Bize, bir dinleyecek kimse gösteriniz de, onlara bizim ilmimizden söyleyelim.
Bizi dinlemeyen bir kimseye bir söz söylediğimizde, biz o ilmi zâyi etmiş oluruz, malâyani yapmış oluruz.
*Tasavvuf Sohbetleri, Şeyh Muhammed Nazım Kıbrısî, Sh. 204.
*Tasavvuf Sohbetleri, Şeyh Muhammed Nazım Kıbrısî, Sh. 204.
Konya'da, Hayra Hizmet Vakfi'nda, Hasan Hüseyin Varol Hoca anlatıyor:
-Bir kış günüydü, arkadaşlarla ziyaretine gitmiştik.
Yatsı namazını kıldık.
Belli bir saati vardı Ahmed Ağa'nın, o vakit gelince müsaade alıp gidiyordu.
O gün de öyle yaptı:
Hazreti Mevlânâ'nın göz ve gönül bebeği Sultan Veled, bir hatırasını şöyle anlatıyor:
-Bir gün bir topluluk gelmişti, babam da çok coşkun ve hararetliydi.
Sohbetin akışı içinde, bana:
-Bahaddin, eğer daima cennette olmak istersen, herkesle dost ol!
Hiç kimsenin kinini yüreğinde tutma!
Adı Mehmet Hilmi, ama çocukluğundan beri hemen hemen kimse onu bu adla çağırmamış.
Devrinin meşhur alimlerinden Keskinli Ali Rıza ona Hocalık ederken eğer yanlarında bir başkası daha varsa öğrencisini Molla Mehmet, kimse yoksa Şeyh Muhammed diye çağırırmış.
Nevşehir- Niğde karayolu üzerinde ve Nevşehir’e 30 km. uzaklıkta bulunan Derinkuyu ilçesindedir.
Kaymaklı yeraltı şehrinde olduğu gibi burada da büyük bir topluluğu içinde barındıracak ve ihtiyaçlarını karşılayacak mekânlar vardır.
Kapadokya bölgesinin jeolojik oluşumu sayesinde inşa edilmiştir.
Hacı Veyiszâde hocamızın en bariz vasıflarından birisi son derece güzel ahlâk ve tevazu' sahibi bir insan olması idi.
Kelimenin tam manasıyla Muhammedî bir ahlâka sahipti.
O herkese, her yönüyle örnek olabilecek ahlâk timsali, kâmil bir insandı.