî tecellî sebebiyle olmuştur:

17 Mayıs 2014 Cumartesi

Cezayirli Gazi Hasan Paşa Çeşmesi, Beyoğlu, İstanbul

 Cezayirli Gazi Hasan Paşa Çeşmesi, Beyoğlu, İstanbul
Cezayirli Paşa’nın birden çok çeşmesi var. 
Bu hangisi derseniz Cezayirli Mektebi Sokağı’ndakidir. 
Kesme taştan yapılmış barok üsluplu oldukça zarif bir çeşmedir. 
Zarafeti akantüs yaprağı ve fener motiflerinden geliyor. Evler arasında yol seviyesinin altında kalan çeşmenin etrafı tel örgülerle çevrili.

Uzun Piyale Paşa Çeşmesi, Kasımpaşa, İstanbul

Uzun Piyale Paşa Çeşmesi, Kasımpaşa, İstanbul
Kasımpaşa’da Nalıncı Yokuşu ile Nalıncı Mektebi Yokuşu’nun kesiştiği köşede yer alıyor. 
Kaptan-ı Derya Uzun Piyale Paşa tarafından yaptırılmış. 
Ön yüzde sivri kemerli birer nişlerden oluşan yan yana iki çeşme şeklinde... 
Soldakinin sivri kemeri tahrip olduğundan, sonradan sıvayla örülmüş. 
Ayna taşı parçalanmış, kaplamaları dökülmüş, altındaki tuğlalar gözüküyor. 

25 Kasım 2011 Cuma

Karayim (Kal Ha Kadoş Be Muşta Bene Mikra) Sinagogu, Beyoğlu, İstanbul

Hasköy’de Mahlul Sokak No.4'dedir. Karay Musevilerine ait olan bu Sinagog’un tarihi Bizans devrine kadar inmektedir. Hz. Davud’un "... yer altının engin derinliklerinden sana sesleniyorum ey Tanrım" (Mezmur/130) sözünden esinlenerek yer seviyesinin altında inşa edilmiştir.

Parmakkapı Sinagogu, Beyoğlu, İstanbul

Hasköy, Kiremitçi Ahmet Sokağındaki bu yapı 1804 yangınında yanmış ve Hahambaşılığın müracaatı üzerine 6 Ekim 1804 tarihli fermanla tamirine izin verilmiş ve eski ölçülerine uygun olarak yeniden inşa edilmiştir. Yalnız değişiklik çatıda olmuş ahşap olan üst örtü yerini karğir tonoza bırakmıştır. Cemaat yokluğu yüzünden kapatılmıştır.

Çıksalın Sinagogu, Beyoğlu, İstanbul

XIX.yüzyılın ikinci yarısında inşa edilmiş olan bu bina Hasköy’de Yahudi Mezarlığına en yakın ibadethane idi. Eğimli bir arazi üzerinde inşa edilmiş olan yapı iki katlı olup alt kat okul olarak kullanılmıştı. İbadet mek’anı olan üst kat ise semerdan çatı altında tonoz örtülü idi. 1950'li yıllarda terk edilmiştir.

30 Temmuz 2011 Cumartesi

Surp Yerrontutyan Kilisesi, Taksim, İstanbul

İstiklal Caddesi'nde Perukar çıkmazında küç ük bir kilisedir. İstanbul'daki Levantenler için dört katolik rahip 1722'de buradaki arsayı satın almışlar, gerekli izinleri Osmanlı devletinden aldıktan sonra buraya küçük ahşap bir kilise ile konuk evi inşa etmişlerdir. 20 Eylül 1762'de burada çıkan bir yangınla kilise ve evler yanmış, Sultan II. Mustafa'dan alınan ferman ile taştan yeni birkilise ile 7 adet ev yapılmıştır. 6 Ağustos 1831'deki Beyoğlu yangınında burası yine zarar görmüş olup 1834-35 yıllarında bugünkü küçük kilise yeniden yapılmış 27 Ocak 1836'da Ermeni Katolik rahiplerinin de katıldığı bir kutsama töreni ile ibadete açılmıştır. Ermeni Katolik cemaati reisi Monsenyör Andon Hasun kilisenin kendi mülkiyetlerine geçmesi için Avusturya ve Papalığa müracaatta bulunmuş, Avusturya İmparatorluk armalarının korunması şartıyla 25 Mayıs 1857'de Ermeni Katolik patrikliğinin mülkiyetine geçmiştir.

Tek nefli bir bazilika planında olan bu küçük kilise çift meyilli çatı ile örtülü olup, dış cephe sıvalıdır. Narteksin üzerinde küçük bir galeri vardır. Koro bölümünün üstünde Habsburg hanedanının armaları bulunmaktadır. Ana sunak kutsal üçlüye ithaf edilmiş olup yan sunaklar Azize Anna ve Meryem'e ithaf edilmiştir.


İSTANBUL'DAKİ DİĞER KİLİSELER İÇİN TIKLAYIN








Hovhan Vosgeperan Kilisesi, Taksim, İstanbul

 Hovhan Vosgeperan Kilisesi, Taksim, İstanbul
Taksim'de Fransız Kültür Sarayı'nın arkasında Zambak Sokaktadır. Bugünkü Kilisenin olduğu yerde Katolik Ermeni cemaati 1832'de fakir çocuklar için bir okul, düşkünler evi ve küçük bir hastahane ile burada yaşayanların dini ihtiyaçları için ahşap küçük bir kilise inşa ettirmişti. Zamanla iytiyacın artması üzerine yanındaki birkaç ev daha satın alınarak tesis genişletilmiştir.
 Hovhan Vosgeperan Kilisesinin İçi,Taksim, İstanbul
Beyoğlu yangınında tesislerin kullanılamayacak duruma gelmesi üzerine Katolik Ermeni Cemaati daha büyük bir kilise yapımı için devletten gerekli izinleri aldıktan sonra Garabet Tülbentçiyan'ın hazırladığı projeyi Agop Köçeoğlu, Hagop ve Bogos Göçeyan'ların maddi katkılarıyla uygulamaya geçmiş, 7 Nisan 1860'da başlayan kilise yapımı 2 Şubat 1863'de bitirilerek ibadete açılmıştır.
 Hovhan Vosgeperan Kilisesinin Avlusunun Girişi, Taksim, İstanbul
Eklektik tarzda inşa edilmiş olan bu kilisenin oldukça hantal bir dış görünümü vardır. Sekizgen merkezi planlı orta mekanın üzerini dört fil payenin taşıdığı yine sekizgen yüksek kasnaklı bir kubbe örtmektedir. Beyaz mermerden yapılmış ana sunakta kilisesin atandığı Aziz Hovhan Vosgepenan'ın ( St. Jean Chrysostomos) Bizans dini elbiseleri içinde bir portresi yer almaktadır.
Diğer dört küçük sunak ise Surp Krikor Lusoveriç, St.Antoine, Papa St.Sylvestre ve İsa'nın Çarmıha gerilmesine atanmıştır. Buradaki resimler tamamen İtalyan resim ekolünü yansıtmaktadır. Güneydeki sunağın yanında altın yaldızla bezenmiş ahşap bir ambon bulunmaktadır. Narteksin yan kanatlarının üzerindeki galeri koroya ayrılmıştır.

 Kilisenin Kubbesi



İSTANBUL'DAKİ DİĞER KİLİSELER İÇİN TIKLAYIN

30 Mayıs 2010 Pazar

Pera Palas

Pera Palas

Pera Palas, İstanbul, Beyoğlu, Tepebaşı’nda, Meşrutiyet Caddesi üzerinde otel.
İstanbul’un 19. yy’da Batı’nın ekonomik egemenliğine en fazla açıldığı dönemde, konforlu bir otele ve restoran salonlarına doğan ihtiyaca cevap olarak ortaya çıktı. 1883′te Uluslararası Yataklı Vagonlar Şirketi (La Compagnie Internationale des Vagons-Lits), konforlu vagonlarla yapılan Şark Ekspresi seferlerini ilk kez Romanya’ya kadar uzatmış, yolcularını da vapur aktarmalı olarak İstanbul’a ulaştırmıştı. Ancak o dönemde İstanbul’da zengin müşterilerin taleplerini karşılayabilecek kapasitede bir otel yoktu.
Başlamış olan bu trafik Batı metropolleri standardında bir palace oteline ihitiyacı artırmıştı. Mimari çizimlerini Alexandre Vallaury’nin yaptığı otelin 1893′te başlayan inşaat çalışmaları 1895 başlarında bitirildi. (Otelin kuruluş tarihi olarak 1892 yılı kabul edilir.) Uluslararası Yataklı Vagonlar Şirketi de kendi işletme şirketini kurarak otelin yarı mülkiyetine sahip oldu. Açılışından I. Dünya Savaşı’na kadar geçen yaklaşık 20 yıl, otelin en parlak dönemi olmuştur. Devrinin bütün konforuna, ayrıca bir şark sarayınun gizemli atmosferine sahip olan tesis, Osmanlı ricali ve İstanbul’da yaşayan yabancıların ilgisini çekmiştir.

Tokatlıyan Oteli

Tokatlıyan Oteli

M. Tokatlıyan Oteli, İstanbul, Beyoğlu’nda İstiklal Caddesi üzerinde tarihi otel. Tarabya’da da bir şubesi bulunuyordu.
19. yy’da inşa edildi. O yıllarda İstanbul’un Pera Palas’tan sonra en büyük oteliydi. Sahipleri Tokatlıyan adındaki bir Ermeni ailesiydi. Uzun süre İstanbul sosyetesinin rağbet ettiği mekânlardan biri oldu. 1950′lerde yerine iş hanı yapılmak üzere yıkıldı.
Otelin Tarabya’daki şubesi, Boğaz’ın en görkemli yapılarından biriydi. 1954′te yanarak yıkıldı ve yerine Büyük Tarabya Oteli yapıldı

25 Mayıs 2010 Salı

Taksim – Beyoğlu

Taksim - Beyoğlu



Beyoğlu yapıldığı devrin özelliklerini koruyan, 100 yıl evvelki Avrupa tesirli mimari mirasıyla görülmeye değer bir semttir. Avrupa’nın ikinci eski metrosu Tünel halen en kısa metro unvanını korumaktadır. Metro ile kulesi bir sembol haline gelen Galata bölgesine geçmek mümkündür.
Tünelin üst ucu Istiklal Caddesinin başlangıcıdır. Eski tramvayların tekrar servise konulduğu, yalnız yayalara açık cadde, Cumhuriyet devrinde konsolosluklara tahsis edilen eski elçilik binaları ile çevrilidir.
Tünelin üst kısmında, İstiklal Caddesinin başlangıcındaki Divan Edebiyati Müzesi (Mevlevi Tekkesi – 18. yy. eseri) güzel bir yapıdır. Caddenin iki yanında birbirinden meşhur mekanlar vardır. Bir yanda Galatasaray Lisesi, karşı sırada rengarenk, otantik restoranları ve Balık Pazarını içine alan Çiçek Pasajı… Sonra cadde boyunca sinemalar, tiyatro, kafe, lokanta ve eğlence yerleri… Taksim meydanına ulaşan cadde eski parlak, hareketli, daima kalabalık gün ve gecelerine yeniden kavuşmuştur.

24 Mayıs 2010 Pazartesi

Laleli Çeşme, Beyoğlu, İstanbul

Yaptıran : Belli değil. Çeşmenin mimari ise Raimondo D’Aronco’dur.
Yapım Yılı : H 1322 / M 1904
Yeri : Galata, Şair Ziya Paşa Sokağı’ndadır.
Tipi : İki yüzlü köşe çeşmesi.